Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/7031 E. 2024/8357 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7031
Karar No
2024/8357
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : KIT/2024-302 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2018/70399 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 12.03.2016 tarihinde müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu tescilsiz motosiklete plakası tespit edilemeyen başka bir motosikletin çarpması sonucu oluşan çift taraflı trafik kazasında yaralandığını ve malul kaldığını, Güvence Hesabına başvurduklarını ancak yapılan ödemenin zararı karşılamadığını iddia ederek, oluşan zararlarının tazmini için fazlaya ilişkin haklarını saklı kalmak kaydıyla 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 354,00 TL rapor ücretinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 17.10.2018 tarihinde sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 105.453,27 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 11.967,36 TL' ye ıslah etmiş, bozma sonrası verdiği 15.03.2024 tarihli dilekçesi ile de sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 600.088,00 TL' ye, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 11.967,36 TL' ye ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ödeme yapıldığını ve müvekkilinin sorumluluğu kalmadığını, müvekkilinin ibra edildiğini, müvekkilinin uzman aktüere hesap yaptırarak tazminatı ödediğini, ödeme ile hesaplanacak rakam arasında fahiş fark halinde ibranamenin iptal edilebileceğini, müvekkili kurumun geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, maluliyet raporu için sarf edilen giderden kurumun sorumlu olmadığını, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kazaya karışan ve plakası tespit edilemeyen aracın kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, kusur oranının bilirkişilerce belirlenmesi gerektiğini, ödeme tarihindeki verilere göre hesap yapılması gerektiğini, kurum tarafından yapılan ödemenin güncellenerek düşülmesi gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından bir ödeme yapıldı ise düşülmesi gerektiğini, müvekkili kurumun temerrüde düşmediğini, avans faizi talep edilemeyeceğini, TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile hesaplama yapılması gerektiğini, başvuran lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT)’ ne göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini savunarak talebin reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ehliyetsiz olduğunu bildiği sürücünün aracına bindiğinden %20 müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davanın kısmen kabulüne, 89.816,63 TL sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı toplamının 25.05.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve 354,00 TL rapor ücretinin yargılama giderleri arasında kabulüne karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin 28.01.2019 tarihli 2019/İHK-380 sayılı kararı ile davacı vekilinin müterafik kusur indirimi yapılmaması gerektiğini yönündeki itirazının yerinde olduğundan itirazının kabulüne, davalı vekilinin ise TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile hesap yapılması gerektiği ve geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği yönündeki itirazları yerinde olmakla itirazın kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, talebin kısmen kabulüne; 104.564,71 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kabulüne, 25.05.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline ve 354,00 TL rapor ücretinin yargılama giderleri arasında kabulüne karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulması üzerine; Dairemizin 31.10.2022 tarihli 2022/10994 E., 2022/13365 K. Sayılı ilamı ile davacı vekilinin hesaplamanın PMF-1931 Yaşam Tablosu ve progresif ranta göre yapılması gerektiği yönündeki temyiz itirazının kabulüne, davalı vekilinin kusur durumunun İTÜ Karayolları kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek bilirkişiler eli ile belirlenmesi gerektiğinden, maluliyet oranının 12.03.2016 tarihindeki kaza için kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmesi gerektiğinden ve vekalet ücretinin AAÜT' nin 13 üncü maddesi ve 17 inci maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydı ile hesaplanan vekalet ücretinin 1/5' i oranında olması gerektiğinden bu yönlere ilişen temyiz itirazlarının kabulüne, bozma nedenlerine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak; öncelikle maluliyet raporu alınmış, bu maluliyet raporunda belirlenen maluliyet oranı ile PMF-1931 Yaşam Tablosu ve prograsif ranta göre hesap yaptırılmış ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı kaldırılarak, davanın kısmen kabulüne, 600.088,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 25.