Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/3463 E. 2024/5671 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3463
Karar No
2024/5671
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/287 E., 2021/272 K. HÜKÜM/KARAR: Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasındaki tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı dahili davalılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 30/03/2013 günü gece 02.00 sıralarında davalı sürücü ... idaresindeki ... plakalı ve içinde ..., ... ve ...'in yolcu olarak bulunduğu araçta 189 promil alkol ve asli kusurlu olarak yaptığı trafik kazasında ...'ın vefat ettiğini, diğer iki yolcunun yaralandığını, ...'ın DPÜ İşletme Fakültesi öğrencisi olup 22 yaşında olduğunu, müvekkilleri ...ve ...'in kızları, ... ile ...'ın kardeşleri olduğunu, kaza nedeniyle Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/96 sayılı dosyasında sürücünün cezalandırıldığını, davalının 1. derecede asli kusurlu bulunduğunu, müvekkili ...'ın çalışmadığını, evin geçimini boya badana işi yapan %42 görme kaybı olan baba ...'ın geçimini sağladığını, herhangi bir sosyal güvenceleri olmadığını, üniversite öğrencisi kızlarının ölümü üzerine ağır travma yaşadıklarını, ailenin tek üniversite öğrencisi ve geleceklerinin garantisi ...'in ölümü ile elim bir acıya kapıldıklarını, ...'in yönetici olmayı hedeflediğini, müteveffanın cep telefonunda arkadaşı ...'e yazdığı, ancak gönderme fırsatı bulmadan kazanın olduğu anlaşılan mesajında ...'ın kendilerini bırakmadığının yazılı olduğunu, yolcuları zorla gezdirmek isterken kazanın meydana geldiğini, olaydan dolayı davalının hiç bir şekilde ilgilenmediğini, yardımda da bulunmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla ... 5.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi, ... için 5.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi, kardeşlerin her biri için 25.000,00 TL manevi olmak üzere toplamda 10.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini, maddi tazminat yönünden davalı ... şirketinin poliçe ile sınırlı tutulmasını talep etmiştir. Yargılama sırasında dava değerini davacı ... için 32.854,32 TL, ... için 38.257,27 TL olarak yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, ceza dosyasının kesinleşmesinin beklenmesini talep ettiklerini, dosyadaki bilirkişi raporunda müvekkilinin dışında karayolunda üst geçit çalışması yapan yüklenici firmaya da kusur atfedildiğini, ona karşı da dava açılması gerektiğini, istenen manevi tazminat tutarlarını müvekkillerinin ödeme imkanı bulunmadığını, maddi tazminat yönünden davalı olarak gösterilen Işık Sigorta tarafından davacılara ne kadar ödendiğinin açıklanmadığını, taleplerin sigorta şirketleri tarafından karşılanması nedeniyle bu davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Dahili davalılar vekili cevap dilekçesinde; Kütahya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2019/418Esas, 2019/512 Karar sayılı dosyası ile reddi miras yapıldığını, sorumluluklarının bulunmadığını beyan etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; cevap süresinin uzatılmasına ilişkin dilekçesinde yetkili mahkemelerin Anadolu İstanbul Adliyeleri olduğunu, 6100 sayılı HMK'nun 121 inci maddesi gereğince belirtilen delillerin taraflarına tebliğ edilmediğini, husumet, zamanaşımı, derdestlik iddiasında bulunduklarını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla hatır taşımacılığı ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini savunmuş, süresinden sonra 17.01.2014 tarihinde verilen asıl cevap dilekçesinde kazanın meydana gelmesinde idarenin kusurunun bulunduğunu, kusur dağılmının tesbiti için ATK, Üniversite ve ihtisas kurullarından rapor alınmasını istediklerini, desteğin alkollü sürücünün kullandığı araca binmekle ağır kusurlu olduğunu, indirim yapılması gerektiğini, net gelir durumu saptanamazsa asgari ücretten hesaplama yapılması gerektiğini, SGK dan alınan yardım varsa tenzili gerektiğini, hatır taşımacılığı indirimi açısından araştırma yapılması gerektiğini, kendilerine ihbarda bulunulmadığı için dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEMEK KARARI Mahkemenin 12.04.2016 tarih ve 2013/404 Esas, 2016/198 Karar sayılı kararı ile destekten yoksun kalma tazminatının ıslah nedeniyle tam kabulüne, davacı ... İçin 32.854,32 TL, ... için 38.257,27 TL olmak üzere toplam 71.111,03 TL maddi tazminatın sigorta şirketi yönünden poliçede gösterilen limitle sınırlı ve orantılı olmak kaydıyla davalı gerçek kişiler yönünden kaza tarihi olan 30.03.2013 tarihinden sigorta şirketi yönünden 10.000,00 TL sının dava tarihinden bakiyesinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine, davacıların manevi tazminat isteminin kısmen kabul kısmen reddine, davacı ... için 30.000,00 TL ... için 30.000,00 TL ... için 15.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL toplam 90.000,00 TL manevi tazminatın davalı gerçek kişilerden müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... vekili ve ihbar olunan ... vekilince temyiz yoluna başvurulmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 15.04.2019 tarih ve 2016/11783 Esas, 2019/4686 Karar sayılı ilamı ile; "1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle manevi tazminat talebi ile ilgili olarak hüküm kurulurken olayın meydana geliş şekli, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, olay nedeniyle duyulan acı ve elemin derecesi ve B.K.nun 47. maddesindeki özel haller dikkate alınmış bulunduğuna, davalı işleten ve sürücü vekili tarafından cevap dilekçesinde hatır taşıması savunmasında bulunulmadığının, ıslah dilekçesi ile faiz talebinde bulunulmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığının, davacı vekili tarafından ıslah talebinde desteğin müterafik kusurunun dikkate alındığının anlaşılmasına, yine desteğin yolcu olması nedeniyle araç sürücüsü davalı ...'ın kusur oranının tazminat hesabında dikkate alınmamasının uygun bulunmasına, hesap bilirkişi raporunda üniversite öğrencisi olan desteğin mezun olduktan sonraki ilk üç yıl kazancının asgari ücret esas alınarak hesaplandığının anlaşılmasına göre, davalılar Hakkı ve ... vekilinin tüm, davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. Dairemiz uygulamalarına göre; desteğin hatır için taşınması durumunda % 20 oranında indirim yapılması gerektiği kabul edilmektedir. Dosya ve ceza dosyası kapsamından dava konusu trafik kazasındaki taşımanın hatır taşıması olduğu anlaşılmakla, buna göre; mahkemece, desteğin yolcu olduğu ve davalı sürücünün kusurunun maddi tazminata etki etmeyeceği gözetilerek, bilirkişi tarafından belirlenen zarar miktarı üzerinden, (dava konusu olayda davacı vekili tarafından bilirkişi tarafından tespit edilen ve % 70 davalı sürücü kusurunun esas alındığı miktar dikkate alınmaksızın ve isabetli bir şekilde davalı sürücünün % 70 kusuru uygulanmayan miktar üzerinden 1/4 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak ıslah talebinde bulunulduğu da anlaşılmakla (Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre müterafik kusur oranı % 20 olarak esas alınmaktadır)), ıslah ile talep edilen miktar üzerinden % 20 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak tazminatın belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm verilmiş olması doğru görülmemiştir. 3-Mahkemece hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda, kaza tarihinde 22 yaşında ve üniversite öğrencisi olan desteğin, okulundan 22 yaşında mezun olacağı ve 5 yıl sonra yani 27 yaşında evleneceği kabul edilerek gelirinden davacılara ayrılacak payın evlenme ile azalacağı kabul edilmiştir. Dairemizin yerleşmiş uygulamaları ve desteğin kaza tarihindeki yaşı dikkate alındığında, destek ...'in mezun olduktan sonra dosya kapsamı da gözetilerek makul bir süre sonra evleneceği kabul edilmelidir. Bu durumda mahkemece, aktüer bilirkişiden yukarıda açıklanan hususta ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken desteğin evlenme yaşı hususunda (5 yıl gibi uzun bir süre alınarak) hatalı bilirkişi raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 4-..., ihbar olunan sıfatı ile davada yer almış olup, dava ihbar olunan ..., davanın tarafı olmadığı gibi aleyhine