Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2007/8398 E. 2011/23510 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/8398
- Karar No
- 2011/23510
- Karar Tarihi
Zimmet suçundan sanık ...’in yapılan yargılanması sonunda; mahkümiyetine dair, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26.01.2006 gün ve 1997/77 Esas, 2006/12 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; Ancak; 5252 sayılı Yasanın 9/3 ve CMK.nun 34 ve 230. maddeleri uyarınca lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bilirkişi yemin zaptında mahkeme heyetinin imzasının bulunmaması, Sanığın getirtilen üç ayrı nüfus kaydının ikisinde doğum yılının 1963, birisinde 1964, dosya içerisinde bulunan 21.03.2005 gün 12278 sayılı ... 25. Noterliğince düzenlenen vekaletname ve İstanbul 12. Noterliğince düzenlenen 04.03.1996 gün 13457 sayılı nüfus cüzdanı suretlerinde ise doğum yılının 1963 olarak gösterildiği, gerekçeli karar başlığında da 1964 olarak yazılmış olmasına göre sanığın bağlı bulunduğu nüfus müdürlüğünden gerçek doğum tarihinin sorularak onaylı nüfus kaydıyla sanığın işlediği iddia edilen suçun tarihinin kesin tespiti açısından tahsilat makbuzlarının aslının ya da onaylı suretleri getirtilmemesi, Kabule göre de; Sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 53/1. maddesi uyarınca uygulama yapılırken aynı maddenin 3. fıkrası gözetilmeksizin 53/1-c madde ve bendinde sayılan kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı, vesayet veya kayyımlığa ait hakların koşullu salıverilmeye kadar kısıtlanması yerine infaz süresince yoksun bırakılma kararı verilmesi, Sanığın eylemlerini zincirleme gerçekleştirmesine rağmen TCK.nun 43/1. maddesinin uygulanmaması, 11.12.1996 tarihli tutanakta 07.10.1996 tarihinde kesilen 060729 nolu tahsilat alındısının vezne servisine verilmesi gereken nüsha ile makbuzun dip koçanının farklı olduğunun tespit edilmesi karşısında tüm bunlar gözetilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde basit zimmet suçundan hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, HSYK.nun 12.07.2011 tarih ve 233 sayılı kararıyla ... ilçesi Adli teşkilatının kapatılarak İstanbul Adliyesi ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşıldığından dosyanın ... 1. Ağır Ceza Mahkemesi yerine kurulan İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.