Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/2223 E. 2024/11157 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2223
Karar No
2024/11157
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/436 E., 2023/356 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi Taraflar arasında görülen muvazaalı işlemin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı bankanın, dava dışı ...... Akaryakıt ve Kimya Sanayi Tic. Ltd. Şti., dava dışı ... ile birlikte davalılar ... ve ...'dan İzmir 25.İcra Müdürlüğü'nün 2013/633 sayılı dosyası nedeniyle 1.046.206,17 TL alacağının olduğunu, 2012 yılı sonunda ... ve .......yetkilisi olduğu ........Akaryakıt Ltd. Şti'nin ruhsatının iptal edildiğini, İzmir'in eğlence mekanlarından ..............'nın ...'ın sahibi olduğu .......Turizm ve Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti'nin işletmeciliğinde iken ... Çözümler Ltd. Şti. isimli bir şirketin ortaya çıktığını bu şirketi dava dışı ... ve davalılardan ...’nin devraldığını, 14.12.2012 tarihinde alınan karar ile ...'nin bu şirkete tek ortak durumuna getirildiğini, 2012 yılı başlarında davalılardan ..... Organizasyon Ltd. Şti, davalı ... ile davalılardan ...'ın eşi dava dışı ............ ortaklığında İzmir/....... unvanlı restaurant barın işletmesini yapmaya başladığını, davalı ...'ın eşi...’den 2012 yılı sonu itibari ile boşandığını birkaç gün sonra şirkette alınan karar ile bu kişinin... Organizasyon Turizm Tic. Ltd. Şti'ndeki ortaklığının son bulduğunu, davalı ...'nın bu şirkette tek ortak durumuna getirildiğini, 2012 yılında borçlular ... ve ... tarafından satın alınan...... Grup Ltd. Şti.nin satın alma ile 2012 Haziran ayında ortaklık yapısının değiştirildiğini, önceleri büyük ortak olan davalı ...'nın son olarak 14.12.2012 tarihinde alınan karar ile tek ortak durumuna getirildiğini, bu şirketin ........ da açılan .... isimli restoran barı işletmeye başladığını, 2012 yılı içinde davalı ... ve ...'ın ..........Turzim Ltd.Şti'ni aldığını, önceleri büyük ortak yapılan ...'nın yeni TTK'nun Limited Şirketlerin tek ortaklı olmasına imkan vermesi sonrasında yine 14.12.2012 tarihinde alınan karar ile tek ortak durumuna getirildiğini, ...'ın bu şirkette ... adına aldığı genel vekaletname ile imza atmaya başladığını, bu şirketin halihazırda Karşıyaka da bulunan... isimli restoran barı işlettiğini, 2012 yılında ve halen gerek İzmir Arena gerekse 3 şube ile faaliyet gösteren ...... davalılardan ... ve ...'a ait olduğu konusunda basında sayısız haber çıktığını başarılarının sırlarının paylaşıldığı ve gelen gazetecilere işyerlerinde röportaj verilip işyerlerinin gezdirildiğini, davalıların kötü niyetli olduğunu belirterek esasen borçlu davalılar ... ve ...'a ait olan ... Çözümler Reklamcılık Turizm Pazarlama Organizasyon Danışmanlık San ve Tic. Ltd. Şti., ... Organizasyon Turizm Ticaret Ltd. Şti.,........Turizm Reklam Telekomünikasyon Bilişim ve İletişim Ticaret Ltd. Şti. ve ...Özel Eğitim Öğretim Turizm Yapı Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'lerinin kuruluş ve devir alınmaları ve aşamalar sonrasında tek ortak durumuna getirdikleri nam-ı müstear davalılar ... ve ... adlarına şirket kurulması ve devralınması şeklinde tezahür eden tasarrufların İİK'nun 277. ve devamı maddeleri gereği iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; dava şartı yönünden aciz halinin bulunmadığını, esasa yönelik olarak da davanın somut hiçbir delile dayanmadığını nam-ı müstear sebebine dayalı tasarrufun iptali davasının hukuken dinlenilebilir mahiyette olmadığını, davacı yanın muvazaa iaddilarının da haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... Çözümler Reklamcılık Ltd. Şti. yetkilisi ... cevap dilekçesinde; ... Çözümler Reklamcılık Ltd. Şti'nin davacının iddiasının aksine ... ve ...'dan devralınmadığını, Turhan Toktamış ve Müesser Toktamış isimli daha önceki hissedarlarından devralındığını, ... Çözümler Reklamcılık Ltd. Şti'nin ...'