hüküm de kurulmadığından, kararı temyizde hukuki menfaati yoktur. Bu nedenle, ihbar olunan ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir." gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, destekten yoksun kalma tazminatının ıslah nedeniyle tam kabulü ile davacı ... için 32.854,32 TL, ... için 38.257,27 TL olmak üzere toplam 71.111,03 TL maddi tazminatın sigorta şirketi yönünden poliçede gösterilen limitle ve 56.888,824 TL ile sınırlı ve orantılı olmak kaydıyla davalı gerçek kişiler yönünden kaza tarihi olan 30.03.2013 tarihinden, sigorta şirketi yönünden 10.000 TL sinin dava tarihinden bakiyesinin ıslah tarihi olan 08.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müteselsilen davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabul kısmen reddi ile davacı ... için 30.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL, ... için 15,000,00 TL olmak üzere toplam 90,000,00 TL manevi tazminatın davalı gerçek kişilerden tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve dahili davalılar vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur. B. Temyiz Sebebleri Davalı ... ve dahili davalılar vekili temyiz dilekçesinde; yargılama sırasında ...'ın vefat etmesi üzerine mirasçılarının dosyaya dahili davalı olarak eklendiğini, dahili davalıların reddi miras yapması sonucunda verilen kararın kesinleştiğini ve ilgili dava dosyasına sunulduğunu, buna karşın mahkemece bu husus hüküm esnasında gözetilmeden, terekede davacıların alacağının olması gerektiği ve infazda değerlendirme yapılabileceği yönünde hatalı karar verildiğini, davalı ...'ın hatır taşıması indiriminden faydalandırılmadığını, müterafik kusur yönünden yeterli incelemenin yapılmadığını, manevi tazminatların yüksek olduğunu, kararın bozulması gerektiğini belitmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalıların sürücüsü, malik ve zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci ve 109/2 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ıncı maddeleri, Türk Medeni Kanunu'nun 612 ve davamı maddeleri, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Davalı ... vekilinin temyiz itirazları yönünden; temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, özellikle daha önce temyize konu edilip bozma kapsamı dışında bırakıldığı için kesinleşen yönlerin yeniden incelenmesinin mümkün olmamasına bu bağlamda, her ne kadar davacılar için güncel veriler ile hesap yapılmış ise de mahkemenin ilk kararının davalı ... yönünden kesinleştiği gözetildiğinde, bozma kararı sonrası hüküm altına alınan miktarın artmamış olmasına, davalı ...'ın aynı zamanda kazaya karışan aracın sürücüsü olması nedeniyle mirasın reddinin sonuca etkili olmamasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Dahili davalılar ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi yönünden; Yargılama sırasında dava konusu araç maliki davalı ...'ın vefatı nedeniyle, mirasçıları davaya dahil edilmiştir. Dahili davalılar murisleri ...'ın mirasını reddetmişler ve Kütahya 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/418 Esas, 2019/512 Karar sayılı kararı ile ...'dan intikal eden mirasın ..., ..., ... tarafından kayıtsız şartsız reddedildiğinin tespit ve tesciline karar verilmiş, işbu karar 19.07.2019 tarihinde kesinleşmiştir. Kütahya 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/20 tereke kararı ile de ...'ın terekesinin TMK'nın 612 ve devamı maddelerine göre iflas hükümlerine göre tasfiyesine karar verilerek terekeye tasfiye memuru atanmıştır. Şu durumda; mahkemece adı geçen dahili davalılar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, murisin terekesinde davacıların alacağının yer alması gerektiği ve mirasın reddi beyanlarının infaz aşamasında dikkate alınabileceği gerekçesiyle bu davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle dahili davalılar ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde dahili davalılar ..., ... ve ...'a iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/3463, K. 2024/5671, T. 04.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-3463-e-2024-5671-k-1087c4bc7e3f