Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2006/12846 E. 2010/7728 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2006/12846
- Karar No
- 2010/7728
- Karar Tarihi
Zimmet suçlarından sanık ...’nin yapılan yargılanması sonunda; 28.07.2004 günlü iddianame ile açılan kamu davasından beraetine, diğer suçlardan mahkümiyetine dair, Dinar Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.10.2005 gün ve 2004/129 Esas, 2005/68 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraet hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilini temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, Sanık hakkında kurulan mahkümiyet hükmünün temyiz incelemesine gelince; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 5271 sayılı CMK.nun 160. maddesi hükmüne göre soruşturmanın Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk kuvvetlerine ihbar ve şikayetin yapıldığı anda başlayacağından, Afyon Defterdarlığı Muhasebe denetmenince yapılan tahkikat sırasında, sanık hakkında zimmet suçunu işlediğinden bahisle 11.06.2004, 17.06.2004, 22.06.2004 ve 19.07.2004 tarihlerinde C.Savcılığına suç duyurusunda bulunduğu, sanığın iddia konusu zimmet suçuna konu miktarın bir kısmını idari tahkikat sırasında, bir kısmını hazırlığa kayıt tarihinden kısa bir süre sonra faizi ile birlikte ödediği, mahkemece, bilirkişi raporu tanzim edildikten sonra mal müdürlüğüne yazılan müzekkere üzerine eksik kaldığı iddia edilen 1.751.19 TL.yi hüküm öncesinde yatırdığı anlaşıldığından, ödeme iradesini ortaya koyan ve suça konu meblağı faizi ile birlikte kovuşturmadan önce ödeyen sanık hakkında TCK.nun 248/2. maddesinin 1. cümlesinin uygulanması gerektiği gözetilmeyerek 248/2. maddesinin son cümlesine göre indirim yapılmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, Atılı suçu zincirleme biçimde işlediği anlaşılan sanığa verilen cezanın TCK.nun 43. maddesi ile artırıma tabi tutulmaması, Sanık hakkında mahkümiyetin sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi, Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen 53/5. madde gereğince cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetknin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.