Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/4950 E. 2025/12151 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4950
Karar No
2025/12151
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2025/44 E., 2025/114 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının 02.06.2014 tarihinde davacıların babaları olan Doç. Dr. ...’i kasten öldürdüğünü, 5 adedi ayrı ayrı öldürücü nitelikte 14 adet kesici ve delici alet yaralamasıyla ve boğazını da kesmek suretiyle insafsızca öldürdüğünü, olaya ilişkin ceza yargılamasının Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/463 Esasından yapıldığını, davalının eylemi sabit görülerek cezalandırıldığını, müteveffanın başarılı bir akademisyen olduğunu, davacı ...’nın üniversiteyi yeni kazandığını, diğerlerinin de öğrenci olduklarını, davacı ...’nin 5 yaşındayken böyle korkunç bir olay sonucu babasını kaybettiğini, davacı ... ile ...’nın ergenlik dönemlerinde bu korkunç olayı gazetelerden, haberlerden öğrendiklerini, üzüntülerini ve yaşadıklarını anlatmanın mümkün olmadığını belirterek açılan belirsiz alacak davasında her biri için ayrı ayrı 1.000,00 TL maddi ve 400.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 03.12.2019 tarihli dilekçeyle taleplerini davacı ... için 258.263,84 TL'ye, davacı ... için 932.020,65 TL'ye ve davacı ... için 370.626,38 TL'ye artırmıştır.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ceza yargılamasında maddi gerçeğe ulaşılmadığını, delillerin eksik toplandığını ve yanlış değerlendirildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin ilk kararı ile alınan 24.02.2020 tarihli bilirkişi ek hesap raporunun denetime elverişli olduğu, ceza dosyası içeriğinden davalının müteveffayı karın bölgesinden bıçak darbeleriyle yaraladığı, müteveffanın yardım istemek için bağırması üzerine de boğazını kestiği, müteveffada 5 adedi ayrı ayrı öldürücü nitelikte 14 adet kesici ve delici alet yarası tespit edildiği, müteveffanın cesedinin üç gün boyunca odasında kaldığı ve koktuğu, fiilin işleniş biçiminin vahim nitelikte olduğu ve davacılarda derin ve ciddi manevi hasar bıraktığı gerekçesiyle davacı ...’in maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 192.820,65 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davacı ...’in manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 200.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ...’in maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 280.273,54 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay (02.06.2014) tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ...’in manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 200.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ...’in maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 826.034,03 TL destekten yoksun kalma tazminatının davacı ...’in manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 200.000,00 TL manevi tazminatın olay (02.06.2014) tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak anılan davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin kararı ile 24.02.2020 tarihli raporda anne babaya pay ayrılmasının yerinde olduğu, manevi tazminatın dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Daire; davalının eyleminin Yargıtay tarafından onanarak kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile sabit olması ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, somut olayda; olay tarihi, olayın meydana geliş biçimi, davalının eyleminin ağırlığı, davacıların öldürülenin çocukları olmaları, ceza dosyası içeriğinden "davalının müteveffayı karın bölgesinden bıçak darbeleriyle yaraladığı, müteveffanın yardım istemek için bağırması üzerine de boğazını kestiği, müteveffada 5 adedi ayrı ayrı öldürücü nitelikte 14 adet kesici ve delici alet yarası tespit edildiği, müteveffanın cesedinin üç gün boyunca odasında kaldığı ve koktuğu", fiilin işleniş biçiminin vahim nitelikte olduğu, küçük yaşlarda olan davacıların olayı gazete ve haberlerden öğrenmeleri nedeniyle üzerlerinde derin ve ciddi manevi hasar bıraktığı ve yukarıdaki ilkeler ile özellikle olayın vehameti göz önüne alındığında davacının talebinin makul olduğu göz önüne alındığında davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarlarının çok az olduğu, daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmek üzere Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; maddi tazminata ilişkin verilen kararın usulen kesinleştiği, manevi tazminat yönünden ise bozma ilamında belirtilen gerekçelerle davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle; "1- Davacı ...’in maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, a- 192.820,65 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay (02.06.2014) tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, b- 30.851,30 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, c- 30.000 TL vekalet ücretinin bu davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 2- Davacı ...’in manevi tazminat davasının kabulü ile, a- 400.000 TL manevi tazminatın olay (02.06.2014) tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, b- 64.