Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2011/13900 E. 2012/13104 K. – Rüşvet Verme
Konu: Rüşvet Verme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/13900
- Karar No
- 2012/13104
- Karar Tarihi
- Konu
- Rüşvet Verme
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Rüşvet verme HÜKÜM : Memura hakaret suçundan mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 12/02/2008 günlü 2007/9-230 Esas ve 2008/23 sayılı Kararı uyarınca tayin olunan ceza miktarı nazara alınarak sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 765 sayılı TCK'nın nitelikli rüşvet verme suçunu düzenleyen 213/1. maddesi hükmüne göre; rüşvet vaat veya teklif edilmesiyle suçun tamamlandığı, neticesi harekete bitişik suç olduğundan teşebbüse elverişli bulunmadığı, önerinin memur tarafından kabul edilmemesinin suçun oluşumuna engel teşkil etmediği; buna karşılık 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın 252/1. maddesi rüşvet teklif veya vaat etmeyi suç olmaktan çıkarmamakla birlikte rüşvet konusunda anlaşmaya varmayı veya vermeyi suçun tamamlanması için gerekli saydığından, önceki Yasadan farklı olarak bu suça teşebbüsün olanaklı hale getirildiği, 5237 sayılı TCK'nın 252/3. maddesine göre rüşvet suçu; bir kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıyla oluşacağı, ayrıca bu suçta her iki tarafın, rüşvet teklifi suçunda ise öneride bulunan tarafın, gayri meşru zemin içinde bulunmaları gerektiği, taraflar arasında serbest irade ile yapılan anlaşmanın vuku bulduğu anda rüşvet suçunun meydana geleceği, ayrıca "görevin gereklerine aykırı olarak" ibaresi konularak sadece nitelikli rüşvete yer verilmesi, kamu görevlisinin yapması gereken işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının veya kişilerin bu şekildeki iş için kamu görevlisine çıkar temin etmelerinin rüşvet tanımından çıkarılması, bu düzenlemeye göre görevin gereklerine aykırı olarak bir işin yapılması veya yapılmaması için rüşvet teklifinde bulunulması durumunda suçun icra hareketleri başlamış olacağından rüşvet vermeye teşebbüs, haklı hususun temini için rüşvet önerilmesi halinde ise, kamu görevlisinin şeref ve saygınlığına saldırı niteliğinde, aynı Yasanın 125/3. maddesinde düzenlenen kamu görevlisine hakaret suçunu oluşturabileceği, 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 87. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın rüşvet suçunu düzenleyen 252. maddesinin yeniden düzenlendiği hususları da gözetildiğinde; sanığın ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan 1999/29 Esas sayılı dava dosyasının tarafı olduğu, davaya bakmakla görevli olan müşteki hakimin odasına girerek "adil karar vereceğinizden eminim" dediği ve daha sonra da içinde para olan bir zarfı uzatarak "bunu tatil parası yapın" dediği subut bulan olayda, suçun niteliği ve unsurlarına etkisi bakımından, suç tarihinde rüşvet vermeye teşebbüs suçunun nedeni olan ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin dosyasının sonuca bağlanıp bağlanmadığının tespitiyle, buna dair dosyanın incelenip, onaylı örneğinin dosyaya alınmasından sonra bütün deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 17/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.