Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/1911 E. 2024/5712 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1911
Karar No
2024/5712
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/727 E., 2023/841 K. HÜKÜM/KARAR: Davanın Kabulüne Taraflar arasında görülen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı adına kayıtlı ve dava dışı ... idaresindeki aracın yaya ...'a çarpması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, araç sürücüsü ...'ın sürücü belgesiz olduğunu, kaza nedeniyle dava dışı ...'a 12.398,00 TL'nin ödendiğini belirterek ödenen 12.398,00 TL'nin ödeme tarihi olan 06.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kusuru ve zararı kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 09.07.2015 tarihli ve 2014/568 Esas, 2015/453 Karar sayılı kararı ile davanın kabulü ile 12.398,00 TL davacı alacağının 06.07.2013 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 18.10.2018 tarih ve 2015/16965 Esas, 2018/9314 Karar sayılı ilamıyla davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, "Mahkemece, davacının kaza nedeniyle meydana gelen iş gücü kaybı hususunda rapor aldırılmamış hükme esas alınan Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim Araştırma ve Araştırma Hastanesinin 10.05.2013 tarihli raporu hükme esas alınmış ise de, raporun hangi mevzuata göre hazırlandığı belli olmayıp denetime elverişli değildir. Kaza, 07.05.2012 tarihinde gerçekleşmiş olup maluliyet oranının tespiti açısından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği yürürlüktedir. Bu durumda, trafik kazası nedeniyle iş gücü kaybı oranının kesin olarak belirlenmesi için kaza tarihinde yürürlükte bulunan söz konusu Yönetmelik hükümlerine göre Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi'nden veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden mevzuata uygun rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece İlk Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 29.06.2020 tarihli 2018/898 Esas, 2020/334 Karar sayılı kararıyla; davacının dava dışı üçüncü kişinin dava konusu kaza sonucunda sürekli iş göremezlik bazında bir zarar gördüğünü ve haksız fiil ile mevcut durumu arasında bir illiyet bağı olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 08.12.2021 tarih ve 2021/2454 Esas, 2021/9927 Karar sayılı ilamıyla "Bozma ilamı ile davacının trafik kazası nedeniyle iş gücü kaybı oranının kesin olarak belirlenmesi için kaza tarihinde yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerine göre Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesinden veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden mevzuata uygun rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahsedilmiştir. Bozma ilamı sonrası şahsın 25.11.2015 tarihinde vefat ettiği anlaşılmış olup mahkemece dosyadaki evraklar üzerinden Hacettepe Üniversitesinden rapor alınmış ve davanın reddine karar verilmiştir. Ancak hükme esas alınan rapor içeriğinde, müteveffanın dosyası incelendiğinde geçirmiş olduğu kazada yaralanmasına bağlı eklem hareket açılığı muayenesine kırık hattının iyileşme düzeyine ve yeterliliğine psodoartoz, osteomyelit gelişip gelişmediğine ilişkin herhangi bir tıbbi evrak olmadığı için olay tarihinde yürürlükte olan çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı yönetmeliği kapsamında herhangi bir maluliyet oranı tayin edilemeyeceğini bildirildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece bozma ilamı öncesinde müteveffanın tedavi evrakları ile ilgili Ankara Numune Hastanesi ve Dışkapı Yıldırım Beyazit Hastanesine müzekkere yazılarak tüm tedavi evrakları istenilmiş ise de evraklar incelenip iade edilmek üzere istenilmiş olup bozma ilamı sonrasında ise tedavi evrakları için hastanelere tekrar yazı yazılmadığı görülmüştür. Dosya içerisinde Numune Hastanesi tarafından gönderilen 19 adet grafinin bulunmadığı anlaşılmakla yeterli araştırma yapılmadığı sonucuna varılmaktadır. Öyleyse mahkemece müteveffanın kazaya ilişkin tüm tedavi evrakları tedavi gördüğü hastanelerden istenilerek eksiksiz şekilde dosya arasına alınmalı ardından tedavi evraklarının incelenmesi neticesinde müteveffanın trafik kazası nedeniyle iş gücü kaybı oranının kaza tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre değerlendirildiği ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda müteveffanın tüm tedavi evrakları dosyaya getirtildikten sonra alınan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 02.08.2023 tarihli maluliyet raporuna göre ...'nun çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının %18,2 olduğu, sigortalı araç sürücüsü ...'ın sürücü belgesinin bulunmadığı, rücu şartlarının oluştuğu gerekçesiyle; davanın kabulü ile 12.398,00 TL'nin ödeme tarihi olan 06.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; maluliyet raporunu kabul etmediklerini, davacının davasını ispat edemediğini, dava dışı şahsın ölüm tarihine kadar hesaplama yapılabileceğini ve sadece 1.525,02 TL'den sorumlu olduklarını, avans faizine hükmedilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacı ... tarafından teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu zarar gören üçüncü kişiye ödenen tazminatın ehliyetsizlik sebebiyle sigortalısından rücuen tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95 inci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4 maddesi (b) bendi. 3. Değerlendirme Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olması, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/1911, K. 2024/5712, T. 05.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-1911-e-2024-5712-k-7025f48b662e