Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/201 E. 2025/14030 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/201
Karar No
2025/14030
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/713 E., 2023/477 K.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 30.12.2008 tarihinde davalılardan ... Sigorta AŞ'nin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, ...'in işleteni ve ...'in sürücüsü olduğu araç içerisinde yolcu olarak seyahat ettiği sırada, davalılardan ... 'in sürücü ve işleteni olduğu, davalı ... Sigorta AŞ'nin zorunlu mali sorumluluk sigortasını, davalı ... Şirketinin ise kasko (ihtiyari mali mesuliyet) sigortasını temin ettiği aracın tam kusurlu şekilde yolcu olduğu araca çarptığını, bu olay sonucu davacının yaralandığını ve uzun süre tedavi gördüğünü, kazanın fiziken ve ruhen telafisi mümkün olmayan kayıplara neden olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 110.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan her birinden ve ... Sigorta A.Ş, ... Sigorta A.Ş ve ... açısından poliçe limitleri ile sınırlı olarak olay tarihinden itibaren müştereken ve müteselsilen; 70.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan ..., ... ve ...'den olay tarihinden itibaren müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olarak bulunduğu araca kusurlu şekilde çarpan aracın kasko sigortacısı olan davalı ... şirketinin ihtiyari mali mesuliyet poliçesi ile manevi tazminattan da sorumlu olduğunu beyanla 70.000,00 TL manevi tazminatın da davalı ... Şirketinden tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili 02.05.2011 tarihli dilekçesi ile davalı ... Sigorta A....tarafından poliçe limiti ödenmiş olduğundan davalı ... Sigorta AŞ aleyhine açılan davadan feragat ettiğini bildirmiştir. Davacı vekili maddi tazminat talebini 28.01.2014 tarihli dilekçe ile ıslah ederek 581.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; sigortalı aracın kazada kusuru olmadığından davalı şirkete açılan davanın reddine karar verilmesini, aksi takdirde olayda hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, maluliyet oranının Adli Tıp Kurumunca tespiti gerektiğini, geçici iş gücü kaybının teminat kapsamı dışında olduğunu, davacının olaydan dolayı Sosyal Güvenlik Kurumundan aldığı ödemenin tespiti gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; poliçe tedavi giderleri teminat limiti olan 125.000,00 TL'nin davacıya ödendiğini, bu nedenle tedavi gideri teminatının bulunmadığını ve davacının kaza tarihinden itibaren faiz talebinin reddinin gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalının trafik sigortacısı tarafından tedavisi için 125.000,00 TL'nin dava öncesinde ödendiğini, davacının maddi taleplerini açıklaması gerektiğini ve istenilen bedelin çok fahiş olduğunu, davaya konu tüm taleplerin davalı ... şirketlerinin teminatları içinde kaldığından muhatabın sigorta şirketleri olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı şirkete birleşik kasko sigorta poliçesi ile sigortalı aracın neden olduğu kazada davacının tedavi giderleri için 49.447,83 TL'nin 07.01.2010 tarihinde ödendiğini, yeniden sorumlu tutulmalarının mükerrer ödemeye neden olacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... ve ...; davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmemiş, davaya cevap da vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacının davalılar ... ve ... ile ... Sigorta AŞ'ye yönelik davasının reddine; davacının davalı ... Sigorta AŞ'ye yönelik davasının konusuz kalması ve feragat nedeniyle reddine, davacının davalılar ... ve... Sigorta Şirketine yönelik maddi tazminata ilişkin davasının kısmen kabulüne, toplam 455.902,32 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden olay tarihi olan 30.12.2008 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden 110.000,00 TL'lik kısmı dava tarihi olan 25.12.2009 tarihinden itibaren, bakiye 345.902,32 TL için ıslah tarihi olan 28.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine; davacının davalı ... ve birleşen 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/722 esas sayılı dosyasında davalı ... Şirketine yönelik manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, toplam 30.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... yönünden olay tarihi olan 30.12.2008 tarihinden itibaren davalı ... yönünden dava tarihi olan 02.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 13.02.2017 tarihli ve 2014/18702 Esas, 2017/1339 Karar sayılı ilamıyla; "...1086 sayılı HUMK'nun 3 88... . maddeleri ile 6100 Sayılı HMK'nun karşılık 297/1-2 maddeleri uyarınca, mahkeme kararında; hüküm sonucunun, taraflara yükletilen hak ve sorumlulukların şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde ayrı ayrı ve açıkça gösterilmesi gerekir. Ayrıca; 1086 sayılı HUMK'nun 45. maddesi ile 6100 sayılı HMK'nun karşılık 166. maddesi uyarınca, birleştirilen dava dosyaları birbirlerinden bağımsız ayrı bir dava olup, birleştirilen her dava hakkında usul hükümlerine göre ayrı ayrı hüküm kurulması gerekir. Yukarıda belirtilen ilkeler gözardı edilerek, infazda tereddüt oluşturacak şekilde asıl ve birleştirilen davalar yönünden ayrı ayrı hüküm kurulmamış olması doğru görülmediğinden, kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı ... ... vekili ve davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 30.01.2018 tarihli 2017/188 Esas, 2018/27 Karar sayılı kararı ile davacının davalılar ... ve ... ile ... Sigorta AŞ'ye yönelik davasının reddine, davacının davalı ... Sigorta AŞ'ye yönelik davasının konusuz kalması ve feragat nedeniyle reddine, davacının davalılar ... ve... Sigorta Şirketine yönelik maddi tazminata ilişkin davasının kısmen kabulüne, toplam 455.902,32 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden olay tarihi olan 30.12.2008 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden 110.000,00 TL'lik kısmı dava tarihi olan 25.12.2009 tarihinden itibaren, bakiye 345.902,32 TL için ıslah tarihi olan 28.