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının plakası tespit edilemeyen motosiklet ve tescilsiz motosiklet için iki farklı talebi bulunmamasına rağmen iki aracın teminat limiti üzerinden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davacı vekili tarafından ilk kararın bu yönde de temyiz edilmediğini, imzalanan ibranamenin geçerli olduğunu, iki yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra huzurdaki başvurunun yapıldığını, yapılan ödeme ile hesaplanan tazminat arasında fahiş bir farkın da bulunmadığını, tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, uzamış ceza zamanaşımının 12.03.2024 tarihinde sona erdiğini, ödeme sonrası davacının başkaca bir hak ve alacağının kalmadığını, ödeme tarihindeki verilere göre hesap yapılması gerektiğini, kurum ödemesinin asgari ücretlerdeki artış oranları ile güncellenmesi gerektiğini, davacının ceza dosyasında şikayetçi olmadığını bu nedenle tazminat talep etme hakkının ortadan kalktığını, maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmediğini, rapor ücretinin davalı kurumdan istenemeyeceğini, kazaya sebep olduğu iddia edilen aracın varlığının ve kazaya sebep olduğunun ispat edilmesi gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının 17 yaşında olduğu anne ve babasının gözetim yükümlülüklerini yerine getirmediklerini, keşif yapılarak kusur incelemesi yapılması gerektiğini, tahkim yargılamasında bu mümkün olamayacağından dosyadan el çekilmesi gerektiğini, tescilsiz aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırması gerekmediğinden ve ve diğer aracın da ATV olduğu belirtilmesi karşısında onun da trafik sigortası yaptırması zorunlu araçlardan olmaması nedeniyle Güvence Hesabının sorumluluğunun doğmayacağını, sürücünün başvuran olması halinde talebin reddine karar verilmesi gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 olması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmektedir. B. Gerekçe Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunmayan iki aracın karıştığı trafik kazasında yaralanan ve malul kalan yolcunun sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1. Bozma sonrası İtiraz Hakem Heyetince verilen kararın bozmaya uygun olması, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dairenin 31.10.2022 tarihli ilamında; kusur durumunun İTÜ Karayolları kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek bilirkişiler eli ile belirlenmesi gerektiği belirtilerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verildiği halde, İtiraz Hakem Heyetince, bozma ilamının gereğinin yerine getirilmediği, kusur raporu alınmadan bozma öncesinde olduğu gibi aynı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır. Şu halde, eksik inceleme ile bozma gereği yerine getirilmeden hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. 3. Dosya kapsamından; eldeki davanın, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak kısmi dava olarak açıldığı, davacının 17.10.2018 tarihli ilk ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 105.453,27 TL' ye, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 11.967,36 TL' ye; 15.03.2024 tarihli dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 600.088,00 TL’ye çıkardığı; İtiraz Hakem Heyetince, ikinci ıslah dilekçesine itibar edilerek karar verildiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK’nın 176/2 nci maddesine göre, aynı davada taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir. İkinci kez ıslah yoluna başvurulamaz. Somut olay incelendiğinde davacının 15.03.2024 tarihli dilekçesi, ıslah niteliğinde olup davacı talebini ikinci defa ıslah etmiştir. Bu durumda ıslah işlemi Kanun gereği ikinci kez yapılamayacağından, bu işleme dayalı olarak karar verilmesi imkanı da bulunmamaktadır. Davacı tarafından ikinci kez ıslah yoluna başvurulamayacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde ikinci ıslah dilekçesini kapsar şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. 4. İtiraz Hakem Heyetinin 28.01.2019 tarihli kararı, karara dayanak yapılan maluliyet raporu kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olmadığından davalı yararına bozulmuştur. Davalı yararına yapılan bozmadan sonra alınan maluliyet raporunda maluliyet oranı daha yüksek belirlenmiş ve bu maluliyet raporu esas alınıp tazminat hesabı yapılmış olup, daha yüksek maluliyet oranı ile hesap davalının usuli kazanılmış haklarını ihlal etmiştir. Bu bakımdan tazminat hesabı da yerinde olmayıp, bu hususda bozma nedenidir. VII. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,30.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/7031, K. 2024/8357, T. 30.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-7031-e-2024-8357-k-be082077c6d0