Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2010/10951 E. 2012/12633 K. – Zimmet

Konu: Zimmet

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2010/10951
Karar No
2012/12633
Karar Tarihi
Konu
Zimmet

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: PTT'de dağıtıcı olarak göreve başlayan, 01/10/1999 tarihinde değiştirilen Posta Dağıtım Hizmetleri Yönetmeliğinin 126. maddesine göre "Dağıtıcılar, merkez ve şubelerde asli görevlerinin yanında merkez amirinin emriyle her türlü posta ve gişe hizmetlerinde çalıştırılabilir." düzenlemesine uygun olarak gişe hizmetlerinde görevlendirilen ve bu görevi kabul ederek suç tarihine kadar yerine getirdiği anlaşılan sanığın, görevli olduğu gişede telefon abonelerinden tahsil ettiği bedelleri hesaplara intikal ettirmeyerek mal edinmesi şeklindeki, telefonları görüşmeye kapatılan abonelerin ödeme belgeleriyle müracaatları üzerine kurum dışı araştırma ve belgelerle ortaya çıkan eyleminin zincirleme nitelikli zimmet suçunu oluşturduğunun anlaşılmasına, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; CMK'nın 2/e, 158/1 ve 160. maddelerine ve Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 17/06/2006 gün ve 2006/5-165-213 sayılı Kararına göre soruşturmanın, "kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi" ifade ettiği ve soruşturmanın Cumhuriyet Başsavcılığı veya kolluk makamlarınca suçun işlendiğinin öğrenilmesiyle başladığı dikkate alınarak, idari tahkikat sırasında soruşturma başlamadan önce zimmetine geçirdiği ana parayı tamamen iade eden sanığın, cezasından 5237 sayılı TCK'nın 248/1. maddesi uyarınca 2/3 yerine 1/2 oranında indirim yapılması sonucu fazla ceza tayini, Zimmet miktarının suç tarihi itibariyle ekonomik koşullar ve paranın alım gücü nazara alındığında değerinin az olduğu halde sanık hakkında TCK'nın 249. maddesinin uygulanmaması, 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suç nedeniyle aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek, sadece “PTT'deki memuriyet görevindeki hak ve yetkileri yapmaktan yasaklanmasına..” ilişkin hak yoksunluğuna karar verilmesi, 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihinden itibaren uygulanamayacağı gözetilmeksizin altsoyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesindeki hakların tümünü koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan mahrum bırakmaya hükmedilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 10/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2010/10951, K. 2012/12633, T. 10.12.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2010-10951-e-2012-12633-k-eca00432281c