Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/2598 E. 2025/12688 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2598
- Karar No
- 2025/12688
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2019/5 96... /245 Karar
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde; birleşen dosyanın davalıları ... ile ...’ün murisleri ... tarafından ... 13. İcra Müdürlüğünün 1993/... esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine dayalı olarak dava dışı borçlu hakkında icra takibi başlatıldığını; isim karışıklığına binaen usulüne uygun olmayan tebligat işlemleri ile bu takip kesinleştirilerek müvekkiline ait taşınmazın ... 1. İcra Müdürlüğünün 1993/... talimat sayılı dosyası ile davalı ...'a ihale edilerek adına 02.12.1993 tarihinde haksız şekilde tescil edildiğini, anılan davalı tarafından da üçüncü kişilere satışının gerçekleştirildiğini, bu nedenle tapu iptal ve tescil istemli dava açmış ise de Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/6 51... /363 Karar sayılı ilamı ile talebinin reddine, tazminat davası açmakta muhtariyetine dair karar verildiğini; müvekkilinin taşınmazın elinden çıkmasına bağlı uğranılan maddi zarardan davalıların birlikte sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 70.000.00 TL maddi tazminatın dava tarihlerinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP Asıl davada davalı ... cevap dilekçesinde; davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle kabul edilmemesi halinde kusur ve sorumluluğunun olmaması nedeniyle reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Asıl davada davalı ... cevap dilekçesinde; davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle kabul edilmemesi halinde kusur ve sorumluluğunun olmaması nedeniyle reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Asıl davada davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, esas yönünden de müvekkili kurumların olayda kusur ve sorumluluklarının olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Asıl davada davalı ... cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, ihaleye katılarak dava konusu taşınmazı satın aldığını, tarafları tanımadığını, olayda kusurunun ve sorumluluğunun olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davalılar ... ve ... cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, murisleri olan ...'ün icra takibinde alacaklı olduğunu, icra takibini başlatmak yönündeki eylem ile zarar arasında illiyet bağı kurulamayacağını, kendilerine ve murislerine bu anlamda husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.03.2015 tarihli ve 2010/1 80... /221 Karar sayılı kararıyla; davalı ...'ün asıl davanın açıldığı tarihten önce vefat ettiği ve ölü kişi aleyhine dava açılması imkanının bulunmadığı gerekçesiyle bu davalı yönünden açılan davanın husumet nedeniyle reddine; davaya konu olay tarihinde icra müdür yardımcısı olan davalı ..., icra müdürü olan davalı ... hakkında İİK'nın 5 inci maddesine göre, icra iflas dairesi görevlilerinin görevlerini ifa edip yetkilerini kullanırken taraflara ve üçüncü kişilere kusurlarıyla verdikleri zararlardan doğrudan doğruya sorumlulukları bulunmadığı, kusurlarından doğan tazminat davalarının ancak idare aleyhine açılabileceği gerekçesiyle bu davalılar yönünden de davanın husumet nedeniyle reddine; davalı ..., ... ile birleşen dosya davalıları (... mirasçıları) ... ve ... yönünden, ihale tarihi 22.11.19 93... ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolduğu ve davalı tarafın süresi içerisinde zamanaşımı itirazında bulunduğu gerekçesiyle bu davalılar hakkında açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 30.05.2016 tarihli ve 2015/16625 Esas, 2016/7176 Karar sayılı ilamıyla; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesi ile teminat altına alınan mülkiyet hakkının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin yerleşik içtihatlarına göre zamanaşımına uğramayacağı, dava konusu zararlandırıcı eyleminden kaynaklanan tazminat isteminin de mülkiyet hakkına dayalı olması karşısında, mahkemece yazılı gerekçe ile davalılar ..., ... ile birleşen dosya davalıları ... ve ... yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bu davalılar yönünden bozulmasına; davacı vekilinin davalılar ..., ..., ... ve Tapu Sicil Müdürlüğü’ne yönelik temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
B. Karar Düzeltme Kararı Dairenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından düzeltilmesi talebi üzerine Dairenin 14.11.2017 tarihli ve 2017/4377 Esas, 2017/7201 Karar sayılı ilamıyla; eldeki davada davacının maddi tazminat isteminin, davalılardan ... yönünden, İİK'nın 5. maddesine; davalılardan ... yönünden ise haksız fiil genel hükümlere dayandığı; olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK’nun 60.. maddesinde haksız fiil nedeniyle tazminat davasının zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl, herhalde zararı doğuran olayın gerçekleşmesinden itibaren on yıllık sürede ve İİK ‘nın 7. maddesinde de zararın öğrenildiği günden itibaren bir sene ve her halde fiilin vukuundan on sene geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağının düzenleme altına alındığı; somut olayda; uyuşmazlık konusu taşınmazın, 22.11.1993 tarihinde davalılardan ...'a icra yolu ile ihale edildiği ve zararın doğduğu bu tarihten itibaren yukarıda açıklanan kanuni düzenlemelerde belirtilen 1 ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolduğu anlaşılmakla, davacının isteminin adı geçen davalılar ... vekili ve davalı ... yönünden zamanaşımı nedeniyle reddi yönündeki mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olup kararın onanması gerekirken, sehven bozulmuş olduğundan davalılardan ... ile ... vekillerinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 30.05.2016 gün, 2015/16625 esas ve 2016/7176 karar sayılı bozma kararı kaldırılarak, yerel mahkeme kararının bu davalılar yönünden onanmasına karar verilmiştir.
