Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/8241 E. 2026/4182 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/8241
- Karar No
- 2026/4182
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/390 E., 2025/513 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 02.11.2008 tarihinde davacının yolcu olduğu aracın, yol genişletme çalışmaları sonrası yol ortasında bırakılmış olan elektrik direğine çarpması sonucu meydana gelen tek taraflı trafik kazasında yaralandığını ve malul kaldığını, aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta (ZMMS) poliçesini düzenleyen sigorta şirketine karşı açılan ... 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/626 Esas sayılı davasında müvekkilinin %56 oranında malul kaldığının tespit edildiğini ileri sürerek 1.000,00 TL maddi tazminatın tahsilini talep etmiş, tazminatın geçici iş göremezlik nedeniyle 500,00 TL, sürekli iş göremezlik nedeniyle 500,00 TL olduğunu açıklamış, 19.10.2017 tarihli dilekçesi ile toplam talebini 352.702,68 TL'ye artırmış, 14.11.2022 tarihli dilekçesi ile de talebini sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 1.556.632,54 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatı talebi yönünden 1.008,11 TL'ye ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 26.12.2017 tarihli ve 2016/17 Esas, 2017/469 Karar sayılı ilamı ile geçici iş göremezlik nedeniyle tazminat talepli davanın reddine, sürekli iş göremezlik nedeniyle tazminat talepli davanın kısmen kabulüne, 352.203,16 TL maddi tazminatın 02.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin bu kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin 04.07.20 19... /1042 Esas, 2019/1184 Karar sayılı ilamı ile davalı vekilinin, davalının sorumluluğuna ilişkin delillerin toplanmaması, kazanın oluşuna dair kusur raporu alınmaması gerekçeleri ile istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile geçici iş göremezlik nedeniyle tazminat talepli davanın reddine, sürekli iş göremezlik nedeniyle tazminat talepli davanın kısmen kabulüne, 352.203,16 TL maddi tazminatın 02.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesinin ilk kararının Bölge Adliye Mahkemesince esası incelenmeden kaldırıldığını, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iade edildiğini, bu açıdan taraflar yönünden usuli kazanılmış hak bulunmadığını, kaldırma kararı sonrası usuli kazanılmış hak oluşmadığından ve asgari ücret kamu düzenine ilişkin olduğundan güncel veriler dikkate alınarak yeniden hesap yaptırılarak bu rapora göre karar verilmesi gerektiğini, Anayasa Mahkemesinin 20.05.2024 tarihli kararında da açıkça kişinin maddi hukuka göre sahip olduğu hakkının mahkemece usuli kazanılmış hak kavramı ile ortadan kaldırılmasının adil yargılanma ve mahkemeye erişim haklarını ihlal edeceğinin belirtildiğini, davalının hesaba esas alınan ücrete ve tazminat miktarına ilişkin istinafı bulunmadığına göre bu hususlarda usuli kazanılmış hak doğduğunun söylenemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalı kurumun kusurlu olmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, kusurlu kurumun büyükşehir belediyesi olduğunu, ilk kararda kusur %100 kabul edilmiş iken kaldırma kararı sonrası kusur oranının %25 olarak belirlendiğini, kusur düşmüş olmasına rağmen tazminat miktarının arttığını, ilk kararı davacı vekili istinaf etmediğinden bu kararın davalı lehine usuli kazanılmış hak olduğunu, artışa karar verilemeyeceğini, davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek karar verilmesi gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; trafik kazası neticesi maddi tazminat talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; a. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 02.11.2008 tarihinde meydana gelmiştir. Bu durumda İlk Derece Mahkemesince; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak Adli Tıp Kurumu ya da ... Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. b. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52. maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. Somut olayda; davacının, aracın sürücüsü olan arkadaşının alkollü olduğunu bildiği ve alkollü sürücünün aracına bindiği sabittir. Davacının, araç sürücüsünün alkollü olduğunu bildiği hâlde bu araca kendi isteğiyle bindiği, kazanın oluşumunda alkollü sürücünün kusurlu bulunduğu, davacının yaralanması ile neticelenen kazanın meydana gelmesine, dolayısıyla muhtemel zararı doğuran fiile razı olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla TBK’nın 52. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesinin ilk kararına karşı sadece davalı vekili istinaf yoluna gittiğinden ilk karara esas alınan aktüer bilirkişi raporundaki veriler kullanılarak ve üst bentte açıklanan şekilde alınacak maluliyet raporunda belirlenecek maluliyet oranına göre davalının usuli kazanılmış hakları gözetilmek suretiyle yeniden hesap yaptırılarak %20 oranında müterafik kusur indirimi de yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Yukarıda (2/a) ve (2/b) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.