Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/3042 E. 2025/11546 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3042
- Karar No
- 2025/11546
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/303 E., 2024/722 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bu kez davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak, İlk Derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 15.07.2015 tarihinde zorunlu trafik sigortası bulunmayan motosikletin, davacının yolcu konumunda olduğu araçla karıştığı trafik kazası sonucu müvekkilinin ağır derecede yaralandığını, kaza nedeniyle açılan ceza davasında tüm kusurun sigortası olmayan motosiklet sürücüsü ... 'da olduğunun tespit edildiğini, bu kazadan sonra müvekkilinin sürekli ve geçici iş gücü kaybına uğradığını, Güvence Hesabına davadan önce yapılan başvurudan sonuç alamadıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, sürekli ve geçici iş gücü kaybından dolayı 100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 07.11.2019 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 260.947,17 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu trafik kazasına sebebiyet veren plakası olmayan aracın, tescilsiz olduğunun kaza tespit tutanağı gereğince sabit olduğunu, tescilsiz bir aracın zorunlu mali mesuliyet (trafik) sigortası yaptırma zorunluluğu olmadığı için Güvence Hesabının sorumluluğunun da bulunmadığını, tescilsiz aracın motosiklet mi yoksa motorlu bisiklet mi olduğunun mahkemece tespiti gerektiğini, müvekkili olduğu kurumun geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, hatır indirimi gerektiğini, Güvence Hesabının sorumluluğunun teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, tazminata hükmedilecek ise tazminatın içeriğinin 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren "Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları" ile belirleneceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ 1. KARARI İlk Derece Mahkemesinin 30.01.2020 tarihli ve 2017/53 Esas, 2020/66 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile 260.947,17 TL'nin 07.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak) davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin 29.01.2021 tarihli ve 2020/700 Esas, 2021/85 Karar sayılı kararıyla; maluliyet raporunun yönetmelik yönünden yerinde olduğu, davacının emniyet kemeri takmadığına ilişkin bilgi bulunmadığı, ancak 50,00 TL'lik geçici iş göremezlik talebi yönünden olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesinin doğru olmadığı, aracın silindir hacmi gözetilerek tescile tabi olup olmadığı hususunda değerlendirme yapılması gerektiği, yerel mahkemenin ticaret mahkemesi sıfatıyla yargılamayı yürütmesi ve karar vermesi gerektiği, hasar dosyası celbedilerek davalının temerrüt tarihinin tayin edilmesi gerektiği gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (6) ncı alt bendi gereğince davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince Kaldırma Kararı Sonrasında Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin bozma öncesi verdiği kararı ile; davanın kabulüne ve 260.997,17 TL'nin 01.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak) davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Kaldırma Kararı Sonrası İlk Derece Mahkemesi Kararına Karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin başvurusu esastan reddedilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Dairenin 26.09.2023 tarih ve 2022/16923 Esas ve 2023/9821 Karar sayılı sayılı ilamı ile davalının bir kısım temyiz itirazları reddedilmiş, diğer temyizi yönünde de Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve ekindeki cetvellere göre davacının maluliyetini belirleyen, kaza ile illiyet bağı kuran, denetime elverişli olacak şekilde ATK'dan ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre (maluliyet oranı ve hesaplamalar bakımından davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) karar verilmesi için mahkeme kararı bozulmuştur. B. Bozmaya Uyularak Verilen Mahkeme kararı Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının kabulüyle 260.997,17 TL'nin 01.