Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2007/8732 E. 2011/24198 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2007/8732
Karar No
2011/24198
Karar Tarihi

Zimmet suçundan sanık ...’nın yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkümiyetine dair, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 07.02.2006 gün ve 2005/344 Esas, 2006/29 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ve O Yer C.Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: ... TEDAŞ İşletme Müdürlüğü Marmara Ereğlisi İşletme Şefliğinde Tahsildar olarak görev yapan sanığın, iddianamede gösterilen abonelerden makbuz ile tahsil ettiği toplam 1.453.276.780 TL.yi tahsil etmesine rağmen, bunları veznedar tahsil listesinde göstermeyip söz konusu ödemelerle ilgili makbuzları SORUMLU5 şifresi ve p3208ipt modülü kullanılarak "99" kodu ile iptal etmesinden sonra söz konusu ödeme makbuzuna ilişkin fatura tahakkuklarını da "63" veznedar kodu, FATURA8 kullanıcı şifresi ve p3206htl modülü kullanarak "49" kodu ile iptal ederek zimmetini gizleyen sanık eylemlerinin, borçlu görünmeleri nedeniyle elektrikleri kesilen abonelerin kuruma dilekçe ile başvurarak ödeme yaptıkları halde haklarında işlem yapıldıklarını belirtip, sanık tarafından kesilip kendilerine verilen tahsilat makbuzlarını ibraz etmeleri şeklinde yaptıkları müracaatlarıyla ortaya çıkan ve hileli davranışlarla işlenen suçun nitelikli zimmet olarak kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamede bu konuda bozma isteyen (1) nolu düşünceye iştirak edilmemiş, 5237 sayılı TCK.nun 247/1-2, 43. maddeleri uyarınca hükmolunacak cezanın 8 yıl 16 ay 15 gün yerine 8 yıl 16 ay 25 gün olarak belirlenmesi hususu, söz konusu miktar üzerinden aynı Kanunun 248/2. maddesi uyarınca 1/2 oranında yapılan indirim sonucu cezanın 4 yıl 8 ay 7 gün olarak doğru tesbit edilmesi nedeniyle sonuca etkili olmadığından ve sanığın lehine olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK.nun 212. maddesindeki “sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur” şeklindeki düzenleme uyarınca sanığın ödemelerle ilgili makbuzlara ilişkin olarak yaptığı iptal eylemlerinde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkümiyet hükmü kurularak, buna göre lehe yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi ve 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı zimmet suçunu işleyen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar sadece bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin ve O Yer C.Savcısının temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan mahkümiyet hükmünün ONANMASINA, 23.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2007/8732, K. 2011/24198, T. 23.11.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2007-8732-e-2011-24198-k-c9f0ad3b6096