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, 3- Davacı ...’in maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, a- 280.273,54 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay (02.06.2014) tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, b- 44.843,77 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, c- 30.000 TL vekalet ücretinin bu davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4- Davacı ...’in manevi tazminat davasının kabulü ile, a- 400.000 TL manevi tazminatın olay (02.06.2014) tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, b- 64.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, 5- Davacı ...’in maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, a- 826.034,03 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay (02.06.2014) tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, b- 127.644,76 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, c- 30.000 TL vekalet ücretinin bu davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6- Davacı ...’in manevi tazminat davasının kabulü ile, a- 400.000 TL manevi tazminatın olay (02.06.2014) tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, b- 64.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine" karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; mahkemenin ilk kararını temyiz etmeyen davalının lehine ancak müvekkili ... aleyhinde hükmedilen vekalet ücretinin 9.307,61 TL iken 30.000 TL'ye, ... aleyhinde davalı vekiline verilen vekalet ücretinin 12.533,52 TL iken 30.000 TL' ye, ... aleyhinde davalı vekili lehine vekalet ücretinin ise 14.018,13 TL iken 30.000 TL'ye çıkarıldığını, maddi tazminat kesin hüküm halini almış olup artık davalı vekili lehine önceki kararda belirtilen miktarlar üzerinde bir meblağa vekalet ücreti olarak hükmedilmesinin mümkün olmadığını belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; olaya dair maddi gerçeklerin tam veya yeterli düzeyde araştırılmadığını, davacıların ölüm aylığı ve ölüm gelirlerinin hesaplamada göz önüne alınmadığını, müteveffanın sağlık durumu ve genetik riskleri dikkate alınmadan aktif yaşam süresinin hesaplandığını, hakkaniyete aykırı şekilde fahiş manevi tazminata hükmedildiğini, usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kasten öldürme nedeniyle geride kalan davacı çocukların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına özellikle, daha önce temyize konu edilip bozma kapsamı dışında bırakıldığı için kesinleşen yönlerin yeniden incelenmesinin mümkün olmamasına göre davalının tüm ve davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2. Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Yargıtay tarafından bozulan bir hüküm temyiz etmeyen taraflar bakımından ilk hali ile kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme, kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla; kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur.

Somut olayda, bozma kararı öncesinde mahkemece adı geçen davalıya karşı açılan dava kısmen kabul edilmiş ve davacı ...’in maddi tazminat davası nedeniyle 9.307,61 TL, davacı ...’in maddi tazminat davası nedeniyle 12.533,52 TL, davacı ...’in maddi tazminat davası nedeniyle 14.018,73 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, kararın davacılar tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davacı taraf vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve karara karşı yalnızca davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin maddi tazminatlara dair ilk kararı davalı tarafından temyiz edilmediği için davalı yönünden kesinleşmiş, Dairemiz bozma kararı kapsamı dışında kalan maddi tazminat miktarları ve maddi tazminatlar nedeniyle hükmedilen vekalet ücretleri davacılar lehine usuli kazanılmış hak oluşturmuştur. Bu bağlamda bozma sonrası verilen ikinci kararda davalı için davacı ...’in maddi tazminat davası yönünden 30.000,00 TL, davacı ...’in maddi tazminat davasının yönünden 30.000,00 TL ve davacı ...’in maddi tazminat davasın yönünden 30.000,00 TL olmak üzere vekalet ücretinin tahsiline karar verilmesi hatalı olmuştur. Ne varki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.

VII. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm kısmında yer alan "1-...c- 30.000,00 TL vekalet ücretinin bu davacıdan alınarak davalıya verilmesine,... 3- ... c- 30.000,00 TL vekalet ücretinin bu davacıdan alınarak davalıya verilmesine,... 5-... c- 30.000,00 TL vekalet ücretinin bu davacıdan alınarak davalıya verilmesine" maddelerinin hükümden çıkarılmasına yerine "1- ...c- 9.307,61 TL vekalet ücretinin bu davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ... 3- ... c- 12.533,52 TL vekalet ücretinin bu davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ... 5-... c- 14.018,73 TL vekalet ücretinin bu davacıdan alınarak davalıya verilmesine" ibarelerinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/4950, K. 2025/12151, T. 10.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2025-4950-e-2025-12151-k-05874223dd28