C. İlk Derece Mahkemesince Verilen Ek Karar İlk Derece Mahkemesinin 16.10.2018 tarihli ek kararı ile karar düzeltme kararının davalılar ... ve ...'ü de kapsadığı, anılan davalılar yönünden de davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair kararın onandığı gerekçesi ile anılan davalılar yönünden yargılamaya devam edilmesine dair talebin reddine karar verilmiştir.
D. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 12.06.2019 tarihli ve 2019/1002 Esas, 2019/3294 Karar sayılı ilamıyla; Dairemizin 30.05.2016 gün, 2015/16625 esas ve 2016/7176 Karar sayılı ilamına yönelik, davalılardan ... ve ... tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmadığından, anılan davalılar yönünden Dairemizin 30.05.2016 gün, 2015/16625 esas ve 2016/7176 karar sayılı zamanaşımı süresinin dolmadığına ilişkin bozma ilamının kesinleştiği; karar düzeltme kararı kendilerini kapsamayan davalılar ... ve ... yönünden, bozma ilamına uyulup, uyulmayacağına dair karar verildikten sonra, uyulması halinde yargılamaya devamla sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hükmün bu davalılar yönünden de onandığı kabul edilerek ek kararla yargılamaya devam edilmesi yönündeki talebin reddine karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesi ile ek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
E. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'ün davanın açıldığı tarihten önce vefat ettiği ve ölü kişi adına dava açılması imkanının bulunmadığı gerekçesiyle bu davalı yönünden açılan davanın husumet nedeniyle reddine; davaya konu olay tarihinde icra müdür yardımcısı olan davalı ..., icra müdürü olan davalı ... hakkında İİK'nın 5 inci maddesine göre, icra iflas dairesi görevlilerinin görevlerini ifa edip yetkilerini kullanırken taraflara ve üçüncü kişilere kusurlarıyla verdikleri zararlardan doğrudan doğruya sorumlulukları bulunmadığı, kusurlarından doğan tazminat davalarının ancak idare aleyhine açılabileceği gerekçesiyle bu davalılar yönünden de davanın husumet nedeniyle reddine; davalı ..., ... ile birleşen dosya davalıları (... mirasçıları) ... ve ... yönünden, ihale tarihi 22.11.19 93... ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolduğu ve davalı tarafın süresi içerisinde zamanaşımı itirazında bulunduğu gerekçesiyle bu davalılar hakkında açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen ... ve ... yönünden davanın zamanaşımından reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, icra müdürü ve yardımcısının kusurlu işlemleri ve devamında yolsuz tescil nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, husumet ve zamanaşımı nedeniyle redde dair verilen kararın hatalı olduğunu, mülkiyet hakkının zamanaşımına uğramayacağını, önce tapu iptal ve tescil davası açılıp bu davanın sonuçlanmasının beklenildiğini, zamanaşımı süresinin ihale tarihinden başlatılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; haksız eylem, İcra İflas Kanunu'nun 5 inci maddesi ve yolsuz tescilden kaynaklanan maddi tazminat talebine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin davalılar ... ve ... dışındaki davalılara yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacının birleşen dosyada davalılar ... ve ...'e yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosya kapsamından ilk derece mahkemesinin 24.03.2015 tarihli ve 2010/1 80... /221 sayılı kararıyla davalı ..., ... ile birleşen dosya davalıları ... ve ... yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; davacının temyizi üzerine Dairenin 30.05.2016 tarihli ve 2015/16625 Esas, 2016/7176 Karar sayılı ilamıyla davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle kararın adı geçen davalılar yönünden bozulmasına karar verilmiştir. Davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından bu ilama yönelik karar düzeltme talebi ile başvurulması üzerine Dairenin 14.11.2017 tarihli ve 2017/4377 Esas, 2017/7201 Karar sayılı ilamıyla davalılar ... vekili ve davalı ... yönünden zamanaşımı nedeniyle davanın reddine dair mahkeme kararının usul ve yasaya olduğu, kararın onanması gerekirken, sehven bozulmuş olduğu gerekçesi ile davalılar ... ile ... vekillerinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 30.05.2016 gün, 2015/16625 esas ve 2016/7176 karar sayılı bozma kararı kaldırılarak, yerel mahkeme kararının bu davalılar yönünden onanmasına karar verilmiş; davalılar ... ve ... karar düzeltme talebinde bulunmadıklarından Dairenin 30.05.2016 tarihli ve 2015/16625 Esas, 2016/7176 sayılı zamanaşımı süresinin dolmadığına dair kararı bu davalılar yönünden kesinleşmiştir.
Davacı vekili tarafından hakkında zamanaşımı süresi dolmayan davalılar ... ve ... yönünden yargılamaya devam edilmesi talep edilmiş mahkemece yargılamaya devam edilemeyeceğine dair ek karar Dairemizin 12.06.2109 tarihli ve 2019/1002 Esas, 2019/3294 Karar sayılı ilamıyla bozularak, (karar düzeltme talebinde bulunmayan) bu davalılar yönünden zamanaşımı süresinin dolmadığı, ek kararın hatalı olduğu hususlarına değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen gereğinin yerine getirilmediği ve davalılar ... ve ... yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Bozma ilamına uyulmakla, bozma ilamı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşur ve bozma ilamının gereğinin yerine getirilmesi gerekir. Dairenin 14.11.2017 tarihli ve 2017/4377 Esas, 2017/7201 Karar sayılı ilamı ile davacı yararına davalılar ... ve ... yönünden usuli kazanılmış hak oluşmuştur.
Şu durumda; mahkemece, hakkında zamanaşımı süresi dolmayan davalılar ... ve ... yönünden davacının uğradığı zarar miktarı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu davalılar yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, davalılar ... ve ... dışındaki davalılara yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının davalılar ... ve ... yönünden BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.