Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/9838 E. 2025/15979 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/9838
- Karar No
- 2025/15979
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/379 D.İş, 2022/410 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-17858 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/16127
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 28.01.2021 tarihinde davalı nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan araç ile davacının eşi ...'in sevk ve idaresinde bulunan aracın çarpışması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının eşinin vefat ettiğini, kaza tespit tutanağı ve ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporuna göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, davalı tarafından davacıya 150.429,00 TL tazminat ödemesi yapılmış ise de yapılan ödemenin eksik olduğunu, 01.07.2021 tarihinde davalıya bakiye tazminat başvurusu yapıldığını ancak sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının ve avans faizinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 14.12.2021 tarihli değer artırım dilekçesiyle talebini fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 169.622,73 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerine ilişkin olarak 14.06.2021 tarihinde yapılan 150.429,54 TL ödeme ile davalı şirketin sorumluluğunun sona erdiğini, davalıya başvuru için gerekli evraklar olmadan müracaat edildiğinden davanın usulden reddi gerektiğini, kaza tespit tutanağından sigortalı araca atfedilen kusuru kabul etmediklerini, dosyanın İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kuruluşlardan seçilecek kusur uzmanı bilirkişi kuruluna tevdiini talep ettiklerini, söz konusu kazanın iş kazası olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile 169.622,73 TL destekten yoksun kalma tazminatının 14.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının itirazlarının vekalet ücretine yönelik olmak üzere kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu kazanın, ifade tutanaklarından da anlaşılacağı üzere iş kazası olduğunu, kararda SGK tarafından yapılan ödemelerin tespit edilmediği ayrıca PSD hesaplaması da yapılmadan hüküm kurulduğunu, başvuru şartı yerine getirilmeden tahkim yoluna başvurulduğundan davanın usulden reddi gerektiğini, 14.06.2021 tarihinde yapılan 150.429,54 TL ödeme ile davalının sorumluluğunun sona erdiğini, davacının desteğinin kazada asli ve tam kusurlu olduğunu, ifade tutanaklarında belirtildiği üzere hem ehliyetsiz araç kullandığını hem de yüksek hız ile seyrederek söz konusu kazaya sebebiyet verdiğini, 13.08.2021 tarihli rapor ile kaza tespit tutanağında taraflara atfedilen kusur oranları arasında çelişki olup bu çelişkinin giderilmesi gerektiğini, dosyada temlikname söz konusu olduğunu, davacı tarafından düzenlenen avukatlık sözleşmesinde ödenecek toplam tazminat miktarının %20 oranındaki tutarın avukatlık ücreti olarak kararlaştırıldığını, İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/526 Esas sayılı derdest dosyasının avukatın temlik alacağına ilişkin olup bu dava dosyasının bekletici mesele yapılması ya da dosyadan el çekilmesi gerektiğini, bu durumun davalı nezdindeki poliçe limitinin tükenmesine sebep olabilecek nitelikte olduğunu, ıslah edilen kısım için ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, aktüer bilirkişinin PSD'yi dikkate alması ve ödeme tarihindeki yönteme göre hesaplama yapması gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 28.01.2021 tarihli trafik kazası sonucu davacının eşi olan desteğin ölümünden kaynaklanan bakiye destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Uyuşmazlık, trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Trafik kazası tespit tutanağında kazanın oluşumunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün sola dönüş kurallarına riayet etmediği, davacının desteği olan sürücünün aracın hızını kavşaklara yaklaşırken azaltmadığından kural ihlalinde bulundukları belirtilmiş, ceza yargılaması sırasında ATK'dan alınan 13.08.2021 tarihli bilirkişi raporunda ise kaza tespit tutanağı ile uyumlu kusur atıflarıyla davalıya sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu, davacının desteği olan sürücünün tali kusurlu olduğu belirlenmiş, Uyuşmazlık Hakem Heyetince tarafların kusur dağılımına yönelik olarak rapor alınmamış, ceza yargılamasında alınan ATK raporu hükme esas alınarak, sigortalı araç sürücüsünün %75 kusurlu olduğu kabulü ile karar verilmiş ve bu karara karşı davalı vekilinin kusur itirazı İtiraz Hakem Heyetince reddedilmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Somut olayda, dava konusu olaya ilişkin Hakem Heyetlerince kusur raporu alınmadığı, davalı tarafından ise kusura itiraz edildiği görülmektedir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, dava konusu trafik kazasına ilişkin dosya arasında mevcut tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur durumunun ve oranlarının tespiti için konusunda uzman bilirkişiden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir. 3.Davacı ... ... (...), davaya konu trafik kazasında hayatını kaybeden eşi ...'in desteğinden mahrum kaldığını ileri sürerek tazminat isteminde bulunmuştur. Destekten yoksun kalma iddiası ile açılan dava, ölümden sonraki süre boyunca doğacak zararın tazmini talebini kapsamaktadır. Bu nedenle yargılama boyunca davacının değişen durumu tazminatın belirlenmesi yönünden etkili olacaktır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53. maddesi gereği destekten yoksun kalma tazminatının mahiyeti ve amacı, ölenin eylemli yardımını alanların, desteğin ölümünden sonra da bu yardımdan mahrum kalmaması olduğuna göre destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilebilmesi için her şeyden önce destek alma hakkı olan kişinin, destek alma ihtiyacının devam etmesi gerekir. Bu itibarla; dul kalan eşin yeniden evlenmesi halinde destekten yoksun kaldığı sürenin önceki eşin ölüm tarihi ile davacının yeniden evlenme tarihi arasındaki süreye göre hesaplanması gerekmektedir. UYAP sistemi üzerinden davacının güncel nüfus kaydının incelenmesinde, davacı ... ... (...)'ın 30.04.2024 tarihinde, desteğin ölümünden sonra evlendiği anlaşılmaktadır. İtiraz Hakem Heyetince davacı eşin evlendiği hususu göz önünde bulundurularak desteğin ölüm tarihi ile davacının yeniden evlendiği tarihe kadarki gerçek zararının hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken davacının yeniden evlendiği tarihten sonraki dönem için de tazminat hesabı yapılmış olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.