Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2010/9216 E. 2012/11933 K. – Nitelikli Zimmet

Konu: Nitelikli Zimmet

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2010/9216
Karar No
2012/11933
Karar Tarihi
Konu
Nitelikli Zimmet

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli zimmet HÜKÜM : Atılı suçtan mahkümiyetine Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; Hükmolunan ceza süresi itibariyle koşulları bulunmadığından sanık müdafiin duruşma isteminin CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddi ile incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Ana dosyada kamu davasına katılmasına karar verilen Hazine vekilinin 08/07/2009 günlü celsede zimmet suçundan dolayı zararın giderilmesini ifade etmesi karşısında, birleştirilen dosyalarla ilgili olarak suçtan zarar gören sıfatı ile davaya katılmak isteyip istemediği sorulmayarak 5271 sayılı CMK’nın 238/3. maddesine aykırı davranılması, Suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nın 202. maddesindeki düzenlemeye göre daire içi olağan denetimle ortaya çıkarılamayacak eylemlerin nitelikli zimmet olarak vasıflandırılacağı gözetildiğinde 05/05/2006 ve 12/01/2005 günlü iddianamelere konu eylemlerin nitelikli zimmet diğer iddianamelere konu eylemlerin ise basit zimmet suçunu oluşturacağı nazara alınıp, dosya arasında mevcut 27/12/2002 günlü müzekkerede 5.000.000.000 lirayı aldığına dair Avukat ...’ın imzasının bulunması karşısında bu husus açıklığa kavuşturularak kesin zimmet miktarı tespit edilip, sanığın görev süresini gösterir belge temin edilerek suç tarihleri de saptandıktan sonra, sanık lehine olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK'nın 212. maddesindeki “sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur” şeklindeki düzenleme nedeniyle, sanığın eylemlerinde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkümiyet hükmü kurularak sonucuna göre lehe kanunun belirlenmesi ve 5320 sayılı Yasanın 11/05/2005 tarihli 5347 sayılı Kanunla eklenen geçici 1. maddesinin “bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce ceza mahkemelerinde açılmış bulunan davalardaki şahsi hak talepleri görevsizlik kararı verilmeyerek bu mahkemelerce sonuçlandırılır” hükmü nazara alınarak iddianame ve şahsi hak talep tarihleri gözetilerek yasanın yürürlüğünden önce düzenlenen 15/03/2005 günlü iddianameye konu zimmet miktarlarına ilişkin olarak katılan vekilinin tazminat istemi konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm tesisi, Kanuna aykırı, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2010/9216, K. 2012/11933, T. 22.11.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2010-9216-e-2012-11933-k-2cde78f29a27