Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2007/2206 E. 2011/22797 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2007/2206
Karar No
2011/22797
Karar Tarihi

Müteselsilen nitelikli zimmet suçundan sanık ...'nun bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda; zincirleme surette basit zimmet suçundan mahkümiyetine dair, Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 02.02.2006 gün ve 2004/342 Esas, 2006/27 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii ile katılan vekili tarafından istenilmiş ve incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine, dosya Yargıtay C.Başsavcılığının 23.02.2007 günlü tebliğnamesiyle daireye gönderilmekle 19.09.2007 Çarşamba saat 14.00'e duruşma günü tayin olunarak sanık müdafıine çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcılarından ... hazır olduğu halde oturum açıldı. Yapılan tebligat üzerine sanık müdafiin gelmediği ve ayrıca bir talepte de bulunmadığı anlaşılmakla Yargıtay C.Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde (DURUŞMASIZ) inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek, vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştı. Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu. Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Ayrıntıları Ceza Genel Kurulu'nun 08.02.2005 gün ve 2005/146-7 sayılı kararında belirtildiği üzere Türkiye ... Bankası personeli olan sanığın teselsül eden zimmet suçunun, 25.11.2000 tarihinde yürürlüğe giren 4603 sayılı Yasanın 1. maddesinin 2 ve 5. bendleri gereğince Türkiye ... Bankasının özel hukuk statüsüne tabi bir anonim şirket haline dönüştürülerek, personeli hakkında 233 ve 399 sayılı KHK.ların uygulanması ve dolayısıyla memur gibi cezalandırma olanağının bulunmaması karşısında, suç tarihleri itibarıyla 765 sayılı TCK ve özel düzenleme içeren 4389 ve bilahare yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankalar Kanununa tabi kılındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi de değerlendirilmek suretiyle 5252 sayılı Yasanın 9/3 ve CMK.nun 34 ve 230. maddelerine uygun olarak lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi, bunlardan lehine olan kanun hükümlerine göre uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, kamu görevlilerine özgü zimmet suçunu düzenleyen 5237 sayılı Yasanın 247/1, 43, 62 ve 53. maddeleriyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; 5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, bunu da kapsayacak biçimde sanığın hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar 53/1. maddede yer alan bütün haklardan ve bunları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi, Kanuna aykırı ve sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2007/2206, K. 2011/22797, T. 26.10.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2007-2206-e-2011-22797-k-cc5df61b133b