Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/199 E. 2024/5041 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/199
Karar No
2024/5041
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/85 Değişik İş, 2022/134 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-43511 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü/İtirazın Kısmen Kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/100023 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 11.05.2018 tarihinde tek taraflı kazası sonucunda, araç içinde yolcu olan davacının yaralandığını, sigorta şirketince kısmi ödeme yapıldığını, ancak yetersiz olduğunu kazanın trafik iş kazası olduğunu, kazada %48 oranında maluliyetinin oluştuğunu belirterek kısmi olarak açtıkları davada, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Yargılama sırasında dava değerini 129.632,55 TL olarak yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava şartının yerine getirlmediğini, başvuruya eklenen maluliyet raporunu kabul etmediklerini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre hesap yapılması gerektiğini, daha önce yapılan ödeme ile sorumluluklarının kalmadığını, dava tarihinden yasal faiz talep edilebileceğini, davacı lehine vekalet ücretine 1/5 oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama sırasında kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuata uygun maluliyet raporuna göre davacının %40 oranında sürekli iş göremezliğinin belirlendiği, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant esasına göre yapılan hesaplamadan, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) peşin sermaye değerinin ve davadan önceki ödemenin güncellenerek düşülmesi suretiyle tazminatın belirlendiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, 129.632,55 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 17.05.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile Bursa 5. İş Mahkemesi’nin 2018/663E sayılı dosyası ile karar altına alınan tazminat ile tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak başvurana verilmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; başvuru şartının yerine getirilmediğini, müvekkili şirket tarafından sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin yaptırılan inceleme sonucu 77.645,00 TL başvurucu tarafa ödeme yapıldığını, tazminat hesaplamasının Genel Şartlar’daki ilke ve kurallara göre yapılması gerektiğini, maluliyet değerlendirmesinin Genel Şartlar uyarınca Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, muhtemel ömrün TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre ve iskonto oranının %1,8, gelirin ise kaza tarihinden önceki 3 aylık vergilendirilmiş yıllık ücret ortalaması olarak alınarak aktüer hesabı yapılması gerektiğini, hesaplanan tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, kazadaki kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini, başvuru sahibine SGK tarafından rücuya tabi herhangi bir ödeme veyahut gelir bağlama işleminin yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, ıslah edilen kısım açısından ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, davacı lehine 1/5 oranında vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuruda sunulu maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre zararı tespit eden hesap raporunun yerinde olduğu, davadan önce yapılan ödemenin yetersiz olduğu, hatır taşıması indiriminin yapılmamasının yerinde olduğu, kazanın terk taraflı olması nedeniyle kaza tespit tutanağına göre karar verilmesinin uygun olduğu, SGK tarafından hesaplanan ilk gelir peşin sermaye değeri olan 158.638,68 TL'lik meblağın hesaplanan tazminattan tenzil edildiği bu sebeple davalı vekilinin diğer itirazlarının reddine, vekalet ücretine ilişkin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının “5. KARAR” başlıklı hüküm kısmında vekalet ücretine ilişkin 3. maddesinde yer alan “…16.265,09 TL Avukatlık ücretinin…” ibaresinin “5.100,00 TL Avukatlık ücretinin” olarak düzeltilmesine, hakem kararının diğer hükümlerinin aynen icrasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itirazında ileri sürdüğü sebepler ve resen görülecek nedenler ile kararın bozulmasını talep etmiştir. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; vekalet ücretinin nispi oranda tam verilmesi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, davacının maluliyetinin kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuata göre belirlenmiş olmasına, tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant esasına göre belirlenmesinin yerinde olmasına, olayda hatır taşımasının bulunmamasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı lehine Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi uyarınca 16.265,09 TL tam vekalet ücretine hükmedilmiş, davalı vekilinin karara itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince, maktunun altında kalmamak üzere 1/5 oranında vekalet ücretine hükmetmek gerektiği belirtilerek, hakem kararında davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti "5.100,00 TL" maktu vekalet ücreti olmak üzere düzeltilmiştir. Ancak Uyuşmazlık Hakem Heyeti karar tarihi olan 05.10.2021'de asliye mahkemelerinde görülen işler için maktu vekâlet ücreti 4.080,00 TL'dir. Bu hali ile İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine takdir edilen vekalet ücreti hatalıdır. Ancak belirlenen bu hatanın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının 6.1. bendinde yer alan "5.100,00 TL" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "4.080,00 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA; Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 21.05.2024 tarihinde Üye ...'un karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Başvuran şahıslar tarafından Bursu 5. İş Mahkemesi'nin 2018/663 Esas sayılı dosyasında aynı konu ve aynı taleple ilgili olarak aynı davalıya karşı dava açılmış yargılama sırasında davacının maluliyetinin bulunmadığı tespit edilmiş, bu dava davacı tarafça takip edilmemiş mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu madde 30 (14) "Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak komisyona başvuru yapılamaz." düzenlemesi ile Mahkemeye intikal etmiş uyuşmazlıklarla ilgili olarak Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuruda bulunulmayacağını emredici olarak düzenlemiştir. Yasal düzenlemede, Mahkeme ya da Tüketici Sorunları Hakem Heyeti'ne bir başvurunun yapılmış olması, uyuşmazlığın mahkemeye intikal etmiş olması engel olarak getirilmekte, yapılan başvurunun derdest olup olmadığı şartı aranmamaktadır. Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusunu "seçimlik hukuk yolu" olarak düzenleyen yasa koyucunun, bu hükmü düzenlerken iki başvuru yolu arasında derdest bir durum olup olmadığını araştırma amacı gütmediği açıktır. 5684 sayılı Kanun madde 30/23 "Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun hükümleri, sigortacılıktaki tahkim hakkında dakıyasen uygulanır." HMK madde 114/2 "Diğer kanunlarda yer alan şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." anlamında getirilmiş, bir "dava şartı" niteliğindedir ve HMK madde 115/1 gereği "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." HMK madde 115/ (2) "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir." Şu durumda az yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gereğince 10.11.2021 tarihli İtiraz Hakem Heyeti kararının usul ve Yasaya uygun olmaması, kararın değinilen hukuksal düzenlemelere aykırı bulunması nedeniyle bozulması görüş ve düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun düzeltilerek onama yönünde oluşan kararına katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/199, K. 2024/5041, T. 21.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-199-e-2024-5041-k-53c8cfd58ab0