Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2009/4905 E. 2012/7106 K. – Zimmet

Konu: Zimmet

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2009/4905
Karar No
2012/7106
Karar Tarihi
Konu
Zimmet

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Gecikme cezasına giren faturalarda abonelerde kalan fatura kısmındaki gecikme bedeli tutarı ile kurumda kalan fatura dip koçanında yazılı bulunan gecikme bedelinde farklılıklar bulunduğunun görülmesi üzerine tahsil koçanları içerisinden sondajlama usulü seçilmiş abonelere müracaat edilerek abonelerdeki bulunabilen faturaların temini ile kurumda kalan tahsil koçanlarının karşılaştırılması sonucunda kurum dışı araştırma ve belgelerle ortaya çıkan sanığın eyleminin nitelikli zimmet vasfında olacağı gözetilmeden suç vasfının tayininde hataya düşülerek yazılı şekilde basit zimmet suçundan hüküm kurulması, Kabule göre de; Sanık lehine olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK'nın 212. maddesindeki “sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur” şeklindeki düzenleme nedeniyle, sanığın abonelere verdiği makbuzların kurumda kalan nüshalarına daha düşük miktarlar yazarak aradaki farkı maledinmesi şeklindeki eylemlerinde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkumiyet hükmü kurularak sonucuna göre lehe kanunun belirlenmesi gerektiğinin nazara alınmaması, 25/01/2001 günlü iddianamenin mahkemece 29/01/2001 tarihinde havale edilmesi ve havalede zaman belirlemesi bulunmaması karşısında aynı gün yapılan ödeme nedeniyle sanık lehine yorumla ödemenin iddianameden önce yapıldığının kabul edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiğinin kabul edilmesi karşısında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ve hapis cezasının kanuni sonucu olarak "belirli haklardan yoksun bırakılma" hükmünün uygulanması sırasında, TCK'nın 53/l-c maddesi uyarınca, "velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan" yoksunluğun, sanığın sadece kendi altsoyu bakımından koşullu salıverme tarihine kadar, altsoyu olmayanlar yönünden ise cezanın infazına kadar hükmedilmesi gerekirken; yazılı şekilde, altsoy ayırımı yapılmadan belirtilen hakları kullanmaktan koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 18/09/2002 günlü kararla verilen ceza miktarı bakımından kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 21/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2009/4905, K. 2012/7106, T. 21.06.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2009-4905-e-2012-7106-k-32510dab5781