Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2010/10636 E. 2012/12459 K. – Rüşvet Almak

Konu: Rüşvet Almak

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2010/10636
Karar No
2012/12459
Karar Tarihi
Konu
Rüşvet Almak

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Rüşvet almak HÜKÜM : Dolandırıcılık suçundan mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanığın suç tarihinde ... İl Emniyet Müdürlüğü Ruhsat Tebligat Şube Müdürlüğünde polis memuru olarak görevli olduğu, sanığı tanıyan ... ile birlikte silah ruhsatı almak isteyen ... Mıhçıoğlu'nun Emniyet Müdürlüğüne gelerek, ruhsat için işlemleri başlattıkları, sanığın adı geçenlere bir sorun olması halinde kendisini aramaları için telefon numarasını verdiği, bir süre sonra İl Valisinin ruhsat başvurusu için kendilerine olur vermediğini öğrenen Veysi'nin sanığı telefon ile arayıp durumu anlattığı, bunun üzerine sanığın 750,00 TL karşılığında İl Valisine belgeyi imzalatacağını söylediği, Veysi'nin de bu durumu ...'a ilettiği, ...'ın teklifi kabul ettiği ve sanığın hesabına 750,00 TL para yatırıldığı, ancak sanığın silah ruhsatına dair belgedeki olur yazısının altına Valinin yerine onun imzasını taklit ederek attığı, Veysi ve ...'ın silah ruhsatını almak için Emniyet Müdürlüğüne geldiklerinde diğer görevlilerin sahteciliği fark ettikleri ve olayın ortaya çıktığı, sanığın Veysi ve ...'da, İl Valisine silah ruhsatı için gerekli olan imzayı attıracağı kanısını oluşturarak yarar sağladığı, eylemin suç tarihi itibariyle 765 sayılı TCK´nın 218. maddesinde düzenlenen "memurun yetkili olmadığı işte yarar sağlama" suçunu oluşturduğu, ayrıca sanığın gerçekleştirdiği iddia olunan sahtecilik suçundan dolayı da kamu davası açıldığı ve davanın bir başka dava dosyası üzerinden yürütüldüğü anlaşılmış olup, Yukarıda oluşu kabul edilen suçun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihinden inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarıncaBOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 04/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2010/10636, K. 2012/12459, T. 04.12.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2010-10636-e-2012-12459-k-c0e62513ae1a