Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2010/619 E. 2012/12290 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/619
- Karar No
- 2012/12290
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Teselsülen nitelikli zimmet ve denetim görevini ihmal ederek zimmete sebebiyet verme HÜKÜM : Sanık ...'e isnat olunan zimmet ve denetim görevini ihmal ederek zimmete sebebiyet vermek suçlarının kül halinde zimmet kabulüyle bu suçtan ve sanık ...'ın zimmet suçundan mahkümiyetlerine Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; CMK'nın 2/e, 158/1 ve 160. maddelerine ve Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 17/06/2006 gün 2006/5-165-213 sayılı Kararına göre soruşturmanın, "kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi" ifade ettiği, soruşturmanın ise Cumhuriyet Başsavcılığı veya kolluk makamlarınca suçun işlendiğinin öğrenilmesiyle başladığı, dosya kapsamına göre de sanıklar hakkında idari tahkikata başlayan kurum müfettişinin 31/01/2008 havale tarihli müzekkere ile suçu C.Savcılığına bildirdiği, savcılıkça evrak hazırlığa kaydedilerek, emniyet vasıtasıyla kamera kayıtları istenip soruşturmaya başlanmasını müteakiben sanık ...'ın zimmet miktarını 01/02/2008, 11/02/2008 ve 15/02/2008 tarihli makbuzlarla ödeyerek iadeyi sağladığı, tamamlanan kontrolör raporunun 20/02/2008 tarihinde savcılığa intikal ettirilmesinin soruşturmanın 31/01/2008 tarihinde başladığı sonucunu değiştirmeyeceği, bu itibarla etkin pişmanlık sebebiyle indirimin 5237 sayılı TCK'nın 248/2. maddesi uyarınca 1/2 oranında yapılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, sanık ... hakkında neticeten 6 yıl 6 ay 22 gün yerine, 6 yıl 5 ay 27 gün hapis cezasına hükmolunması ise karşı temyiz bulunmadığından bozma sebebi sayılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca sanıkların sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluklarının koşullu salıverme tarihinden itibaren uygulanamayacağı gözetilmeksizin altsoyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesindeki hakların tümünü koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan mahrum bırakmaya hükmedilmesi, Suçun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanıklar hakkında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince sadece bu bentteki hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilebileceği gözetilmeden 53/1. maddede belirtilen tüm haklardan yoksun bırakılmalarına karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanıklar ve sanık ... müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, ancak aynı Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak bu hususların yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan her iki sanıkla ilgili hüküm fıkralarındaki "5237 sayılı TCK'nın 53/1 fıkrasının c bendinde yer alan haklardan koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer bentlerde yazılı haklardan cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, 5237 sayılı TCK'nın 53/5 maddesi gereğince sanık 1. fıkrada sayılan hak ve yetkilerini kötüye kullanmak suretiyle bu suçu işlediğinden ayrıca cezanın infazından sonra işlemek üzere hükmolunan ceza miktarı da nazara alınarak takdiren 5 yıl süre ile bu hak ye yetkinin kullanılmasından yasaklanmasına" şeklindeki ibarelerin çıkartılması ve yerlerine "Sanığın 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" ve "5237 sayılı TCK'nın 53/5. maddesi uyarınca cezanın infazından sonra işlemek üzere 53/1-a fıkrasındaki hak ve yetkileri kullanmaktan 5 yıl süreyle yoksun bırakılmasına" ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.