Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/6584 E. 2025/12129 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6584
- Karar No
- 2025/12129
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2016/168 Esas 2016/144 Karar
Mahkeme kararı davalı asıl tarafından katılma yoluyla temyiz edilmiş; mahkemece, temyiz talebinin süresi içinde yapılmadığı gerekçesi ile kararın temyiz edilmemiş sayılmasına dair ek karar verilmiş olup 10.04.2025 tarihli ek karar davalı asıl tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Mahkemece davalının süresi içinde kararı temyiz etmediği gerekçesiyle ek karar verilerek kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmiş ise de; davacı vekilinin temyiz dilekçesinin davalıya 07.04.2025 tarihinde tebliğ edildiği ve davalı tarafından temyize cevap dilekçesi ile birlikte temyiz talebinde bulunulduğu ancak mahkemece davalının bu talebi katılma yoluyla temyiz talebi olmasına rağmen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren temyiz süresi içinde temyiz edilmediği gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verildiği ve bu kararın davalıya 22.04.2025 tarihinde tebliğ edildiği, ek kararın ve asıl kararın katılma yoluyla davalı tarafından süresi içinde temyiz edildiği anlaşılmakla, temyiz edilmemiş sayılmasına dair mahkemenin 10.04.2025 tarihli ek kararının kaldırılması gerekmiştir.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; mülkiyeti kendisine ait olan 1998 model ... marka ... plakalı aracın davalı tarafından kazaya uğratılması nedeni ile hasar bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı, kazanın meydana gelmesinde bir kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 30.05.2013 tarihli ve 2012/268 Esas, 2013/269 Karar sayılı kararı ile kazanın meydana gelmesinde davalının tamamen kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur. Anılan kararın temyizi üzerine; Dairemizin 09.12.2015 tarihli, 2015/834 esas 2015/14469 karar sayılı kararıyla; "Davalı, kamu görevi sırasında kusuru ile zarara yol açmıştır. Davalının veterinerlik mesleği yanında şoförlük hizmeti karşılığında ücret almaması nedeniyle, tazminatın tamamından sorumlu tutulması, hakkaniyet öğesinin kapsam belirlemede dikkate alınmamış olunması sonucunu doğurur. Şu durumda anılan öğe değerlendirmeye katılarak belirlenen tazminattan belirli bir indirim yapılması gereklidir. Mahkemece; olayın, davalının asli görevi olmayan şoförlük hizmetini ifa ettiği sırada meydana gelmiş olması, olay yerinin coğrafi ve iklimsel özellikleri, yol ve hava şartları ve dosya kapsamındaki diğer olgular gözetilerek TBK'nın 52/2. maddesi uyarınca uygun miktarda hakkaniyet indirimi yapılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup kararın bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile %30 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak 4.375,00 TL kamu zararının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yapılan hakkaniyet indiriminin fazla olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. Davalı katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde bir kusurunun bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Mahkemece verilen 10.04.2025 tarihli ek kararın KALDIRILMASINA, 2.Davacı vekilinin ve davalının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya iadesine, 492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/J maddesi uyarınca davalıdan harç alınmamasına, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.