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair maddi tazminat talebinin reddine, davacı tarafça davalı ... 'e yönelik manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, (Birleşen dosyada davalı ... şirketine yönelik olarak aynı konuda açılan davada hükmedilen ortak manevi tazminat miktarından her iki davalının müteselsilen sorumlu olduğu nazara alınarak ortak bedel için tahsilde tekerrür teşkil etmemek üzere) 30.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... 'den olay tarihi olan 30.12.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair manevi tazminat talebinin reddine, birleştirilen Büyükçekmece 2 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/722 Esas sayılı dosyası ile açılan manevi tazminat davasının ise kısmen kabulüne (Diğer dosyada davalı ... 'e yönelik olarak aynı konuda açılan davada hükmedilen ortak manevi tazminat miktarından her iki davalının müteselsilen sorumlu olduğu nazara alınarak ortak bedel için tahsilde tekerrür teşkil etmemek üzere) 30.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... Şirketinden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 04.11.2020 tarihli ve 2018/5024 Esas, 2020/6546 Karar sayılı ilamıyla; "...Mahkemece hükme esas raporda her ne kadar davacının gelirinin asgari ücretin 2,5 katı olduğu kabul edilmiş ise de davacıya bu konuda ispat imkanı verilmesi, mezun olduktan sonra yapabileceği meslekler ve yaptığı işlere göre bu konu ile ilgili meslek kuruluşlarına yazı yazılarak muhtemel gelirin tespit edilerek sonucuna göre tazminatın belirlenmesi gerekirken, asgari ücretin 2,5 katı tutarında gelirinin olacağının kabul edilmesi ve yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. ...Rücu davası ile borçlular arasındaki iç ilişki ve usul ekonomisi dikkate alındığında, kararın temyizinde davalı ... ...'in hukuki yararının bulunduğunun kabulü zorunlu olduğu gibi, hakkındaki karar kesinleşen davalı ...'nin hükmedilen maddi tazminatın faiz başlangıcı yönünden sorumluluğuna ilişkin değerlendirme yapılarak ve taraflar arasındaki iç ilişkide geçerli olmak üzere; mahkemece (... yönünden usuli kazanılmış hakkın ihlal edilmemesi gerektiğinden) davalı ... yönünden icrai nitelikte bir hüküm kurulmayarak sadece, ıslah ile istenen kısmı ayrılmaksızın talep edilen tazminatın tümü yönünden dava tarihinden faiz uygulanmak suretiyle sorumlu olduğu hususunun tespitine yönelik hüküm kurulması gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 05.06.2023 tarih ve 2021/713 Esas, 2023/477 Karar sayılı kararıyla, davacının davalılar ... ve ... ile ... Sigorta AŞ'ye yönelik davasının reddine, davacının davalı ... Sigorta AŞ'ye yönelik davasının konusuz kalması ve feragat nedeniyle reddine, davacının davalılar ... ve... Sigorta Şirketine yönelik maddi tazminata ilişkin davasının kısmen kabulüne, toplam 455.902,32 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden olay tarihi olan 30.12.2008 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden 110.000,00 TL'lik kısmı dava tarihi olan 25.12.2009 tarihinden itibaren, bakiye 345.902,32 TL için ıslah tarihi olan 28.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair maddi tazminat talebinin reddine, davalı ... AŞ'nin faiz başlangıç tarihlerine ilişkin usuli kazanılmış hakkına halel gelmemek kaydıyla maddi tazminatın tümü yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olduğunun tespitine, davacı tarafça davalı ... 'e yönelik manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, (Birleşen dosyada davalı ... şirketine yönelik olarak aynı konuda açılan davada hükmedilen ortak manevi tazminat miktarından her iki davalının müteselsilen sorumlu olduğu nazara alınarak ortak bedel için tahsilde tekerrür teşkil etmemek üzere) 30.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... 'den olay tarihi olan 30.12.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair manevi tazminat talebinin reddine, birleştirilen Büyükçekmece 2 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/722 Esas sayılı dosyası ile açılan manevi tazminat davasının ise kısmen kabulüne (Diğer dosyada davalı ... 'e yönelik olarak aynı konuda açılan davada hükmedilen ortak manevi tazminat miktarından her iki davalının müteselsilen sorumlu olduğu nazara alınarak ortak bedel için tahsilde tekerrür teşkil etmemek üzere) 30.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... Şirketinden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı temyiz dilekçesinde; hakkında verilen maddi tazminatı kabul etmediğini belirtmiştir.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacının davasını tedavi gideri yönünden açtığını, davanın genişletilmesine muvafakatleri olmadığını, ikinci kez ıslah yapılamayacağını, davaya konu tazminatın fahiş olduğunu, emsal ücret araştırması yapılmadığını, kaza ve hasarın davadan önce sigorta şirketine ihbar edildiğini, sigortacının dava tarihinden itibaren faizle sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl davada trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine, birleştirilen davada ise manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ve davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan ve davalı ... 'den alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/201, K. 2025/14030, T. 13.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-201-e-2025-14030-k-658745d5364e