Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2011/10488 E. 2012/5235 K. – Mühür Bozma
Konu: Mühür Bozma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/10488
- Karar No
- 2012/5235
- Karar Tarihi
- Konu
- Mühür Bozma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Mühür bozma HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Her ne kadar dosya arasında bulunan ve hükme dayanak yapılan 20/03/2008, 12/07/2008 ve 13/09/2008 tarihli mühürleme tutanakları ile 13/09/2008 tarihli mühür bozma tespit tutanağı dikkate alınarak, sanığın zincirleme şekilde mühür bozma suçunu işlediği kabul edilmiş ve hakkında TCK´nın 43/1. maddesi uygulanmış ise de, 12/07/2008 tarihinde yapılan mühürleme işlemi sonrasında mühür bozma yapıldığını tespit eden 13/09/2008 tarihli mühür bozma tespit tutanağı dosya arasında bulunmakla birlikte, 20/03/2008 tarihinde yapılan mühürleme işlemi sonrasında mührün bozulduğunu tespit eden herhangi bir tutanağın dosya arasında bulunmaması nedeniyle, 20/03/2008 ile 12/07/2008 tarihleri arasında mühür bozma tutanağı tanzim edilip edilmediği araştırılıp, böyle bir tutanak var ise, aslı ya da usulüne uygun onaylanmış bir suretinin getirtilmesi, bundan sonra sanığın hukuki durumu ile hakkında TCK´nın 43/1. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tayin ve takdir edilmesi gerekirken noksan soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; Hükmün birinci bendinde temel cezanın türünün "ay" olarak belirtilmemiş olması, TCK´nın 203. maddesinde mühür bozma eylemi için hapis cezası ile adli para cezası seçenek yaptırım olarak öngörüldüğü halde, sanık hakkında neden hapis cezası yaptırımının tercih edildiğinin denetime olanak verecek bir şekilde gerekçeleri gösterilmek suretiyle açıklanmaması, CMK´nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için, aynı maddenin 6. fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de, bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, buna karşın mühür bozma suçunun kamu güvenine karşı suçlar arasında yer alıp, kamu idaresinin mühür koymaya yönelik iradesine karşı işlenmesi nedeniyle, mühür bozma eyleminin meydana getirdiği bir zarardan söz edilemeyeceği gözetilerek, daha önce işlediği kasıtlı bir suç bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 231/6. maddedeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin, "mağdurun zararı karşılanmadığından" şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile sanık hakkında CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK´nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.