Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2011/6801 E. 2011/21123 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/6801
- Karar No
- 2011/21123
- Karar Tarihi
Rüşvet suçundan sanık ...’ın 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 212/1, 219/3 ve 59/2. maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay 10 gün ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanunun 219/son maddesi uyarınca sanığın memuriyetten müebbeten mahrumiyetine, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkı sebebiyle 1 yıl 1 ay 10 gün ağır hapis cezası yerine 2.216.000 Türk lirası ağır para cezası ve 2 ay 10 gün süre ile memuriyetten geçici mahrumiyet cezası ile cezalandırılmasına, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 6. maddesi gereğince cezasının ertelenmesine dair Trabzon Ağır Ceza Mahkemesinin 25/06/2002 tarihli ve 2002/147-208 sayılı ilamı ile ilgili olarak, hükümlünün memnu haklarının iadesine karar verilmesi talebinin kabulü ile adı geçenin anılan erteli mahkümiyetinin esasen vaki olmamış sayılmasına ve adli sicil arşiv kaydının silinmesine ilişkin Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/11/2009 tarihli ve 2009/570 Değişik İş sayılı kararının; 5352 sayılı ... Sicil Kanunu’nun geçici 2. maddesi 2. fıkrasında “Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanunun 8 ... maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasanın 76 ncı maddesi ve ... kanunlarda sayılan suç ve mahkümiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet Başsavcılığının veya Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü'nün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer Asliye Ceza Mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın eyleminin Anayasanın 76. maddesi kapsamında kaldığı ve 5352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkümiyet hükmünün arşiv kaydından çıkarılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 06/04/2011 gün ve 18042 sayılı kanun yararına bozmaya atfen C.Başsavcılığından tebliğname ile Daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla gereği düşünüldü: . T.C. Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun kararlarına göre gerek yüze karşı verilen kararlarda, gerekse gıyapta ya da evrak üzerinde verilen kararlarda yasa yolunun, süresinin, merciin ve şeklinin tam olarak belirtilmesi ve bu hususların karara yazılması zorunlu olmasına rağmen kararda bu unsurlar gösterilmediği gibi, evrak üzerinden verilen karar usul gereği C.Savcısının görüldüsüne de gönderilmediği için açıklanan noksanlık CMK.nun 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedeni olduğu ve O Yer C.Savcısının 25.03.2010 günlü dilekçesinin de itiraz mahiyetinde kabulü ve mahallinde merciince karara bağlanması gerektiği dikkate alındığında eski hale getirme nedeninin oluştuğu, kararın henüz kesinleşmemiş olduğu ve bu aşamada kanun yararına bozma isteğinde bulunulamayacağı anlaşıldığından, kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.