Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/5282 E. 2024/6572 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5282
- Karar No
- 2024/6572
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/813 E., 2024/67 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabulü Taraflar arasında görülen cismani zarardan kaynaklanan maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 01.01.2012 günü davalı nezdinde trafik sigortalı aracın tek taraflı kaza yapması sonucu davacı yolcuların yaralandığını, müvekkillerinin bu kaza nedeniyle çeşitli ameliyatlar geçirdiklerini, kazada yolcu olmaları sebebiyle kusurlu olmadıklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için 100,00'er TL geçici ve sürekli iş görmezlik zararlarından kaynaklanan 300,00 TL maddi tazminatın Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta (ZMSS) Poliçesi kapsamında davalılardan ...'den kaza tarihinden itibaren olmazsa ihtarnamenin tebliğ tarihi itibariyle 8 iş günü sonrası olan 04.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini ve her bir davacı için 100,00'er TL tedavi giderlerinden kaynaklanan 300,00 TL maddi tazminatın davalı SGK'dan dava tarihinden avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini Samet için 56.401,33 TL, ... için 2.103,42 TL, ... için 350,56 TL'ye yükseltmiştir. Davacılar asıl davada SGK yönünden açtıkları tedavi giderlerine yönelik taleplerini atiye bırakmışlardır. Birleşen davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; 01.01.2012 tarihinde meydana gelen ve 06 BS 2208 plakalı aracın karıştığı kaza sonucunda davacı ...'in yaralandığını, kaza sonucu davacının maddi ve manevi açıdan zarar gördüğünü, bu zararlardan dolayı Ankara 12.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/953 E sayılı dosyasında dava açıldığını, bu dosyada ıslah yapılmaması nedeniyle işbu ek davayı açtıklarını beyanla her iki dava dosyasının birleştirilmesini, müvekkilinin kaza nedeniyle uğradığı zararlardan dolayı şimdilik toplam 100,00 TL maddi tazminatın (geçici işgöremezlik, sürekli işgöremezlik ve bakıcı gideri ile belgelenemeyen tedavi gideri) kaza tarihi itibariyle işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile geçici iş göremezlik tazminatını 10,00 TL, bakıcı tazminatını 10,00 TL, sürekli iş göremezlik tazminatını 168.568,67 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri; asıl ve birleşen davada davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 17.07.2020 tarih ve 2017/953 E.-2020/364 K. sayılı kararı ile; asıl davanın kısmen kabulüne, SGK aleyhine açılan dava atiye bırakıldığından karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 1.903,92 TL geçici iş göremezlik tazminatının, davacı ... için 317,32 TL geçiçi iş göremezlik tazminatının 04.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, birleşen davanın kabulüne, davacı ... için 10,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının, 10,00 TL bakıcı gideri ve 168.568,67 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 04.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya ödenmesine (davalının poliçe limiti dahilinde sorumlu olduğunun tespitine) karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin 17.07.2020 yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 20/12/2022 tarih ve 2021/9909 E, 2022/17374 K sayılı ilamıyla; "Mahkemece asıl davada karar gerekçesinde "Davacı ... için birleşen dava ile her üç istek de belirtilerek dava açılmış olması ve konu hakkında birleşen dava ile derli toplu hüküm kurulacak olması ve asıl davada artık hukuki menfaatin kalmaması nedeniyle bu davacı hakkında asıl davada hüküm kurulmadığı" belirtilmiş, asıl davada hüküm fıkrasında, davacı ... açısından herhangi bir karar verilmemiştir. Bu davada Samet açısından işgöremezlik zararı talebinin ıslah dilekçesi ile 56.401,33 TL'ye yükseltildiği, Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/953 Esas sayılı davasının kısmi dava olarak açıldığı, davacı vekilince davacı ...’in bakiye zararının tahsili için Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/634 Esas sayılı dosyası ile ek dava açıldığı ve bu dosyanın Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/953 Esas sayılı davası ile birleştirildiği anlaşılmaktadır. Davacı ... yönünden hesaplanan gerçek zararın 371.029,42 TL olduğu, davacı tarafın asıl davada ikinci ıslah hakkı olmadığı için birleşen davada davacı ...’in işgöremezlik zarar miktarının poliçe bakiye limiti olan 168.598,67 TL olarak artırıldığı, davacı ... yönünden iş göremezlik zararı ile ilgili olarak asıl davada talebin 56.401,33 TL ve birleşen davada 168.598,67 TL şeklinde ayrı ayrı talepler olup birlikte toplam talep miktarının poliçe limiti olan 225.000,00 TL olduğunun anlaşılması karşısında, mahkemece asıl davada davacı ... yönünden iş göremezlik zararına karar verilmemesi doğru olmadığı" gerekçesiyle hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre davalı sigortanın tüm, davacıların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Samet açısından işgöremezlik zararı talebinin ıslah dilekçesi ile 56.401,33 TL'ye yükseltildiği, Ankara 12.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/953 Esas sayılı davasının kısmi dava olarak açıldığı, davacı vekilince davacı ...’in bakiye zararının tahsili için Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/634 Esas sayılı dosyası ile ek dava açıldığı ve bu dosyanın asıl dava ile birleştirildiği, davacı ... yönünden hesaplanan gerçek zararın 371.029,42 TL olduğu, davacı tarafın asıl davada ikinci ıslah hakkı olmadığı için birleşen davada davacı ...’in işgöremezlik zarar miktarının poliçe bakiye limiti olan 168.598,67 TL olarak artırıldığı, davacı ... yönünden iş göremezlik zararı ile ilgili olarak asıl davada talebin 56.401,33 TL ve birleşen davada 168.598,67 TL şeklinde ayrı ayrı talepler olup birlikte toplam talep miktarının poliçe limiti olan 225.000,00 TL olması karşısında, asıl davada davacı ... yönünden 56.401,33 TL iş göremezlik zararı hakkında da karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından asıl davada; davalı SGK aleyhine açılan dava atiye bırakıldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... (Güneş) Sigorta A.Ş. aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 1.903,92 TL geçici iş görmezlik tazminatı, davacı ... için 317,32 TL geçici iş görmezlik tazminatı, davacı ... için 56.401,33 TL iş görmezlik tazminatı olmak üzere toplam 58.622,57 TL tazminatın 04.04.2012 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... (Güneş) Sigorta A.Ş.'den alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/634 esas sayılı birleşen davasında; davanın kabulü ile 10,00 TL geçici iş görmezlik tazminatı, 10,00 TL bakıcı gideri tazminatı, 168.568,67 TL kalıcı iş görmezlik tazminatı olmak üzere toplam 168.588,67 TL tazminatın 04.04.2012 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... (Güneş) Sigorta A.Ş.'den alınarak davacı ...'a ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; asıl dava yönünden; Ankara 21.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/533 Esas sayılı dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda davacılar ... ve ... açısından yapılan hesaplamaya davalı tarafından itiraz edilmediğini, bu konuda davalı yanca temyiz yoluna başvurulduğunu, bu bağlamda kazanılmış haklara aykırı olarak Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/813 Esas ve 2024/67 K.sayılı kararı kapsamında bu davacılar açısından daha düşük tazminat tutarına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı ...'in sürekli iş göremez ... geldiği tarihten itibaren hayatının sonuna kadar sürekli iş göremezlik zararının hesap edilmesi gerektiğini, davacı ...'in oyun oynarken, okula giderken ve günlük yaşantısındaki diğer işleri yaparken normal çocuklara göre daha fazla efor sarf edeceğini, yine ... açısından geçici iş göremezlik hesabı yapılmamasının hatalı olduğunu, davacılar yönünden bakıcı gideri zararı hesap edilmediğini, bakıcı giderinin brüt asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini, ticari avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, faiz başlangıç tarihinde de yanlış belirlendiğini, asıl davada verilen hükümde vekâlet ücreti belirlenirken her bir davacı için ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmeyip, tüm davacılar için toplam bir rakama hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, birleşen dava yönünden; aktif dönem kısa ve pasif dönem süresi daha uzun kabul edilerek yapılan hesaplama nedeniyle davacının zararının eksik hesap edildiğini, bilirkişinin hüküm tarihine en yakın verileri (asgari ücret) nazara alarak raporunu düzenlemesi gerektiğini, davacının belgeli ve belgesiz bir çok tedavi gideri (yol, ilaç, eve doktor- hemşire gelmesi, pansuman, ambulans, taksi, refakatçi