Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2011/9270 E. 2012/3132 K. – Mühür Bozma
Konu: Mühür Bozma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/9270
- Karar No
- 2012/3132
- Karar Tarihi
- Konu
- Mühür Bozma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Mühür bozma HÜKÜM : Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 5237 sayılı TCK'nın 50/2. madde ve fıkrasında belirtilen "suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adli para cezasına çevrilmez." hükmüne aykırı şekilde mahkemece 5237 sayılı TCK'nın 203. maddesinde düzenlenen suça özgü hapis cezası takdir ve tercih edilmiş olmasına rağmen, bu cezanın daha sonra adli para cezasına çevrilmesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanık hakkında aynı suçtan verilen mahkümiyet hükmü bulunup mahkemece ilgili dosya getirtilip incelenmiş ise de; mühürleme ve mühür bozma tutanaklarının tarihlerinin dosyaya yansıtılmaması ve ilgili kurumdan gelen cevabi yazıda 24/02/2006 tarihinde elektriğin kesildiği belirtilmiş olmakla birlikte mühürleme yapılıp yapılmadığının anlaşılamaması karşısında; duruşma tutanağına geçirilen suç tarihinin bu dosyadaki suç tarihine yakın olması da dikkate alınarak, önceki mahkümiyete ilişkin dosya tekrar getirtilerek incelenip ve denetime imkan sağlamak için aslı yada onaylı örneği bu dosya arasına konulup, iddianame tarihlerine göre hukuki kesintinin gerçekleşip gerçekleşmediği de belirlenerek, sonucuna göre zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekirken, eksik soruşturma ile karar verilmesi, Kabule göre de; Sanığa ait adli sicil kaydında yer alan ilamın kesinleşme tarihinin suç tarihinden sonra olması gözetilerek yapılan incelemede; Sanığın kişiliği ve yargılama sürecindeki davranışları olumlu olarak değerlendirilip TCK'nın 50. maddesinin uygulanmasına karar verildiği halde, aynı hususlar bu kez olumsuz değerlendirilip sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilerek hüküm içerisinde çelişkiye düşülmesi, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.