Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2010/1542 E. 2010/3428 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/1542
- Karar No
- 2010/3428
- Karar Tarihi
Zorla kız kaçırmak ve ırza geçmeye iştirak suçlarından sanık ...'nin, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 429/1, 416/1, 418/2, 61/1, 417, 65/3, 59/2 ve 71. maddeleri gereğince 4 sene 8 ay 7 gün ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Iğdır Ağır Ceza Mahkemesinin 18.09.1995 tarihli ve 1995/61 Esas, 1995/78 sayılı Kararının infazını müteakip, hükümlünün adli sicil arşiv kaydının silinmesi talebi üzerine, arşiv kaydının silinmesine ilişkin aynı Mahkemenin 26/06/2009 tarihli ve 2009/152 değişik iş sayılı kararının; 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun geçici 2. maddesinin 2. fıkrasında "Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasanın 76 ncı maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkümiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet Başsavcılığının veya Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir." şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın eyleminin Anayasanın 76. maddesi ile bazı özel kanunlarda sayılan cezalar kapsamında kaldığı ve 5352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkümiyet hükmünün arşiv kaydından çıkarılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi gereğince bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 17.01.2010 gün ve 2084 sayılı Kanun yararına bozmaya atfen C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü: T.C. Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun kararlarına göre gerek yüze karşı verilen kararlarda, gerekse gıyapta yada evrak üzerinde verilen kararlarda yasa yolunun, süresinin, merciin ve şeklinin tam olarak belirtilmesi ve bu hususların karara yazılması zorunlu olmasına rağmen kararda yasa yoluna başvuru şeklinin gösterilmediği
.../... -2-
ve evrak üzerinde verilen kararın usul gereği C.Savcısının görüldüsüne de gönderilmediği, açıklanan noksanlık CMK.nun 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedeni olduğundan, Yerel Mahkemenin bu eksikliği gidermeye yeterli meşruhatlı duyuru ile kanun yoluna başvurma hakkı olanları bilgilendirmesi üzerine eski hale getirme yöntemiyle itiraz kanun yoluna başvurmaları durumunda merciince itiraz incelemesi yapılabileceği gibi açıklanan nedenlerle O Yer C.Savcısının 10.11.2009 günlü dilekçesinin de itiraz mahiyetinde kabulünün gerektiği dikkate alındığında kararın henüz kesinleşmemiş olduğu ve bu aşamada kanun yararına bozma isteğinde bulunulamayacağı anlaşıldığından, kanun yararına bozma istemin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...