Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2007/8397 E. 2011/24260 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2007/8397
Karar No
2011/24260
Karar Tarihi

Nitelikli zimmet suçundan sanık ...'in bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkümiyetine dair, Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21.02.2006 gün ve 2005/71 Esas, 2006/98 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi; Sanık müdafiin yasal süreden sonra vaki duruşmalı temyiz talebinin tayin olunan ceza miktarı da nazara alınarak CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: 5237 sayılı TCK.nun 212. maddesindeki "sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur" biçimindeki düzenleme nedeniyle, sanığın zimmeti sağlamak ve açığa çıkmasını engellemek için sahte "olur" ve "erzak giriş fişi" düzenleme eylemlerinde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkümiyet hükmü kurulması gerektiğinin düşünülmemesi zamanaşımı hükümleri nazara alındığında lehe yasa değişmeyeceği cihetle ve TCK.nun 53/1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanılmak suretiyle atılı suçu işleyen sanık hakkında aynı maddenin 5. fıkrasının uygulanmaması ise karşı temyiz bulunmadığından bozma nedenleri sayılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin a, b, c, d, e bentlerinde belirtilen ve güvenlik tedbiri mahiyetinde olduğu için kazanılmış hakka konu olmayan tüm hak ve yetkileri kullanmaktan 53/2-3. maddeleri de gözetilerek yoksun bırakılması yerine, sadece 53/1-a maddesinde yazılı hak ve yetkilerden yoksunluğa hükmolunması kanuna aykırı bulunduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan aynı Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasındaki “TCK.nun 53. maddesi gereğince 53/1-a maddesinde belirtilen sürekli süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda TBMM üyeliğinden veya devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim veya gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerden istihdam edilmekten yoksun bırakılmasına" dair kısmın çıkartılarak yerine, "5237 sayılı Yasanın 53/1. maddesinin a, b, c, d, e bentlerinde belirtilen haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, 53/1-c bendinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki haktan ise koşullu salıverilmeye kadar yoksun bırakılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2007/8397, K. 2011/24260, T. 24.11.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2007-8397-e-2011-24260-k-95a53be26428