Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/8739 E. 2025/16728 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/8739
- Karar No
- 2025/16728
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/105 E., 2023/105 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2023/İHK-6012
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/326904
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 13.03.2022 tarihinde davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı kazada davacıların eşi, babası ve oğlu olan .....''in vefat ettiğini, davacıların destekten yoksun kaldığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 8.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; bilirkişi raporu doğrultusunda dava değerini Eşi ... için 283.622,77 TL, kızı ..... için 22.653,09 TL, oğlu .... için 18.459,51TL, kızı .... için 29.333,23 TL, oğlu...... için 24.243,60 TL, oğlu ...... için 29.089,10 TL, annesi ...... için 45.683,40 TL, babası.... için 32.798,92 TL olmak üzere artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın usulden reddi gerektiğini, kusuru kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru sahiplerinin taleplerinin kabulü ile başvuru sahibi eşi ... için 283.622,77 TL, kızı ... için 22.653,09 TL, oğlu ... ... için 18.459,51TL, kızı... için 29.333,23 TL, oğlu ......... için 24.243,60 TL, oğlu .......... için 29.089,10 TL, annesi .... için 45.683,40 TL, babası ......... için 32.798,92 TL olmak üzere toplam 485.883,62 TL destekten yoksun kalma tazminatının, 29/04/2022 tarihinden itibasen işleyecek yasal faizi ile birlikte aleyhine başvuruda bulunulan davalıdan tahsili ile başvuranlara ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hesabın hatalı olduğunu, sigortalının kusurunun bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu gerçekleşen ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 1-Somut olayda, hakem heyetince davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazada %25 oranında kusurlu olduğu kabulüyle davalının tazminattan sorumluluğuna karar verilmiştir. Ancak varılan sonuç eksik incelemeye dayalıdır. Davalı ...'ne ZMSS poliçesi ile sigortalı araç sürücüsü ..........'in taksirle ölüme neden olma eyleminden dolayı yargılaması Konya 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/349 Esas ve 2023/478 Karar dosyasında yapılmış olup, mahkemece yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporu ve olaya ilişkin kamera görüntüleri birlikte değerlendirildiğinde; sanığın .. alt geçit kavşağından .. ... istikametine konvoy halinde seyir halinde iken .... Sokak no:12/C'ye geldiğinde önünde seyreden aracın sol tarafa manevra yapıp araç yolu üzerindeki müteveffaya çarpmaktan kurtarması neticesinde, müteveffaya çarpmamak için manevra yapma zamanının kalmadığı, konvoy halinde yasal sınırlar içindeki hız limitiyle seyrettiğinin kamera görüntülerinden anlaşıldığı, çarpma noktasından 40-50 metre ileride durarak yaralıya müdahele ettiği trafiğin yoğun olduğu bir zaman diliminde yoğun araç geçişlerinin olduğunu gören müteveffanın yakınlarda bulunan yaya üst geçidini ve kavşağı kullanmaksızın tedbirsiz ve dikkatsiz şekilde yola atlayarak kazaya sebep olduğu, önünde seyreden araçlardan müteveffayı görmesi mümkün olmayan sanığın müteveffaya çarpmasının kaçınılmaz olduğu, bu sebeple sanığın gerçekleşen kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmiş, katılan vekili ve C. Savcısının kararı istinafı üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 30.11.2023 tarih ve 2023/34 65... /3444 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine kesin olmak üzere karar verilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74 üncü maddesine ve yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, hukuk hâkimi, ceza hâkiminin belirlediği kusur oranı ve delil yetersizliğine davalı beraat kararı ile bağlı değil ise de, ceza mahkemesinde tespit edilen maddi vakıalarla bir başka deyişle sanığın isnat edilen eylemi gerçekleştirmediğinin kesin olarak tespiti olgusuna dayalı beraat kararı ile bağlıdır. Bu durumda, Hakem Heyetince davalı ...'ne trafik sigortalı araç sürücüsü davalı .............'in kazanın oluşumunda kusursuz olduğu gerekçesi ile verilen beraat kararının aşamalardan geçerek kesinleştiği de dikkate alınarak davacı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. 2-Bozma neden ve şekline göre davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 15.12.2025 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Davalının sorumluluğunda bulunan sigortalı aracın sürücüsü ile davacının desteği yayanın karıştığı trafik kazası neticesinde davacının desteğinin hayatını kaybettiği, bu nedenle davacının maddi tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmakla; Hakem Heyetince, kaza tespit tutanağı, ceza yargılamasında alınan Adli Tıp Kurumu raporu ve tahkim yargılamasında alınan kusur raporu doğrultusunda davalıya sigortalı aracın sürücüsünün tali kusurlu (%25 oranda) olduğu kabul edilerek karar verilmiştir. Türk Borçlar Kanunu (TBK) 49. maddesine göre; kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanun 50. maddeye göre; Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır ve 51/1. maddesine göre; Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler. Görüldüğü gibi haksız fiillerde kusur sorumluluğun temelini oluşturmaktadır. Haksız fiilden sorumluluğun doğması için zarar gören kişi karşı tarafın kusurunun varlığını ve ağırlığını ispat etmesi hakiminde tazminatın kapsamını belirlerken tarafların kusurlarını belirleyerek kusurlarının ağırlığını dikkate almalıdır. Karayolları Trafik Kanunu 85/1. maddesi gereği bir motorlu aracın karayolu ve karayolu sayılan yerlerde işletilmesinden dolayı üçüncü kişiler zarar görmüş olması durumunda zarar ile kaza arasında illiyet bağı kurulması ile birlikte aracın işleteninin tehlike sorumluluğu doğmaktadır. Her ne kadar işleten KTK 86/1. maddesine göre kendisinin kusurlu olması durumunda aracının verdiği zararlardan sorumluluktan kurtulması mümkün değil ise de KTK 86/2. maddesine göre; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir. Hakimin bu indirimi uygulayabilmesi içinde tarafların kusur oranlarını belirlemesi gerekir. Bütün bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde trafik kazası nedeniyle zarar gören kişinin zararını ve ödenecek tazminatı belirlemek için tarafların kusurunun tartışmaya yer vermeyecek şekilde hukuk hakimi tarafından belirlenmesi gerekir. TBK 74. maddesine göre; Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz. Buna göre, ceza yargılamasındaki tespit hukuk yargılamasında bağlayıcı olmayacağından, Hakem Heyetince uyumlu kusur raporları doğrultusunda verilen kararın bu yönden doğru olduğu ve davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan, Sayın Çoğunluğun, ceza mahkemesince davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu gerekçesi ile verilen kesinleşmiş beraat kararı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi şeklindeki bozma kararına katılmıyorum.