Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2006/6458 E. 2010/8248 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2006/6458
Karar No
2010/8248
Karar Tarihi

4389 sayılı Bankalar Kanunu’na muhalefet suçundan sanık ...’nun yapılan yargılanması sonunda; eyleminin zimmet suçunu oluşturduğunun kabulüyle lehe kabul edilen 5237 sayılı Yasa hükümlerine göre mahkümiyetine dair, Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinden bozma üzerine verilen 01.12.2005 gün ve 2004/341 Esas, 2005/315 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Yargıtay CGK.nun 07.11.2006 gün ve 2006/213-229 sayılı kararında açıklandığı üzere; CMK.nun 34/2, 231/2 ve 232/6. madde hükümleri karşısında kararda başvurulacak kanun yolu, başvuru şekli, süresi ve merciinin açıkça gösterilmesi gerektiği, aksi takdirde aynı Yasanın 40. maddesine göre eski hale getirme nedeni teşkil edeceği, mahkemece hükümde başvuru şekli ve temyiz süresi başlangıcının açıkça gösterilmemesi nedeniyle temyiz süresi yönünden katılan aleyhine sonuç doğuramayacağı ve katılan vekilinin temyiz isteminin de süresinde bulunduğu, meşru malikin belli olması halinde, zimmetin maddi konusunu oluşturan değerlerin karşılığının 5237 sayılı TCK.nun 55/2. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilemeyeceği anlaşıldığından tebliğnamedeki katılan vekilinin temyizinin süresinde olmadığından bahisle red öneren düşünceye ve kazanç müsaderesi konusunda eleştiri isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; Ancak; Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu'nun 04.05.2010 gün ve 2009/7-223 E., 2010/104 K. ve 08.02.2005 gün ve 2004/5-146 E., 2005/7 K. sayılı kararlarında vurgulandığı üzere; 25.11.2000 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4603 sayılı Yasanın 1. maddesinin 2 ve 5. fıkraları uyarınca, Türkiye ... Bankası, ... ve T.C. ... Bankası ile birlikte özel hukuk statüsüne tabi tutularak, anonim şirket haline dönüştürülmek suretiyle, personeli hakkında 233 ve 399 sayılı KHK.lerin uygulanması olanağı ortadan kaldırılmış, bu suretle de anılan banka personelinin memur gibi cezalandırılmaları olanaksız hale getirilerek, bu personelin zimmet ve nitelikli zimmet eylemleri nedeniyle, 765 sayılı TCK.nun 202. maddesinin tatbik yeteneği ortadan kaldırılmış ise de, anılan değişiklikle, banka mensuplarının bu tür eylemleri, suç olmaktan çıkarılmamış, banka aleyhine gerçekleştirdikleri zimmet ya da nitelikli zimmet eylemleri 4389 sayılı Bankalar Yasasının 22. maddesinin 3. fıkrası ve 01.11.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Yasasının 160. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile yaptırım altına alınmış olması karşısında 25.11.2000 tarihinden itibaren Türkiye ... Bankası personelinin zimmet suçlarında 4389 sayılı Yasanın 22 ve 5411 sayılı Yasanın 160. maddeleri, 25.11.2000 tarihinden önce işlenen zimmet suçlarında ise 4389 ve 5411 sayılı Yasaların anılan maddeleri ile 765 sayılı TCY.nın 202. maddesi uyarınca değerlendirme yapılıp, lehe olan yasa hükümleri uygulanarak hüküm kurulması suretiyle bir karar verilmesi gerekirken uygulanma olanağı bulunmayan 5237 sayılı Yasa uyarınca yazılı şekilde hüküm tesisi, Kabule göre de; Sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 53/1. maddesi uyarınca uygulama yapılırken aynı maddenin 3. fıkrası gözetilmeksizin 53/1-c madde ve bendinde sayılan velayet hakkı, vesayet veya kayyımlığa ait hakların koşullu salıverilmeye kadar kısıtlanması yerine infaz tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılma kararı verilmesi ve suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması, Kanuna aykırı, katılan vekili ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2006/6458, K. 2010/8248, T. 09.11.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2006-6458-e-2010-8248-k-bf34eaade234