Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/4643 E. 2024/8040 K. – Haksız Fiilden
Konu: Haksız Fiilden Kaynaklanan Maddi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4643
- Karar No
- 2024/8040
- Karar Tarihi
- Konu
- Haksız Fiilden Kaynaklanan Maddi Tazminat
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/374 Esas - 2024/51 Karar DAVA TARİHİ : 21.07.2000, 01.09.2004, 28.12.2005, 20.02.2007 HÜKÜM/KARAR : Asıl dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı,birleşen davaların açılmamış sayılması BİRLEŞEN DAVA DOSYALARI : Ergani Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/337 Esas,2005/739 Esas ve 2007/56 Esas
Taraflar arasındaki haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davaların açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili Müzeyyen İpek'in Ergani ilçesi, Gözlü köyünde bulunan 1 ve 14 parsel sayılı taşınmazlar ile Ergani ilçesi Akçakale köyünde bulunan 158 parsel numaralı taşınmazların hissedarı olduğunu, taşınmazların fiilen taksimli şekilde kullanıldığını, bu kullanmada her tapudaki pay yerine genel miktar nazara alınarak bazı taşınmazlarda tapudaki hisseyi aşan bir kullanma hali ortaya çıktığını ancak bu yönde paydaşlar arasında bir uyuşmazlığın bulunmadığını, davalıların tapu ile hak sahibi olmadıklarını, müvekkilinin kendi payını satışa çıkarması üzerine müvekkiline ait olan kısma davalılar tarafından arpa ekildiğini, müvekkilinin hastalığı ile uğraşması nedeniyle haberdar olmadan arpaların hasat edildiğini, davalıların eyleminin haksız fiil niteliğinde olduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak suretiyle asıl ve birleşen davalarda oluşan zararın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 17.02.2009 tarihli, 2000/227 Esas ve 2009/113 Karar sayılı kararıyla; davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacılar temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 29.03.2010 tarihli, 2009/6620 Esas ve 2010/3565 Karar sayılı ilamıyla; "Asıl dava dosyası ilk olarak 04.05.2004 günü işlemden kaldırılmıştır. Birleştirilen dava dosyalarından 2004/337 Esas sayılı dava 01.09.2004 günü, 2005/739 Esas sayılı dava 28.12.2005 günü ve 2007/56 Esas sayılı dava da 20.02.2007 günü açılmışlardır. Birleştirilen bu dava dosyaları yönünden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 409/son maddesinde belirtilen "…ilk yenilemeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz." koşulu gerçekleşmemiştir. Birleştirilen 2004/337, 2005/739 ve 2007/56 Esas sayılı dava dosyaları hakkında da davanın açılmamış sayılmasına kararı verilmiş olması doğru değildir. Bu dava dosyalarına ilişkin istemler yönünden yargılamaya devam edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Yerel mahkemece açıklanan yön gözetilmeyerek, birleştirilen 2004/337, 2005/739 ve 2007/56 Esas sayılı dava dosyaları yönünden de davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olması Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 409/son maddesindeki düzenlemeye uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. 3. Mahkemenin 07.10.2021 tarihli, 2018/429 Esas, 2021/274 Karar sayılı kararıyla; davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. 4. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacılar temyiz isteminde bulunmuştur. 5. Dairenin 15.11.2022 tarihli, 2021/27217 Esas ve 2022/14716 Karar sayılı ilamıyla; "Dairemizin 29.03.2010 tarihli bozma ilamında asıl dava yönünden verilen davanın açılmamış sayılmasına dair 17.02.2009 tarihli ilk karar, temyiz incelemesi sonucu, davacıların sair temyiz itirazları reddedilmek suretiyle bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş, birleşen davalar yönünden ise HUMK 409/son maddesinde (6100 sayılı HMK150/6 m.) belirtilen "…ilk yenilemeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz." koşulunun gerçekleşmediği, birleşen davalar yönünden davanın açılmamış sayılmasına dair hüküm tesisinin doğru olmadığı, bu davalar yönünden yargılamaya devam olunarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen, mahkemece, bozma ilamından sonraki kararda hüküm tesis edilirken asıl dava ve birleşen davalar ayrı ayrı belirtilmeden tek bir karar verilerek davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Bozma ilamıyla birlikte asıl dava yönünden verilen davanın açılmamış sayılmasına dair 17.02.2009 tarihli ilk kararın bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olmasına riayet edilmeyerek asıl dava yönünden hüküm tesisi doğru olmamış, bu durum hükmüne uyulan bozma ilamına aykırılık oluşturmuştur. Şu halde, bozma ilamına uyulmasına rağmen gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmakla, asıl ve birleşen davalar yönünden ayrı ayrı hüküm tesisi yoluna gidilmesi ve asıl dava yönünden verilen ilk kararın bozma kapsamı dışında kalarak kesinleştiği de gözetilerek karar verilmesi gerekirken bu hususa uyulmamış olması doğru görülmemiş, usul hükümlerine aykırı olan kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. " gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda asıl dava hakkında verilen karar bozma ilamı kapsamı dışında kalarak kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen Ergani Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/337 Esas, 2005/739 Esas ve 2007/56 Esas sayılı dosyalarının ayrı ayrı açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunmak üzere süre talep edilmiş olmasına rağmen bu hususta karar verilmeden mazeretin reddedilmesinin yerinde olmadığını, mahkemece Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin ihlal edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davanın üçüncü kez takipsiz bırakılması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin yerinde olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6217 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na(6100 sayılı Kanun) eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla halen uygulanmakta olan1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 vd maddeleri, 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesi.
3. Değerlendirme İlk derece mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,Peşin alınan harcın onama harcına mahsubuna,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,23.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.