ın sahibi olduğu Trinidad Ltd.Şti işletmeciliğinde iken İzmir Arenayı işleten bir şirket olmadığını, aksine şirketin İzmir Arenayı işleten Saçaklı Ltd.Şti isimli dava dışı 3. bir şirketin alt kiracısı olduğunu, ........ işleten ........ şirketinin borçlu ... ve ... ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. 3.Davalı ........... Ltd. Şti, ... Organizasyon Tic. Ltd. Şti. ve Marisco Tur Rek. Tic. Ltd. Şti. yetkilisi ... cevap dilekçesinde; bu şirketlerin davalılar ........... ve ... ile ilgisinin bulunmadığını, şirketlerin kendisi tarafından yeniden kurulduğunu veya dava dışı 3.kişilerden satın alındığını, kanun değişikliğinden sonra tek hissedar olarak uhdesinde birleştiğini, muvazaa ve kötü niyet bulunmadığını, ....... isimli iş yerini devralırken Konya ilinde bulunması nedeniyle, devrin o gün gerçekleştirilmesi gerektiğinden önceden ... adına düzenlettiği vekaletnamenin kullanılmasına izin verdiğini, bu vekaletnamenin başka bir şekilde kullanılmadığını, davacının bu davada davalılar ... ve ...'ın nam-ı müstear kullandığını ispatlaması gerektiğini belirtip davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 03.12.2015 tarihli ve 2014/165 Esas, 2015/555 Karar sayılı kararı ile;davacı vekili, davalı şirketlerin aslında davalılar ... ile ...'a ait olduğunu ancak borçlarını ödememek amacıyla bu şirketlerin nam-ı müstear olarak davalılar ... ve ... adına yapıldığını, işlemlerin muvazaalı olduğunu belirtip, şirket kurulması ve devralınmasına yönelik tasarrufların iptalini istemiş ise de göstermiş olduğu deliller ile bu iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 29.04.2019 tarihli ve 2016/7909 Esas, 2019/5212 Karar sayılı ilamı ile; "... Dava; davalı şirketlerin muvazaalı olarak kurulduğu, aslında davalı borçlu ..........ve ...’a ait olduğunun tespiti ve alacakları nedeniyle bu şirket hisselerinin cebri satışı yönünden kendilerine yetki verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir. Davacı vekili; Esasen borçlu davalılar ... ve ...'a ait olan ... Çözümler Reklamcılık Turizm Pazarlama Organizasyon Danışmanlık San. ve Tic.Ltd.Şti.,... Organizasyon Turizm Ticaret Ltd.Şti., MARISCO Turizm Reklam Telekomünikasyon Bilişim ve İletişim Ticaret Ltd.Şti. ve ...Özel Eğitim Öğretim Turizm Yapı Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'lerinin kuruluş ve devir alınmaları ve aşamalar sonrasında tek ortak durumuna getirdikleri nam-ı müstear davalılar ... ve ... adlarına şirket kurulması ve devralınması şeklinde tezahür eden tasarrufların muvazaalı olduğunu iddia etmektedir. Davacının alacaklı olarak eldeki davayı açmakta hukuki menfaati bulunduğundan mahkemece tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisinden de yararlanılarak taraf delillerinin toplanması, borçlu ve üçüncü kişi davalılar ile dava dilekçesinde bahsi geçen şirketler arasında maddi ve hukuki organik bağ bulunup bulunmadığı, muvazaalı işlem ve nam-ı müstear olarak yapılan işlem olup olmadığı belirlenmelidir. Bu durumda; mahkemece yapılması gereken iş öncelikle, belirtilen şirketlerin ilk kuruluşundan günümüze değin ortakları ile faaliyet adreslerini, hisse devirlerini gösterir ticaret sicil kayıt örneklerini, ticari