Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2009/13977 E. 2012/6823 K. – Zimmet, Resmi
Konu: Zimmet, Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/13977
- Karar No
- 2012/6823
- Karar Tarihi
- Konu
- Zimmet, Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 3 yıl 1 ay 15 gün ve 3 yıl 5 ay 20 gün hapis cezası ile mahkümiyetine Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işleyen sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. madde ve fıkrası gereğince, cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi sayılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca, sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihinden itibaren uygulanamayacağı gözetilmeksizin, altsoyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesindeki hakların tümünü koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan mahrum bırakmaya hükmedilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan hak yoksunluklarına ilişkin bölümün çıkarılarak yerine “5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Zimmet suçundan kurulan hükmün incelenmesinde ise; 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işleyen sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. madde ve fıkrası gereğince, cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi sayılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; ...../Denizli PTT Müdürlüğünde dağıtıcı kadrosunda çalışmakta iken Merkez Müdürlüğünün 30/11/2004 tarihli iş bölümü yazısı ile gişe işlemlerini yürütmekle görevlendirilen ve bu görevlendirmesi; 01/10/1999 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde değiştirilen, Posta Dağıtım Hizmetleri Yönetmeliği'nin 126. maddesindeki "Dağıtıcılar, merkez ve şubelerde asli görevlerinin yanında merkez amirinin emriyle her türlü posta ve gişe hizmetlerinde çalıştırılabilir." düzenlemesine uygun olan sanığın, çeşitli abonelerden manuel sistemle tahsil ettiği ancak kayıtlara işlemediği telefon faturası bedellerinin bir kısmını gecikmeli olarak, son ödeme tarihleri geçtikten sonra vezneye yatırdığı, bir kısmını ise bağlı bulunduğu idare veznesine yatırmayıp uhdesinde tuttuğu, hakkındaki idari soruşturma başladıktan sonra 22/08/2006 tarihinde 680,00 TL'yi kurum görevlilerine iade ettiği, ... isimli abonenin manuel olarak yatırmış olduğu ancak kayıtlara geçmeyen 103,00 TL ile ilgili olarak ise adli soruşturma aşamasında, sanık adına bu kişinin hesabına 300,00 TL'lik havalenin yapıldığı, yine sanığın; çalıştığı kuruma ...,...,..., isimli kişiler adına gelen havalelere ilişkin dekontlara bu kişiler yerine imza atarak havale paralarını kendi uhdesine aldığı ve gecikmeli olarak bu paraları hak sahiplerine ödediği hususlarının anlaşılması karşısında; Sanığın eylemlerinin; zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla gerçekleştiği, bu kapsamda borç düşümleri yapılmadığı için telefonları görüşmeye kapatılan abonelerin ve kendi adlarına gelen havaleleri alamadıklarını bildiren hak sahiplerinin başvurmasıyla ve kurum dışı araştırmayla ortaya çıktığı ve böylece sanığın eyleminin zincirleme nitelikli zimmet suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde basit zimmetten hüküm kurulması, .....isimli kişi adına gelen 12/07/2006 tarih ve 489 no'lu makbuza konu havalenin 1.000,00 TL'lik kısmının hemen, 1.150,00 TL'lik kısmının birkaç gün sonra kendisine verildiğinin, kalan 850,00 TL'lik kısmının ise 07/12/2006 tarihli duruşmadan 15-20 gün önce sanık tarafından kendisine verildiğinin bu kişi tarafından duruşmada ifade edilmesine ve bu ifade doğrultusunda etkin pişmanlığın hükümden önce gerçekleştiği kabul edilmesine rağmen, 06/09/2006 tarihli savcılık ifadesinde 850,00 TL'lik kısmın kendisine ödenmediğini bildiren.....'nun, duruşmadaki ifadesinde imzasını kabul ettiğini bildirdiği 06/09/2006 tarihli tutanak içeriğine göre, 850,00 TL'yi aldığı anlaşıldığından bu konudaki çelişkinin giderilerek ve bu miktarın hangi tarihte ödendiği kesin olarak saptanarak sonucuna göre etkin pişmanlık hükümlerinin soruşturma aşamasında gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesinin gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre de; 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca, sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihinden itibaren uygulanamayacağı gözetilmeksizin, altsoyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesindeki hakların tümünü koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan mahrum bırakmaya hükmedilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK'nın 326/son maddesi gereğince ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 18/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.