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak) davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının başvuru şartını yerine getirmediğini, aracın tescile tabi olup olmamasına bakılmaksızın tescilsiz araç nedeniyle müvekkili kurumun sorumluluğunun bulunmadığını, kaza tespit tutanağı ile kusur raporları arasındaki çelişkiler giderilmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davacının maluliyetini kabul etmediklerini, davacının müterafik kusurlu olduğunu, aynı kazadan kaynaklı birden fazla ölü ve yaralı olduğunu, davalar açıldığını, limitin tükendiğini, garame hesabı yapılması gerektiğini, bozma öncesi raporda hesaplamanın %1,8 teknik faiz esasına göre yapıldığını, bozma sonrası hesap raporunun hatalı olduğunu, kazanılmış hakları ihlal edilerek karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunmayan motosikletin karıştığı 15.07.2015 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun (karşı araçta yolcu) uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşıdlığından davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazları reddedilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin 20.01.2020 tarihli 2017/53 Esas ve 2020/66 Karar sayılı tazminatın kabulüne yönelik kararı davalı ... tarafından istinaf edilmiş, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nin 29.01.2021 tarih ve 2020/7 00... /85 Karar sayılı kararı ile delillerin usulünce ve tam manasıyla toplanmadan hüküm kurulduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvuru sebepleri kısmen kabul edilerek kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir. İlk Derece mahkemesince yeniden yapılan yargılamada 23.09.2021 tarih ve 2021/ 94... /510 karar sayılı karar ile 260.997,17 TL (50,00 TL'si geçici iş göremezlik tazminatı) maddi tazminatın kabulüne karar verilmiştir. Bu karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusu reddedilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından temyizi üzerine Daire'nin 26.09.2023 tarih ve 2022/16923 Esas ve 2023/9821 Karar sayılı kararı ile davalı vekilinin bir kısım temyiz itirazları kabul edilerek, davacının maluliyetinin kaza tarihinde yürürlükte olan Özür Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve ekindeki cetvellere göre belirlenmesi, sonucuna göre de davalı tarafın usuli kazanılmış haklarının korunarak karar verilmesi gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bozma kararı uyarınca alınan maluliyet raporunda davacının kazadan kaynaklı sürekli iş göremezliğinin %29 olduğu tespit edilmiş ve mahkemece alınan yeni hesap raporunda, bozma öncesi alınan 01.11.2019 tarihli hesap raporuındaki asgari ücret verileri ile TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre muhtemel ömür süresi belirlenip progresif rant yöntemine göre davacının sürekli iş göremezlik tazminatının 281.065,75 TL olduğu tespit edilmiştir. Temyiz incelemesine konu mahkemenin son kararında davalının kazanılmış hakkı olduğu bir önceki kararın davacı yönünden kesinleştiği gerekçesiyle, davanın 260.947,17 TL sürekli iş göremezlik ve 50,00 TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 260.997,17 TL üzerinden kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki yapılan değerlendirme eksik incelemeye dayalıdır. Bozma kararı öncesinde mahkemece hükme esas alınan 01.11.2019 tarihli hesap raporunda sürekli iş göremezlik tazminatının belirlenmesi yönünden %1,8 teknik faiz esasına göre hesaplama yapılmış, son hesap raporunda ise progresif rant tekniği ile sonuca gidilmiş, davacının maluliyet oranı daha düşük olmasına rağmen, hesaplama tekniğindeki farklılık nedeniyle tazminat yüksek çıkmıştır. Bu sebeple bilirkişi raporu karar vermeye elverişli olmadığı gibi, mahkemenin de bir önceki karardaki miktar aşılmadan karar verip, davalının usuli kazanılmış haklarının korunduğu gerekçesine dayanması, ancak bozma öncesi rapordaki hesaplama yöntemini ve davacının yeni maluliyet oranınını dikkate almadan karar vermesi, davalının usuli kazanılmış haklarını ihlal edici nitelik taşımaktadır. Şu durumda; davacı tarafın, mahkemece verilen ilk kararı ve ikinci kararı istinafa ve temyize götürmediği, kararın davalı ...'nın istinafı ve temyizi ile davalı yararına bozulduğu gözetildiğinde, mahkemece; bozma öncesindeki ilk hükme esas alınan 01.11.2019 tarihli hesap raporundaki veriler ile davacının %29 maluliyeti ve %1,8 teknik faize göre yapılacak hesaplama sonucu bulunacak sürekli iş göremezlik zararına hükmedilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. VII. KARAR Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 08.07.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.