defterlerini, dava dilekçesinde sözü edilen "öküz barların" ve "İzmir Arena" isimli eğlence mekanlarının işletmesinin kim tarafından yapıldığına ilişkin evrakları getirtmek olmalıdır. Bu delillerin getirtilip incelenmesinden sonra, alacaklıdan mal kaçırmak için muvazaalı işlemler yapılıp yapılmadığı değerlendirilmeli, gerekirse borçlu ile birlikte üçüncü kişinin ve anılan şirketlerin ticaret sicil kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi de yaptırılmalı, davalı ... davalı borçlu...ve ... ile uzun yıllar arkadaş olduklarını beyan ettiğinden ve dosya kapsamında 16.07.2012 tarihinde davalı ... tarafından davalı ...’a gayrimenkul alıp satabilmesi için, şirket işleri için, şirketler adına ihaleye girebilmesi için geniş kapsamlı vekaletname verildiğinden, davalı borçlu...ve ... tarafından; yeni kurulan ve tek ortaklı ... getirilen davalı şirketlere para aktarılıp aktarılmadığı, para alışverişi bulunup bulunmadığı, aktarılmış ise tarihlerinin ne olduğu, davalı şirketlerin gizli ortağı ya da yöneticisi durumunda olup olmadıkları verilen vekaletnamenin nasıl kullanıldığı konularında ayrıntılı, denetime elverişli uzman bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir. " gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bilirkişi raporunun sonuç kısmında mahkeme dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda şirketler arasında organik ya da gizli bir bağ olduğu sonucunu doğurur herhangi bir evrak ya da para akışının davalı kayıtlarında yer almadığı, Ticaret sicil kayıtları ve Vergi Dairesi yazı cevaplarına göre; davalı ... Çözümler Ltd Şti'nin tek ortağı ve yetkilisinin ... olduğu, ... Organizasyon Ltdf Şti, Marisco Turizm Ltd Şti, ...Ltd Şti'lerin 2012 yılındaki tek ortağı ve yetkilisinin ... olduğu, ...'nın... Organizasyon Ltd Şti, ve ...Ltd Şti'deki ortaklık hisselerinin devir alınması ile ilgili kararlarda kendi imzası var iken Marisco.... Şti'ndeki hisselerin devir alımı ile ilgili kararlarda İzmir 21. Noterliğinin 16.07.2012 tarih ve 18675 nolu vekaletnamesine dayalı olarak ...'ın imzasının bulunduğu, bunun dışında şirketler ve kişiler arasında herhangi bir yazılı ilişkiye rastlanılmadığı, Türk Patent ve Marka kurumundan gelen yazı cevabına göre; "..........." ve "........." isimli markaların kullanım haklarının dava dışı şirketlerde bulunduğu, 2013 yılı defterlerinde de şirketler arasında bir para akışı tespit edilemediğinin belirtildiği, bu hali ile davacının iddiasını yaklaşık ispat hükümlerine göre dahi ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepler Davacı vekili temyiz dilekçesinde; iddiaların ispatı açısından incelenmesi gereken 2010, 2011, 2012 yıllarına ait ticari defterlerin incelenememesi nedeniyle kanuni olarak tutulması ve saklanması gereken evrakların davalı şirketler aleyhine delil teşkil etmesi gerekirken, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda "Öküz Barları" ve "İzmir Arena" isimli markaların kullanım haklarının dava dışı şirketlerde bulunduğunun belirtildiği, bu işletmelere ilişkin başka herhangi bir araştırma yapılmadığını, dava dilekçesinde belirtilen bu işletmelerle davalılar arasındaki ilişkiye ilişkin iddiaların araştırılmadığını belirterek yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, TBK'nın 19. maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 19. maddesi. 3. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 18.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/2223, K. 2024/11157, T. 18.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-2223-e-2024-11157-k-9d52dafc47fa