Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2009/4715 E. 2012/7347 K.
Konu: Zincirleme Nitelikli Zimmet, Zimmete Neden Olmak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/4715
- Karar No
- 2012/7347
- Karar Tarihi
- Konu
- Zincirleme Nitelikli Zimmet, Zimmete Neden Olmak
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zincirleme nitelikli zimmet, zimmete neden olmak HÜKÜM : Eylemlerin zincirleme nitelikli zimmet olarak kabulü ile mahkümiyetlerine Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; Hükmolunan ceza tutarı itibariyle sanıklar ..., ..., ..., ..., ... müdafiin duruşma isteminin CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddi ile incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Suç tarihlerinde katılan ... Başkanlığında tahsildar olarak görev yapan sanık ... ile belediye başkanı olan sanık ...'nın sulama paralarının tahsili ile görevlendirilen ve bu görevi itiraz etmeden yerine getiren geçici işçi kadrosunda olan sanıklar ..., ..., ... ve ...'in, kendilerine verilen makbuzlar ile tahsil ettikleri paraları belediye hesaplarına yatırmayarak mal edindikleri ve sanık ... ile belediye muhasebecisi sanık ...'in ise denetim görevini yerine getirmeyerek zimmete sebebiyet verdikleri iddiası ile açılan davada, soruşturma aşamasında emekli Sayıştay denetçileri olan bilirkişiler ...,...,...,'dan alınan 21/07/2004 havale tarihli raporda "sanıklar ...’ın 3.494.983.000 TL, sanık ...’ın 2.706.900.000 TL, sanık ...’ın 139.250.000 TL, sanık ...’in 436.500.000 TL, sanık ...’in 1.447.750.000 TL'yi gerçek dışı sulama suyu tahsilat makbuzu keserek tahsil etmiş oldukları paraları çalışmış oldukları Eber Belediyesine teslim etmeyip kendilerine mal etmiş oldukları, Eber Belediyesinde belediyeler tahsilat talimatnamesinin 25. maddesine aykırı olarak 60 adet makbuz bastırıp bunları muhafaza etmeyip makbuz kayıt defterine kayıt ettirmeden yönetmeliğin 32. maddesinde belirtilen şartlara uyulmadan personele teslim ederek tahsil edilen paraların belediye hesaplarına intikalini kontrol etmeyip denetlemeyen ... ile ... ve ...’ın meydana gelen zimmetten sorumlu oldukları ve birinci derecede kusurlu bulunduklarının tespit edildiği" mahkemece emekli Sayıştay denetçileri olan ...,...,...,...'dan alınan 21/04/2006 tarihli raporda ise "sanıklar ...’ın 4.770.500.000 TL, sanık ...’ın 2.706.000.000 TL, sanık ...’ın 139.250.000 TL, sanık ...’in 343.250.000 TL, sanık ...’in 2.531.700.000 TL'yi gerçek dışı sulama suyu tahsilat makbuzu keserek tahsil etmiş oldukları paraları çalışmış oldukları Eber Belediyesine teslim etmedikleri ancak zimmet olarak kabul edilen para miktarının günün koşullarına göre önem arzetmeyen miktarda olduğu, Türkiye genelinde Belde Belediyelerinin mali konuda yetişmiş elemanı olmadığını daha önceki uygulamalardan kaynaklanan hatalı uygulamaların devam ettirilmesi ve yeterli bilgi ve beceri noksanlığından hatalı işlemler yaptıkları ve tahsil ettikleri paraları bankaya veya muhasebeye yatırmak yerine amiri durumundaki görevlilerin talimatıyla belediyeye harcayıp, fatura almaları nedeniyle zimmetlerinde para olmadığının tespit edildiği" bu itibarla her iki rapor arasında çelişki bulunduğu, tahsilat yapan sanıkların ifadelerinde tahsil ettikleri ve zimmetlerinde gözüken paraların bir kısmını sanık ...'nın istemesi üzerine ona verdiklerini, bir kısmını ise tahsilat işinde kullandıkları araçların akaryakıtı için harcadıklarını belirtip buna ilişkin belge ibraz ettikleri ve bir kısım sanıklarda belediyeden alacaklı oldukları için harcadıklarını beyan ettikleri, her nekadar sanık ... diğer sanıkların bu beyanlarını doğrulamasada kendi makam şöförü olan tanık ...'in Ankaraya giderlerken ... ve ...'den para aldığı ve bu paranın bir kısmı ile yemek parası ödediğini anlattığı, tahsilat yapan sanıkların her birinin ifadelerinde geçen ve belge ibraz ettikleri kayıtlar ile bu konudaki savunmaları da nazara alınarak raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve gerçek zimmet miktarının tespiti için dosyanın emekli Sayıştay denetçilerinden oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetine tevdii edilip her bir sanığın ayrı ayrı zimmetden sorumlu tutulup tutulamayacağı, üzerlerinde kurum parasının kalıp kalmadığı, kalmışsa miktarı ve zimmetin kurum içi kayıtlar ile anlaşılıp anlaşılamayacağı konularında alınacak ayrıntılı rapordan sonra tüm kanıtlar ve zimmete geçirilen değerlerin hafif veya az olup olmadığı değerlendirilerek bir karara varılması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; Sanıklar ... ve ... hakkında zimmete neden olmak suçundan dava açıldığı ve zimmet suçundan açılan bir dava olmadığı halde bu suçtan hüküm kurulması, Adli emanetin 2004/131 sırasında kayıtlı emanet eşyalarının Suç Eşyası Yönetmeliğinin 16/e maddesi uyarınca dosyada delil olarak muhafazası yerine müsaderesine karar verilmesi, TCK'nın 53/5. maddesi uyarınca sanıkların kamu görevini kötüye kullanarak atılı suçu işlediğinden 53/1-a maddesindeki hak ve yetkilerini tespit edilen süre boyunca kullanmasının yasaklanması yerine yazılı şekilde uygulama yapılması, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 16/12/2008 gün ve 2008/146-235 sayılı Kararına göre mağdurun belli olması ve maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilebileceği durumlarda zimmetin maddi konusunu oluşturan değerlerin müsaderesine karar verilemeyeceği gözetilmeden kazanç müsaderesine hükmedilmesi, TCK'nın 247/1 ve 247/2. maddeleri ile belirlenen hapis cezasında aynı Yasanın 43/1. maddesi gereğince arttırım yapılırken, TCK'nın 62. maddesi ile yapılan indirimle hata giderilmiş ise de 8 yıl 16 ay 15 gün hapis cezası yerine 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmesi, Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.