Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/4798 E. 2025/11574 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4798
- Karar No
- 2025/11574
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1071 - 2022/1071 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-65494 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/265453
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 08.10.2020 tarihinde tarihinde müvekkilinin sürücüsü olduğu motosiklet ile karıştığı çift taraflı trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını ileri sürerek HMK 107. madde gereğince şimdilik 40.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini 410.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun kabulü ile 410.000,00 TL’nin yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile vekalet ücretine ilişkin itirazın kabulüne, diğer itirazların reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; eksik evrakla başvuru yapıldığını, hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur raporu alınması gerektiğini, tazminat hesaplamasında %1,8 teknik faiz kullanılması gerektiğini, davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ancak 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilebileceğini ileri sürmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; a.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata yapılması gerekir. Somut olayda, davacı tarafından sunulan ... Üniversitesi tarafından düzenlenen 24.12.2021 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası antiepileptik tedavi başladığı buna bağlı olarak nöbeti olmayan ancak nöbet geçirme riski olanlar (epilepsi), akciğer solunum bozukluğu ve travma sonrası stres bozukluğundan toplam %36 oranında iş göremezlik hesaplandığı, raporun dört adli tıp uzmanı, bir ruh sağlığı uzmanı, bir ortopedi uzmanı ve bir ramotoloji uzmanı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığı; Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından alınan sağlık kurulu raporuna göre ise, göğüs hastalıklarından ve sinir sistemi (epilepsi, nöbeti olmayan ancak nöbet geçirme riski olanlar) arazlarından toplam %24 oranında iş göremezlik hesaplandığı, davacının kazadan kaynaklı sürekli maluliyet oranının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi hakkındaki Yönetmelik hükümlerine ve bir adli tıp uzmanı,bir ruh sağlığı uzmanı ve bir nöroloji uzmanı tarafından hazırlandığı, hakem heyeti tarafından %24 sürekli maluliyetin esas alınarak sonuca gidildiği anlaşılmaktadır. Dosyanın incelenmesinde, davacının kazadan kaynaklı sürekli maluliyet oranının belirlendiği 24.12.2021 tarihli maluliyet raporu (%36) ile hakem heyeti tarafından alınan maluliyet raporu (%24) arasında bu haliyle farklılık mevcut olup olay tarihi olan 08.10.2020 tarihi itibariyle uygulanması gereken yönetmelik Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik olmakla birlikte dosyada aynı mevzuata göre düzenlenen ve birbiri ile çelişen iki ayrı maluliyet raporu bulunmaktadır. Şu halde, davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) içerisinde gögüs hastalıkları uzmanı ile nöroloji uzmanı bulunan heyetten kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve bizzat muayene edilmek suretiyle dosyada bulunan raporların da irdelenmesi ve çelişkiler giderilerek maluliyetin tespiti için en yakın üniversite adli tıp anabilim dalı başkanlığından yeniden maluliyet raporu alınarak sonuca gidilmesi gerekirken, maluliyet oranları arasındaki çelişki giderilmeden sonuca gidilmesinin isabetli olmadığı anlaşılmış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. b.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde, kaza tespit tutanağının düzenlendiği, buna göre davacı motosiklet sürücüsünün kavşaklara yaklaşırken yavaşlamamak, davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün ise sola dönüş kurallarına riayet etmemek ve alkollü araç kullanmamak kurallarını ihlal ettikleri, her iki tarafın da bu nedenlerle kusurlu olduğu; hakem tarafından trafik bilirkişisinden rapor alındığı, alınan rapor göre davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün %75, davacı motosiklet sürücüsünün ise %25 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, hakem tarafından davacının tazminat talebinin %75 kusur üzerinden hesaplandığı anlaşılmaktadır. Olayın meydana geliş şekli, olayın meydana geldiği yer ve özellikleri, tarafların konumu gibi hususlar değerlendirildiğinde, kusur oranlarına ilişkin yapılan araştırma yeterli görülmemiş olup eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Şu halde; İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin dosya arasında mevcut tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden seçilecek üç kişilik uzman bilirkişi kurulundan kusur oranları arasında oluşabilecek çelişkiyi de giderecek mahiyette, uzlaştırıcı, denetime açık, ayrıntılı ve kusur oranlarının belirtildiği rapor aldırılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2.a) ve (2.b) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 08.07.2025 tarihinde Başkan ... ve Üye ...'nin karşı oyları ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dosya kapsamından, çift taraflı trafik kazasında davacının motosiklet sürücüsü olduğu, kaza tespit tutanağı ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan kusur bilirkişi raporuna göre davacının % 25 oranında, davalının sigortalısının % 75 oranında kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Kaza tespit tutanağı ile uyumlu kusur raporu bulunmasına göre yeniden kusur raporu alınmasına gerek olmadığı görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun (2-b) numaralı bentteki bozma kararına katılmıyoruz.