Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2011/4915 E. 2013/1195 K. – Nitelikli Zimmet

Konu: Nitelikli Zimmet

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2011/4915
Karar No
2013/1195
Karar Tarihi
Konu
Nitelikli Zimmet

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli zimmet HÜKÜM : Eylemin basit zimmet kabulüyle sanıkların mahkümiyetlerine, sanık ... müdafiin temyiz talebinin reddine Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, Sanık ... müdafiin usulüne uygun olarak tebligatın yapıldığı 30/10/2009 tarihinden önce 27/10/2009 tarihinden itibaren, temyiz dilekçesini verdiği 07/12/2009 tarihine kadar eklemeli olarak devam eden 20 günlük sağlık raporları ile mazeretini belgelendirmiş olması nedeniyle temyiz talebinin süresinde kabul edilerek Mahkemece verilen temyiz talebinin reddine dair ek kararın kaldırılmasına ve hükmolunan cezanın miktarına göre sanık ... müdafiin duruşmalı inceleme isteminin CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddiyle duruşmasız inceleme yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanık ... hakkında zimmet suçundan verilen mahkümiyet hükmünün yapılan temyiz incelemesinde; UYAP ortamından temin edilen nüfus kaydından hükümden önce sanığın öldüğünün anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 64 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322, 5237 sayılı TCK'nın 64/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının sanığın ölümü sebebiyle DÜŞÜRÜLMESİNE, Sanıklar ... ve ... hakkında zimmet suçundan verilen mahkümiyet hükümlerinin yapılan temyiz incelemesinde ise; Suç tarihinde S.S. ... Batıkent Gülşehir Konut Yapı Kooperatifi yönetim kurulu başkanı ve üyesi olan sanıklar hakkında herhangi bir belgeye dayanmadan ve ödeme yapıldığı halde mükerrer ödemede bulunarak 89.823.640.000 TL miktarda kooperatifi zarara uğrattıkları ve kimlere ne maksatla yapıldığı belirlenemeyen muamelelere istinaden imzalanan çek ve senetlerle kooperatif borçlandırılarak 147.634.000.000 TL takibe uğratıldığından bahisle zimmet suçundan açılan kamu davasında; 08/10/2003 ve 15/01/2004 tarihli bilirkişi raporlarında iddianameye konu edilen eylemin mükerrer ve belgesiz ödeme yapmak suretiyle kasa mevcudunun azaltılması olduğu gözetilerek tediye fişi ile yevmiye defteri arasındaki kayıt farklılıklarının bulunduğu belirtilerek zimmet miktarları farklı belirlenmekle birlikte zimmetin bulunduğu belirtilmiş ve 15/01/2004 tarihli rapor hükme esas alınarak hüküm kurulmuş ise de kooperatif kayıtlarındaki usulsüzlüğün tek başına zimmet suçunun oluşmasına imkan vermeyeceği hususu ile sanıkların ve müdafiin aşamalardaki savunmalarında yapılan harcamaların usul ve yasaya uygun olduğunu, yevmiye fişi ile yevmiye defteri arasındaki farkın muhasebe tekniğiyle ilgili olup yapılan hatanın kendilerinden kaynaklanmadığını, bekçi ve büro memuruna yapılan maaş ödemelerinin yönetim kurulu kararıyla yapıldığını, piyasaya verilen çeklerin bir kısmının iş karşılığı, bir kısmının da kişilerden alınan borç para karşılığı olarak verildiğini belirtmeleri dikkate alındığında; 2 Sayıştay emekli uzman denetçisi ve 1 inşaat mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinin düzenlediği 16/09/2002 tarihli raporda mahallinde yapılan detaylı inceleme ve gerekçeli hesaplara göre, yapılan inşaat imalatlarının Bayındırlık ve İskan Bakanlığının birim fiyatları ile 1.091.699.000.000 TL tuttuğu, kooperatif muhasebe kayıtlarının incelenmesi sonucunda 1996-2000 yılları arasında malzeme satın almaları dahil inşaat imalat birimleri ve eklentileri için sarf edilen tutarın 1.088.677.298.372 TL olduğu, kooperatifin 1996-2000 yılları arasında üyelerden topladığı 569.917.000.000 TL ile muhasebe kayıtlarına göre halen verilen çek ve senetlerden ötürü gözüken 499.805.985.350 TL borcun toplanması ile ulaşılacak tutarın inşaat maliyetinin altında kalması sebebiyle zimmetin bulunmadığı belirtilmiş ise de yapılan değerlendirmenin 2002 yılı Eylül ayındaki tespite dayandığı, sanıkların 13/01/2001 tarihinde yapılan genel kurul ile görevlerinin sona ermesinden sonra görevi devralan yeni yönetim tarafından da inşaat faaliyetinin devam ettiği, sonradan yapılan inşaat imalatlarının sanıkların görev yaptığı dönemde yapılmış gibi değerlendirilerek inşaat maliyetinin belirlendiği katılanlar tarafından ileri sürülmüş olup bu hususun araştırılmadığı anlaşılmakla, dosyanın öncelikle inşaat mühendislerinden oluşacak 3'lü bilirkişi heyetine tevdii edilerek dosyada mevcut 16/03/2001 ve 04/04/2001 tarihinde yapılan tespitlere istinaden ibraz edilen bilirkişi raporlarında belirtilen inşaatın fiziki durumu ile 16/09/2002 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen fiziki durumu arasında katılanların ileri sürdükleri şekilde inşaat maliyetini etkiler nitelikte bir farklılık bulunup bulunmadığı ve bu incelemenin sonucunda ortaya çıkacak inşaatın fiziki gerçekleşme durumu belirlendikten sonra Çevre ve Şehircilik Bakanlığının belirlediği birim fiyatlara göre inşaatın imalat maliyetinin belirlenmesi, daha sonra da kooperatif kayıtlarındaki usulsüzlüğün tek başına zimmet suçunun oluşmasına imkan vermeyeceği, suç tarihi itibariyle kooperatifin tüm gelir ve giderlerinin kooperatifin fiziki gerçekleşme maliyetini karşılaması durumunda zimmetin bulunmayacağı hususu da gözardı edilmeden zimmetin bulunup bulunmadığı konusunda rapor alınması için dosyanın Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşacak 5 kişilik bilirkişi heyetine tevdii ile ibraz edilecek raporların sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2011/4915, K. 2013/1195, T. 14.02.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2011-4915-e-2013-1195-k-3aa311840cf8