Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/5212 E. 2024/6508 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5212
Karar No
2024/6508
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/394 E., 2021/443 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde ; müvekkiline sigortalı konutta hırsızlık meydana geldiğini, davalının güvenlik hizmetini gereği gibi yerine getirmediğinden zarardan sorumlu olduğunu, sigortalıya ödenen 7.275,95 TL'nin rücuan tahsili amacı ile başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini açıklayıp itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kusurunun ve sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 31.05.2016 tarihli, 2014/628 Esas ve 2016/239 karar nolu kararı ile davanın kabulü ile itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesinin 30.05.2019 tarih ve 2016/13241 Esas, 2019/7044 Karar sayılı ilamında; davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, " Davacı, meydana gelen riziko sebebi ile ödenen tazminatı zarar sorumlusundan rücuan talep edilebilir. Sigorta şirketinin rücu edebileceği tazminat tutarı, zarar görenlerin gerçek zararına göre belirlenir. Somut olayda, mahkemece sigortalının gerçek zararı hususunda bilirkişi raporu alınmadan, davacı ... tarafından ödenen bedelin davalıdan tahsiline yönelik icra takibine itirazın iptaline karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece, rücuan talep edilecek gerçek hasar bedeli hususunda, davalının savunmalarını da karşılar şekilde konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir...Davalı vekili, davacının sigortalısının zararı kapsamında çelik kapı bedelinin ödendiğini ileri sürmüş, mahkemece anılan savunma üzerinde durulmaksızın karar verilmiştir. Mükerrer ödemenin ve sebepsiz zenginleşmenin önlenmesi amacı ile davalı tarafından meydana gelen zarar nedeni ile yapıldığı iddia edilen ödemenin araştırılarak hesaplanan tazminattan indirilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir... Davalının sorumlu tutulacağı alacak miktarı likit (belirli, muaccel) olmayıp, alacak miktarının tespiti yargılama yapılmasını gerektirdiğinden davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi de doğru değildir. " gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 2019/6285 Esas, 2019/11785 Karar sayılı ve 10.12.2019 tarihli ilamıyla miktar itibariyle reddine karar verilmiştir. B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla bozmaya uyularak alınan bilirkişi raporunda kapı bedelinin mahsup edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının Bakırköy 7. İcra Dairesinin 2014/5625 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 4.529,50 TL asıl alacak ve 138,51 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; çelik kapı bedelinin davacı şirket tarafından ödendiğini, davalı şirketin yaptığı ödemenin dava konusu rücu talebi kapsamı ile ilgisinin bulunmadığını, davalı şirketin ödemeyi yaparken sigortalıya hiç bir bildirim ve beyanda bulunmadığı bu konuda kendisine ödemeye ilişkin bildirim de dahi bulunmadığını, bu sebeple mükerrer ödemeye kendisinin sebep olduğunu bu duruma katlanmak durumunda olduğunu, davacının tüm zararı kanunen karşılamak zorunda olduğunu, davalının ödemesinin hukuki dayanağı bulunmadığını, bu ödeme ile davacı şirketin zenginleşmesine neden olunmadığını, bu nedenle davacı şirketten mahsup edilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tarafça konut sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış konutta meydana gelen hırsızlık sonucu ödenen hasar bedelinden kaynaklanan rücuen tazmin amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 inci maddesi, Konut Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olması, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaması, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/5212, K. 2024/6508, T. 26.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-5212-e-2024-6508-k-ff631a83fadd