Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2009/5473 E. 2012/7318 K. – Rüşvet Vermeye
Konu: Rüşvet Vermeye Teşebbüs, Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/5473
- Karar No
- 2012/7318
- Karar Tarihi
- Konu
- Rüşvet Vermeye Teşebbüs, Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Rüşvet vermeye teşebbüs, trafik güvenliğini tehlikeye sokma HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenedi; YCGK´nın 07/11/2006 gün ve 2006/213-229 sayılı kararında ayrıntısı açıklandığı üzere; CMK´nın 34/2, 231/2. ve 232/6. maddeleri gereğince kararda başvurulacak yasa yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin açıkça gösterilmesi gerektiği, aksi halde aynı Kanunun 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedenlerinin oluşacağı, 11/03/2008 günlü kararda ise, sanığın yüzüne karşı verilmekle birlikte hükmün temyiz başvuru süresinin hangi andan itibaren başlayacağının gösterilmediği ve böylece anılan hükümlere aykırı davranıldığı, bu itibarla sanığın 07/04/2008 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulüyle, temyiz talebinin reddini isteyen tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmeyerek, temyiz talebinin reddine ilişkin 11/04/2008 günlü ek kararın kaldırılıp, işin esasının incelenmesine karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanığın üzerine atılı trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan verilen mahkümiyet hükmünün incelemesinde; Anayasa Mahkemesi'nin, 07/10/2009 tarih ve 27369 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 23/07/2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 sayılı, iki milyar liraya kadar (iki milyar dahil) para cezalarına dair hükümlerin temyiz olunamayacağına ilişkin 1412 sayılı CMUK'nın 305. maddesinin 3842 ve 5219 sayılı Kanunlar ile değişik (1) numaralı bendinin Anayasa'ya aykırı olması nedeniyle iptaline ilişkin kararı 07/10/2010 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş olmakla birlikte, Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 21/06/2005 gün ve 61/82 sayılı kararında vurgulandığı üzere, hükmün temyiz edilebilir olup olmadığını belirleme bakımından hüküm tarihindeki yasal düzenlemenin dikkate alınması gerektiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan CMUK'nın 305/1. maddesi gereğince cezanın miktarına göre kesin olan hükmün temyizi kabil olmadığından sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, Sanığın üzerine atılı rüşvet vermeye teşebbüs suçundan verilen mahkümiyet hükmünün incelemesinde; Sanığın alkollü araç kullanmasından dolayı hakkında idari ve adli işlem yapılmasına engel olmak maksadıyla, kendisiyle ilgili adli ve idari işlem yapmaya hazırlanan ekip otosu içindeki polis memurlarının yanına gelerek, cebinden çıkarttığı 20 lirayı müşteki polis memurlarına uzatarak, "alın şu 20 milyonu gidin, beni görmezden gelin" dediği, bunun üzerine, müşteki polis memurunun sanığa yaptığının suç olduğunu söyleyerek, olay hakkında tutanak tanzim ettikleri, sanığın bu şekilde rüşvet vermeye teşebbüs suçunu işlediği iddia, sanık savunması, müşteki beyanları ve tüm dosya kapsamından anlaşılmasına, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; Ancak; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05/07/2011 gün, 2011/10-119 Esas ve 2011/162 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, aleyhe değiştirme yasağının münhasıran “cezalar” ile ilgili olup; cezalar arasında sayılmayan güvenlik tedbirlerinin ve diğer müesseselerin bu kapsamda değerlendirilemeyeceği, buna göre, yerel mahkeme hükmünde 5237 sayılı TCK’nın 55. maddesinde düzenlenen kazanç müsaderesine yer verilmemesi ve hükmün yalnızca sanık veya sanık müdafii tarafından temyiz edilmiş olması durumunda “aleyhe değiştirmeme yasağı” nın söz konusu olamayacağı da gözetilerek, Adli emanette muhafaza edilen suça konu 20 TL´nin TCK´nın 55. maddesine göre müsaderesine karar verilmesi yerine, rüşvet olayı ile ilgisi olmayan diğer paralarla birlikte iadesine karar verilmesi, TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihine kadar uygulanmasına, 53/1. maddesinde yazılı diğer hak yoksunluklarının ise, 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, altsoy ayrımı yapılmaksızın TCK´nın 53/1-c bendinde düzenlenen haklardan sanığın koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesinin infazda tereddüte sebebiyet vereceğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.