Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/657 E. 2025/10503 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/657
- Karar No
- 2025/10503
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/238 E., 2023/222 K. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı, davalı ve feri müdahiller vekilleri tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 15.10.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... ile davalı vekilleri Avukat ..., Avukat ... ve feri müdahil ... vekili Avukat ... geldiler. Tarafların vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra eksiklik nedeni ile geri çevrilen dosya eksik hususlar tamamlanarak tekrar gelmekle işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 02.07.2025 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... . aleyhine tazminat davası açıldığını ve bu dava ile tazminat alacağına hükmedildiğini, davalı hakkında icra takibi başlattıklarını ancak davalının üzerine kayıtlı olan ... Mahallesi 3175 ada 2 parseldeki benzin istasyonu vasfındaki taşınmaz ile ... Mahallesi 5688 ada 1 parselde kayıtlı taşınmazın muvazaalı olarak diğer davalı şirkete devrolunduğunu belirterek, bu tasarrufun iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde, davanın reddini talep etmişlerdir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 02.06.2016 tarihli ve 2015/134 Esas, 2016/171 Karar sayılı kararı ile; davacının başvurusu harcını süresinde tamamlamadığı gerekçesi ile davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 24.06.2018 tarihli ve 2016/13349 Esas, 2018/8129 Karar sayılı ilamı ile; davacının Adli Müzaharet talebinin reddinin ve buna dayalı olarak davanın açılmamış sayılma kararının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile mahkeme kararı bozulmuştur. 3.Mahkemece bozma sonrasında yapılan yargılama sonunda, 30.06.2020 tarih, 2019/1 Esas ve 2020/93 Karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karar da Dairenin 08.12.2021 tarih, 2021/15046 Esas-2021/9963 Karar sayılı ilamı ile, "...İİK’nın 184. maddesine göre iflasın açılması ile müflisin haczi kabil bütün mal ve hakları iflas masasına girmektedir. Borçlunun iflastan önce alacaklılarına zarar verme kastı ile yapmış olduğu tasarruflarla ilgili tasarrufun iptali davasını açma hakkı iflas masasının yasal temsilcisi olan iflas idaresine aittir. (İİK’nun 187,277/2) Ancak İflas idaresi İİK’nun 245 ve 255/2. maddeleri uyarıca dava hakkını alacaklıya devredebilir. Alacaklı ancak bu takdirde dava açabilir veya açılmış davayı takip edebilir. Bu durumda alacaklının dava hakkının kendisine devredildiğini belgelemesi gerekecektir. Eldeki dava açıldıktan sonra davalı borçlu şirketin Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/379 E- 2019/12 K sayılı dosyasından yapılan yargılama sırasında 01.07.2019 tarihinde iflasına karar verildiği anlaşıldığından, öncelikle mahkemece iflas kararının kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak kesinleşmemiş ise kesinleşmesinin beklenmesi, kesinleşmiş ise ikinci alacaklılar toplantısının yapılmasından 10 gün sonrasına kadar iptal davasının durdurulmasına karar verilmesi ve davacı alacaklıya İİK’nun 245 ve 255/2 madde gereğince davayı takip konusunda aldığı belge varsa sunması için süre verilmesi, sunulduğu takdirde davanın esasının incelenmesi, sunulmadığı takdirde davanın iflas idaresine ihbarı ile taraf teşkilinin sağlanması ve iflas idaresinin huzuru ile davaya devam edilerek davanın esasının incelenmesi ve hükmün iflas idaresi lehine veya aleyhine kurulması gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir. 2- Bozma neden ve şekline göre davalı müflis ... iflas masasını temsilen iflas idaresi vekilinin ve davalı ... Gıda İnşaat ve İhtiyaç Maddeleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekilinin temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir..." gerekçesi ile karar bozularak mahkemesine gönderilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... Davaya konu ... İli, ... İlçesi, ... (...) mahallesi 3175 ada, 2 parsel sayılı taşınmazın satış tarihi 02.11.2008 tarihi olup, eldeki davanın ilk açılış tarihi 30.04.2015 tarihi olmakla, İİK’nun 284. maddesinde iptal davasının tasarruf tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılacağının hükme bağlanmış olup; devir tarihi ile dava tarihi arasında İİK'nun 284.madde kapsamında 5 yıllık süre geçtiğinden davanın bu taşınmaz yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle REDDİNE, karar verilmiştir. Davaya konu ... İli, ... İlçesi, ... (...) mahallesi 5688 ada, 1 parsel zemin kat 2 nolu bağımsız bölümün satış tarihi 19.11.2012 tarihi olup, eldeki davanın ilk açılış tarihi 30.04.2015 tarihi olmakla, İİK’nun 284. maddesinde iptal davasının tasarruf tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılacağının hükme bağlanmış olup; devir tarihi ile dava tarihi arasında İİK'nun 284. madde kapsamında 5 yıllık süre geçmediğinden davalıların hak düşürücü sürenin geçtiğine yönelik savunmalarına itibar edilmemiş, taşınmazların devir tarihleri dikkate alındığında iptali istenen tasarrufların takibe konu borçtan sonra yapıldığı açıktır. Asıl borçlu ... Grup Yatırım A.Ş'nin iflasına mahkeme kararı ile kesin olarak karar verilmekle, aciz vesikası yönünden itirazlar yerinde görülmemiş, şirketin iflasına karar verilmiş olmakla, borçlunun ödeme güçsüzlüğü içinde olduğu, mal varlığının borçlarını ödemeye yetmeyeceği kanaati hasıl olmuştur. İİK'nun 280. Maddesinde mal varlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastı ile yaptığı tüm işlemler borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmiş, 3. Kişi konumundaki davalı ... A.