Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/2904 E. 2025/12490 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2904
- Karar No
- 2025/12490
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/2912 E., 2024/2668 K. HÜKÜM/KARAR: Direnme
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... AŞ vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararın davalı ... AŞ vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 21.05.2024 tarih, 2023/4627 Esas, 2024/5051 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur.
Dairemiz bozma kararına Bölge Adliye Mahkemesince direnilmesi üzerine karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu’nun 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede 21.05.2024 tarih, 2023/4627 Esas, 2024/5051 sayılı kararı bozma kararında belirtildiği üzere," Alacağı temlik alan davalı banka, kendisine gelen 15.343.770,71 TL hak ediş tutarlarını 21.12.2015-25.06.2016 tarihleri arasında bünyesinde bulunan borçlunun vadesiz hesabına aktarmış, bundan 500.000,00 TL kısmı alacağına mahsup etmiştir.
Buna göre, davalı üçüncü kişi banka 25.06.2016 tarihine kadar kendisine gelen hak edişleri aynı gün borçlunun hesabına aktarmış ve bu hesaba bloke konulmamıştır. Davacı alacaklının takibe başladığı 05.12.2016 tarihinde ve haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği 29.06.2017 tarihinde, hakedişler borçlunun hesabına iade edilmiş, bankanın elinde tuttuğu veya haksız olarak tahsil ettiği bir bedel olmamıştır. Dolayısı ile davanın açıldığı 23.05.2017 itibari ile iptalini gerektiren bir temlik işlemi kalmamıştır.
Bu tarihler dikkate alındığında, davacının alacağının tahsili için takibe geçtiği, 05.12.2016 tarihinde üçüncü kişi banka temlikin kaynağından gelen bedelleri borçluya iade etmiştir. Yani temlik hiç yapılmamış gibi, hakedişler borçlunun hesabına aynen yatırılmıştır. Dolayısı ile 21.12.2015-25.06.2016 tarihleri arasında takip yapılmış ve bankaya İİK'nın 89/1 ihbarnamesi gönderilmiş olsa idi alacağın tahsili mümkün olabileceğinden, bu temlikin davacının alacağını tahsiline engel olduğu söylenemez.
Temlik mutad ödeme aracı olup, davalılar arasında temlikten önce ve sonrasında devam eden kredi ilişkisi mevcut olup, davalı bankanın açtığı rotatif kredilerin faiz alacakları dikkate alındığında, 18.500.000,00 TL'lik temlik işlemi, bir bankanın alacağını garanti alması için bankacılık kuralları içinde makul bir durumdur." tesbitleri ile karar bozulmuştur. Dairemiz kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
KARAR Açıklanan sebeple, Dosyanın YARGITAY HUKUK GENEL KURULUNA GÖNDERİLMESİNE, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.