gideri gibi) mevcut olup Yargıtay içtihatları doğrultusunda bu zararın tespit edilmesi gerektiğini, ayrıca belgelenemeyen tedavi giderlerinin de hesaplanarak hüküm altına alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik süresince bakıcı giderine karar verilmesi gerektiğini, bakıcı giderinin brüt asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini, ticari avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, faiz başlangıç tarihinin de yanlış belirlendiğini, asıl davada verilen hükümde vekâlet ücreti belirlenirken her bir davacı için ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmeyip, tüm davacılar için toplam bir rakama hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. Davalı ... şirketi vekili temyiz dilekçesinde; hesaplanan tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının gerçek maluliyetinin belirlenmesi amacıyla dosyanın Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi’ne gönderilmesi gerektiğini, aktüer raporunun hukuka aykırı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatının ve bakıcı gideri talebinin teminat kapsamı dışında kaldığını, davacı tarafın temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz oranını aşan her türlü talebinin reddi gerektiğini, davacı tarafa SGK tarafından ödeme yapılmış olması halinde miktarın tenzili gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan yolcu konumundaki davacıların uğradığı sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427, 428 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 54 ve 56 ıncı maddeleri, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 inci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davacı ... yönünden temyize konu edilen toplam miktar 1.903,92 TL, davacı ... yönünden 317,32 TL olup karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 20.250,00 TL’nin altında kalmaktadır. Açıklanan sebeple davalı ... şirketi vekilinin temyiz dilekçesinin asıl davada davacılar ... ve ... yönünden miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; asıl ve birleşen davada davacılar vekili ile davalı ... şirketi vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 3. Davacı vekilinin temyiz itirazının incelenmesinde; Birleşen davada davacı ... yönünden fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ile birlikte belgelenemeyen tedavi gideri talebi bulunmakla bu konuda olumlu olumsuz bir karar verilmemesi de doğru olmamıştır. 4. Davalı ... şirketi vekilinin temyiz itirazının incelenmesinde; Dosya kapsamından davacı ... yönünden alınan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığının 17.05.2013 tarihli raporunda; "...'ın 01.01.2012 tarihinde geçirmiş olduğu yaralanmadan dolayı vücut genel çalışma gücünden %10,3 nispetinde kaybettiği, erişkin olması halinde 6 ay süre ile iş görmezlik halinde kalacağı kanaatinin bildirildiği" ve raporun Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümlerine göre düzenlendiği anlaşılmaktadır. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre sağlık kurulu raporu alınmalıdır. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 01.01.2012 tarihinde meydana gelmiş olup hükme esas alınan maluliyet raporu Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümlerine göre düzenlenmiştir. Bu durumda Mahkemece; davacı tarafından kararın bu hususta temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacı ...'in kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun şekilde yukarıda açıklandığı üzere yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 5. Bozma sebep ve şekline göre davacılar vekilinin asıl dava ve birleşen davada yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle asıl davada davalı ...Ş vekilinin temyiz dilekçesinin davacılar ... ve ... yönünden miktardan REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davada davacılar vekili ile davalı ...Ş vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 3. Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle birleşen davada davacı ... vekilinin (4) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle birleşen davada davalı ...Ş vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, 4. Bozma sebep ve şekline göre davacılar vekilinin asıl ve birleşen davada yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılara ve birleşen davada davalı ...Ş'ye iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.