Ş ile asıl borçlu ... Grup Yatırım A.Ş.'nin ... ilinde faaliyet gösteren şirketler olması ve şirketlerin birbirlerini tanıdıkları kanaatine varılmakla, İİK 280/1 maddesi gereğince davacının alacaklı ve ferileri ile sınırlı olmak üzere Davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile, davaya konu ... İli, ... İlçesi, ... (...) mahallesi 5688 ada, 1 parsel zemin kat 2 nolu bağımsız bölümün davalı/borçlu müflis ... Grup Yatırım A.Ş ile davalı ... Akaryakıt ve Gıda Sanayi Ticaret Ltd. Şti. (... Gıda İnşaat ve İhtiyaç Maddeleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi) arasındaki satış şeklindeki tasarruf işleminin iptaline, Kayseri 5. İcra Müdürlüğünün 2014/22233 Esas sayılı dosyasındaki alacak ve ferileriyle sınırlı olmak üzere müflis ... Grup Yatırım A.Ş. iflas idaresine cebri icra ve satış yetkisi verilmesine.." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davayı iflas idaresi takip ettiğinden, kararın iflas masası lehine kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. Fer-i Müdahiller vekili temyiz dilekçesinde, iflasın ertelenmesi talebi üzerine Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/232 Esas sayılı dosyasından verilen 24.09.2013 tarihli ara kararı ile İİK'nın 179/a ve b maddelerindeki tedbirlerin uygulanmasına karar verildiğini, bu tarihten borçlu şirketin iflasının açıldığı 07.01.2019 tarihine kadar iflasın ertelendiğini bu nedenle zaman aşımı ve hak düşürücü sürelerin durduğunu, İİK'nın 284. maddesindeki 5 yıllık sürenin de durduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Dava İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bir mahkeme kararının gerekçesi, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyar; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterir. Tarafların, o dava yönünden, hukuk düzenince, hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay'ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta bir gerekçe bölümünün bulunması zorunludur. Bütün mahkemelerin ve her türlü kararların gerekçeli olarak yazılması gerektiğini öngören Anayasa'nın 141/3. maddesi ve ona koşut bir düzenleme içeren 6100 sayılı HMK'nın 27 ve 297. maddeleri işte bu amacı gerçekleştirmeye yöneliktir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.04.2010 gün ve 2010/11-195 E., 238 K. sayılı usulden bozmayı kapsayan ilamının gerekçesinde de vurgulandığı üzere, "Yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının, açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir." Nitekim, 07.06.1976 gün ve 3/4-3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde yer alan "Gerekçenin, ilgili bilgi ve belgelerin isabetle takdir edildiğini gösterir biçimde geçerli ve yasal olması aranmalıdır. Gerekçenin bu niteliği, yasa koyucunun amacına uygun olduğu gibi, kararı aydınlatmak, keyfiliği önlemek ve tarafları tatmin etmek niteliği de tartışma götürmez bir gerçektir" şeklindeki açıklama ile de aynı ilkeye vurgu yapılmıştır. Anılan husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir. Aksine düşünce ve uygulama, gerek yargı erki ile hakimin, gerek mahkeme kararlarının her türlü düşünceden uzak, saygın ve güvenilir olması ilkesi ile bağdaşmaz. Somut olayda, mahkeme 13.06.2023 tarihli gerekçeli kararın "Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe" bölümünde "Tüm dosya kapsamı, tarafların itiraz, beyan ve delilleri bir arada değerlendirildiğinde, davaya ve takibe konu icra dosyasındaki asıl alacak için davacı alacaklılar tarafından asıl borçluya yönelik olarak yapılan icra takibi neticesinde alacak miktarı bakımından yapılan takipte ... Grup Yatırım A.Ş.'nin iflas erteleme kararının olması nedeniyle icra takiplerinin durdurulduğu ve 01.07.2019 tarihi itibariyle de ... Grup Yatırım A.Ş'nin iflasına karar verildiği dava konusu taşınmazların devir tarihinin 02.11.2008 ve 19.11.2012 tarihleri olduğu dava konusu asıl alacağın doğduğu tarih haksız fiilin vuku bulduğu tarih olan 26.11.2005 tarihi olduğu, dolayısıyla asıl alacağın devir tarihinden önce gerçekleştiği anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı ...Ş'nin iflas ertelenmesine karar verildiği tarihten itibaren sürelerin işlemeyeceği anlaşılmakla, davalı ... A.Ş vekilinin zamanaşımı ve hak düşürücü itirazlarının reddine karar verilmiştir. " şeklinde bir gerekçeye yer verildikten sonra dava konularından, ... İli, ... İlçesi, ... (...) mahallesi 3175 ada, 2 parsel sayılı taşınmaz yönünden: "taşınmazın satış tarihinin 02.11.2008 tarihi eldeki davanın ilk açılış tarihinin ise 30.04.2015 tarihi olduğu, devir tarihi ile dava tarihi arasında İİK'nun 284.madde kapsamında öngörülen 5 yıllık süre geçtiğinden davanın bu taşınmaz yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir." denilmesinin kararın gerekçesi ile hüküm kısmı arasında çelişki meydana getirdiği anlaşılmaktadır. Mahkeme kararının gerekçe kısmı ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturulması HMK'nın 298/2. maddesine aykırı ve başlı başına bozma sebebidir. 2.Bozma nedenine göre davacı vekili ve davalı ... Gıda İnşaat ve İhtiyaç Maddeleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekilinin tüm, Fer-i müdahiller vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünün (1) nolu bendinde açıklanan sebeplerle Fer-i müdahiller vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı ... Gıda İnşaat ve İhtiyaç Maddeleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekilinin tüm, Fer-i müdahiller vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı ile davalı ... Gıda İnşaat ve İhtiyaç Maddeleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.