Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2010/7108 E. 2012/11437 K.
Konu: Teselsülen Nitelikli Zimmet
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/7108
- Karar No
- 2012/11437
- Karar Tarihi
- Konu
- Teselsülen Nitelikli Zimmet
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Teselsülen nitelikli zimmet HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi: Tayin olunan sonuç cezaya nazaran müdafiin duruşmalı temyiz talebinin CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: 28/09/2004 günlü ilk hükmün katılan vekili ve sanık müdafii tarafından süresi içinde temyiz edilmesinden sonra, Dairemizin 03/03/2008 gün ve 2005/19057 Esas, 2008/1334 sayılı Kararı ile yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'ya göre yeniden değerlendirilmesi için bozulması üzerine, temyiz edilen ilk kararın geçerliliğini yitirmiş olması nedeniyle mahkemece duruşma açılıp yeni mahkümiyet hükmü kurulurken; 5271 sayılı CMK'nın 34 ve 230/1. maddelerinde belirtilen hususların hükmün gerekçesinde gösterilmesi, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve sanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması gerektiği gözetilmeden ve Anayasa'nın 141 ve CMK'nın 289/1-g maddelerine de aykırı olarak yetersiz gerekçeyle ve önceki hükme atıfta bulunur şekilde yazılı biçimde hüküm kurulması, Kabule göre de; Sanığın lehine olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK'nın 212. maddesindeki “sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur” şeklindeki düzenleme uyarınca sanığın eylemlerinde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da sanık hakkında mahkümiyet hükmü kurularak, buna göre lehe yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Hapis cezasının kanuni sonucu olarak "belirli haklardan yoksun bırakılma" hükmünün uygulanması sırasında, TCK'nın 53/l-c maddesi uyarınca, "velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan" yoksunluğun, sanığın sadece kendi altsoyu bakımından koşullu salıverme tarihine kadar, altsoyu olmayanlar yönünden ise cezanın infazına kadar hükmedilmesi gerekirken; yazılı şekilde, altsoy ayırımı yapılmadan belirtilen hakları kullanmaktan koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi, Koşulları oluştuğu halde sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ve kazanılmış hak hükümleri de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 15/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.