Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/9144 E. 2025/15296 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/9144
- Karar No
- 2025/15296
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/728 Değişik İş-2024/734 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2024/41861 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2024/173049
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; sürücü davacı ile davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı araç sürücüsü arasındaki 04.05.2022 tarihli kazada müvekkilinin malul kaldığını belirterek belirsiz alacak olarak ikame edilen davada şimdilik 30,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 10,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 10,00 TL geçici bakıcı giderinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 06.05.2024 tarihli dilekçe ile sürekli iş göremezlik tazminatını 500.000,00 TL, geçici iş göremezlik tazminatını 50.582,82 TL, geçici bakıcı giderini 7.506,00 TL olmak üzere toplam 558.088,82 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi; kaza tespit tutanağına göre sigortalı araç sürücünün kusursuz olduğu ve kusur raporu alınması gerektiğini, usule uygun başvuru yapılmadığını, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, geçici bakıcı gideri teminat kapsamında olmadığını, koruyucu ekipman bulunmamakta olup müterafık kusur indirimi yapılması ve askerlik süresinin tazminata dahil edilmemesi gerektiğini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.65 teknik faiz yönteminin kullanılması ve vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ibraz ettiği maluliyet raporunun yönetmelik hükümlerine göre tanzim edildiği, kusur raporu ile davalıya sigortalı araç sürücünün kazada kusurlu olduğunun belirlendiği, hesap raporu neticesinde davacının taleplerini toplam 558.088,82 TL olarak artırdığı, davacının müterafık kusuruna dair dosya kapsamında delil olmadığı, sürekli iş göremezlik tazminatının 500.000,00 TL olarak belirlendiği, tedavi gideri teminatının 500.000,00 TL olduğu bu nedenle bu taleplerin kabulüne karar verildiği gerekçesi ile başvurunun kabulüne 558.088,52 TL maddi tazminatın 28.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sürekli iş göremezlik tazminatının sakatlık teminatından, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin ise tedavi giderinden karşılandığı bu nedenle teminatın tükenmediği, maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine göre alındığı, davalının kusurun ispatı nedeni ile somut delil ibraz edemediği davalının taleplerden sorumlu olduğu, yaralanma bölgesi dikkate alındığında koruyucu ekipman kullanılmaması nedeni ile müterafık kusur indirimi yapılamayacağı, hesaplama yönteminin usule uygun olduğu, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile itirazın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; poliçe limitinin aşıldığı, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.65 teknik faiz yöntemine göre yapılması, maluliyet raporunu ve kusur oranlarını kabul etmedikleri, vekalet ücretinin hatalı olduğu, usule uygun başvuru yapılmadığı, temerrüte düşmedikleri, davacının geçici iş göremezlik tazminatı alamayacağı, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve rapor ücretinden sorumlu olmadıkları, müterafık kusur indirimi yapılması, birden fazla yaralı olduğu bunların da dava açıp açmadıklarının belirlenmesi ve hesaplamada askerlik süresinin tenzili gerektiği gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 04.05.2022 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; hesaplamanın usul ve yasaya uygun olmasına, rapor ücreti talebi olmamasına, kask takılmaması ile araz arasında illiyet bağı olmamasına, kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmış maluliyet raporunun hükme esas alınmış olmasına, davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olmasına, davalıya gerekli belgeler ile başvuru yapılmış olmasına, Anayasa mahkemesinin 14.11.2024 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle CMK'nın 253. maddesinin 19. Fıkrasının beşinci cümlesinin başına “Uzlaşmanın sağlanması halinde, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar hariç, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;" ibaresinin eklenmesi ile uzlaşma sağlanmış olmasının dava açılmasına engel teşkil etmeyecek olmasına, kaza tespit tutanağında başka yaralanan şahıstan bahsedilmemesine, hesaplamada askerlik süresinin dışlanmamasının yerinde olmasına, göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; Kazaya karışan aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan davalı ..., poliçe hükümlerine göre bedensel zararlardan kişi başına 500.000,00 TL, yine tedavi giderlerinden de kişi başına 500.000,00 TL poliçe limiti ile davacıya karşı sorumludur. Bu iki limit birbirinden bağımsız olup, birinin tüketilmesi halinde sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan tüm yükümlülüklerini yerine getirerek sorumluluğunun sona erdiğinden bahsetmek olanaklı değildir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesinde, bedensel zarar kapsamına giren zarar türleri örnekseme yoluyla sayılmış olup kazada yaralanan kişi, maluliyetinin oluşması halinde oluşacak sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik zararlarını bedensel zararlar klozundan, sürekli bakıcı gideri, geçici bakıcı gideri ve tedavi giderlerini ise tedavi giderleri klozundan karşılanmak üzere sigorta şirketinden talep edebilir. Buna göre, davacıya 500.000.00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı verilmekle sakatlık teminatı tükenmiştir. Sakatlık teminatı içinde olan geçici iş göremezlik tazminatının teminat miktarının tükenmiş olması nedeni ile reddi gerekirken tedavi gideri klozu içinde değerlendirilerek hüküm altına alınması hatalı olup kararı bu nedenle bozulması gerekmiştir. 3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Dosyanın incelenmesinde; dosya içerisinde bulunun kaza tespit tutanağında kazanın oluşumunda davacının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 52/1-a maddesini ihlal ettiği, davalıya sigortalı araç sürücüsünün ise kusurunun olmadığı belirtilirken, dosyaya alınan 14.04.2024 tarihli kusur raporunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün sola dönüş kurallarının kontrollü olarak yapmaması, hatalı şekilde sola doğrultu değiştirerek davacının hareket alanının kapaması nedeni ile tam kusurlu olduğu, davacının ise kazada kusuru olmadığı yönünde rapor verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalının kazada tam kusurlu olduğu gerekçesi kusur raporuna itibar ile davalının itirazının reddine karar verilmiştir. Yargılama makamlarınca kaza tespit tutanağına neden itibar edilmediği, kusur raporuna neden itibar edildiği gerekçelendirilmeli veya kaza tespit tutanağı ile kusur raporu arasındaki çelişkiyi gideren yeni bir rapor alınmalıdır. O halde, İtiraz Hakem Heyetince, ceza dosyasınında celp edilip incelenerek, kaza tespit tutanağı ve dosyadaki tüm raporlar dikkate alınarak, dosyanın İTÜ Kürsüsünden seçilecek konusunda uzman üç kişilik bilirkişi kuruluna tevdii ile kaza tespit tutanağı, kusur raporu ve tüm dosya kapsamı ile kazanın oluş şekline göre olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 12.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.