Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2012/10169 E. 2013/9309 K.

Konu: Zincirleme Biçimde Tefecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2012/10169
Karar No
2013/9309
Karar Tarihi
Konu
Zincirleme Biçimde Tefecilik

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Zincirleme biçimde tefecilik HÜKÜM : Beraet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Yargılama sırasında davaya katılmasına karar verilen Maliye Hazinesinin gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir. 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 241. maddesinde tefecilik suçunun; “Kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişi,...” biçiminde tanımlandığı, bu düzenlemeye göre suçun oluşması için sanığın yalnızca bir kişiye ödünç para vermesi yeterli olup, bu işi meslek haline dönüştürüp dönüştürmemesinin öneminin bulunmadığı, bu nedenle suçun temadi ettiğinden ve birden fazla kişiye ödünç para verilmesinin tek suç oluşturduğundan bahsedilemeyeceği, Ayrıca, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği anda suçun işlendiği kabul edilmekle birlikte 5237 sayılı Yasanın 241. maddesinde düzenlenen tefecilik suçunun maddede yazılı tipik hareketin bir kez işlenmesiyle oluşan sırf hareket suçu niteliğinde bulunduğu, bu suçun ivaz karşılığında ödünç paranın borç alana verilmesiyle tamamlandığı, suçun tamamlanması için ivazın temin edilmiş olmasının şart olmadığı, hatta ödünç olarak alınan paranın vadesinde geri ödemesinin yapılmamış olmasının da suçun oluşması üzerinde bir etkisinin bulunmadığı, aralarında yakın akrabalık bağı veya iş ilişkisi bulunmayan kişiler arasında günün ekonomik koşulları nazara alındığında önemli miktardaki paraların karşılıksız verilmesinin de hayatın olağan akışına ve genel hayat tecrübelerine uygun düşmediği, Tüm bu açıklamalar ışığında dava konusu somut olayda; iddianame ve vergi inceleme raporlarında isimleri geçen ... ve ... adlı şahısların tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulup, sanıktan ivaz karşılığı borç para alıp almadıkları, almışlar ise hangi tarihlerde aldıkları, sanıkla aralarında yakın akrabalık veya ticari münasebet bağı bulunup bulunmadığı hususlarında ve dava konusu olay hakkında açık ve net beyanları tespit edilip, sanığın 28/07/2010 havale tarihli dilekçesi ekinde bulunan ... Vergi Mahkemesinin 17/07/2009 günlü, 2009/290-957 Esas ve Karar sayılı ilamının akıbeti araştırılıp, 26/03/2007 tarihinde Vergi Denetmenlerine verdiği ifadede bahsi geçen 4 adet çekle ilgili olarak açılmış dava ya da icra takip dosyası olup olmadığı belirlenip, varsa denetime elverişli olacak biçimde özetleri ve akıbetleri duruşma tutanağına geçirildikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde beraet kararı verilmesi, Kabule göre de; Sanığın eylemleri sabit görülmeyerek beraetine karar verilmesine rağmen hükümde CMK'nın 223/2-e maddesine yer verilmeyerek aynı Kanunun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi, Kanuna aykırı ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2012/10169, K. 2013/9309, T. 25.09.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2012-10169-e-2013-9309-k-18b1896f369d