Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2011/14208 E. 2013/1555 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2011/14208
Karar No
2013/1555
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet, Kooperatifler Kanununa muhalefet, denetim görevini ihmal ederek zimmete sebebiyet vermek, görevi kötüye kullanmak, sahte özel ve resmi evrak tanzimi, şartlı tehdit HÜKÜM : Mahkümiyet, beraet, düşme Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Katılanın temyizinin, beraet ve düşme kararlarına yönelik olduğu görülmekle, temyiz incelemesinin bu hükümlerle sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: 25/07/1997 tarihli iddianameyle sanıklar ... ve ... haklarında Kooperatifler Kanununa muhalefet; ..., ... haklarında görevi kötüye kullanma; 05/07/2000 tarihli iddianameyle sanıklar ..., ..., ..., ... haklarında Kooperatifler Kanununa muhalefet ve görevi kötüye kullanma suçlarından kamu davaları açıldığı, ancak hükme bağlanmadığı anlaşılmakla mahallinde zamanaşımı süresi içinde kararlar verilmesi mümkün görülmüştür. Sanıklar ... hakkında zimmet suçundan ve ... hakkında özel evrakta sahtecilik suçundan kurulan hükümler yönünden yapılan temyiz incelemesinde; İddianamenin düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 163/2. (5271 sayılı CMK'nın 170) maddesi uyarınca iddianamede “sanığın açık kimliği, isnat olunan suçun neden ibaret olduğu, suçun kanuni unsurlarıyla uygulanması gereken kanun maddeleri, deliller ve duruşmanın yapılacağı mahkemenin gösterilmesinin zorunlu olduğu, aynı Kanunun 257. (5271 sayılı CMK'nın 225) maddesinin, “Hükmün mevzuu, duruşmanın sonucuna göre iddianamede gösterilen fiilden ibarettir. Fiili takdirde mahkeme, iddia ve müdafaalarla bağlı değildir.” hükmü uyarınca da, hükmün konusu iddianamede gösterilen fiil olup, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı; buna göre de, sanıklar hakkında karar verilen eylemlerden açılmış bir kamu davası olmadığı gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması, Kanuna aykırı, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25/07/1997 tarihli iddianameyle Kooperatifler Kanununa muhalefet suçundan haklarında dava açılan sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...; görevi kötüye kullanma suçundan haklarında dava açılan ..., ..., ... ve ...; resmi evrakta sahtecilik suçundan haklarında dava açılan ..., ..., ..., ..., ...; 26/05/2003 tarihli iddianameyle haklarında zimmet suçundan dava açılan sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...; 09/04/2002 tarihli iddianameyle hakkında şartlı tehdit suçundan dava açılan sanık ...; özel evrakta sahtecilik suçundan dava açılan ...; zimmet suçundan dava açılan ..., ..., ..., ..., ..., ...; 05/07/2000 tarihli iddianameyle haklarında Kooperatifler Kanununa muhalefet ve görevi kötüye kullanma suçlarından davalar açılan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...; resmi evrakta sahtecilik suçundan haklarında dava açılan ..., ..., ..., ..., ...; denetim görevini ihmal ederek zimmete sebebiyet verme suçundan haklarında dava açılan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...; zimmet suçundan haklarında dava açılan ..., ..., ... ve ... yönünden kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde; Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen düşme ve bereat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılanın ve sanık ...'nın gerekçeye yönelen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 05/07/2000 tarihli iddianameyle haklarında zimmet suçundan dava açılan sanıklar ..., ..., ... ve ... yönünden kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde; ..., ... ve ...'nin suçu 5237 sayılı Yasanın 53/1-d maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlemelerine rağmen haklarında 53/5. madde gereğince cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. ... ve ...'nin S.S. ... Yapı Kooperatifinin yönetim kurulu üyeleri, ... ve ...'ın ise kooperatifin yaptırdığı evlerin yapımı işini yüklenen ... Ltd. Şti'nin ortakları ve sorumluları olduğu; yönetici olan sanıkların, yüklenici firma sorumlularının azmettirmesi ile kooperatife ait bir kısım daire ve dükkanları tapuda, firmaya devretmek suretiyle nitelikli zimmet suçunu işledikleri anlaşıldığından; delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükümlerin ONANMASINA, Aynı iddianame ile ... hakkında zimmet suçundan açılan davadan kurulan hüküm yönünden yapılan temyiz incelemesinde; ... 8. Noterliğince 07/09/1995 tarihinde düzenlenen imza sirkülerinden Başkan ..., Başkan Yardımcısı ... ve Muhasip Üye ...'ın herhangi iksinin imzasıyla kooperatifin temsil edildiği ancak, tapu kayıtlarından taşınmazların ... Ltd. Şti'ne devirlerinin ... ve ...'un imzasıyla yapıldığı anlaşılmakla, sanığın atılı zimmet suçuna ne şekilde iştirak ettiğinin, bu olaydaki sorumluluğunun denetime elverişli şekilde delilleri ve gerekçesi ile ortaya konmadan mahkumiyet kararı verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2011/14208, K. 2013/1555, T. 05.03.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2011-14208-e-2013-1555-k-fe572bcc8389