Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/14842 E. 2026/5214 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/14842
Karar No
2026/5214
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/699 E., 2024/689 K.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 23.12.2022 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki motosiklet ile davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı otomobilin karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 1,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesiyle talebini 667.344,25 TL’ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEMİ KARARI Uyuşmazlık Hakeminin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili tarafından dava dilekçesinin ekinde dosyaya sunulan .... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 15.11.2023 tarihli maluliyet raporunda her ne kadar kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet tespiti yapılmışsa da; davacının maluliyetinin sol radius alt uç kırığı oldugu görülmekle, söz konusu raporu düzenleyen heyette Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü uzmanı hekimin yer almadığı, dolayısıyla anılan Yönetmeliğin 6 ncı maddesine uygun olarak heyet teşekkülünün sağlanmadığının görüldüğü, Hakemliğin 22.03.2024 tarihinde oluşturulan ara kararı ile uzman bilirkişilerden oluşacak heyet teşekkülü ile maluliyet tespiti yapılmasına karar verildiği, ancak davacı vekili tarafından yatırılması gerekli olan delil avansının(bilirkişi ücretinin) yatırılmamış olması sebebiyle mevcut duruma göre yapılan degerlendirme sonucunda davalı ... şirketine başvuru şartının gerçekleşmediğinin görüldüğü gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakeminin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili tarafından dava dilekçesinin ekinde dosyaya sunulan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 15.11.2023 tarihli ve %5 oranlı maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, başvurunun kabulü ile 667.344,25 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 09.12.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakemince davacının dosyaya sunduğu maluliyet raporunun kaza tarihindeki Yönetmelik hükümlerine uygun olmadığı gerekçesiyle ara karar ile bilirkişi heyetinden yeni bir maluliyet raporu alınmasına karar verildiği, davacı tarafça ara kararda verilen kesin sürede bilirkişi ücretinin yatırılmadığı ve ara kararın gereğinin yerine getirilmediğini, davacının maluliyet iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, davacının ispat yükümlülüğünü kasten yerine getirmediğini, davacı tarafça kötü niyet gösterilerek davanın aydınlatılmasına engel olunduğunu, ayrıca işbu husus davacının delile dayanmaktan vazgeçtiği anlamına gelmekte olduğundan davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından delil avansı niteliğinde olan bilirkişi ücreti yatırılmayarak o delile dayanmaktan vazgeçildiğini, bu nedenle davanın usulden değil esastan reddi gerektiğini, davacının tahkim yargılamasından önce davalıya yaptığı başvurusunda gerekli belgelerin sunulmadığını, bu nedenle başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur oranının doğru tespit edilmediğini, progresif rant yöntemine göre yapılan tazminat hesabının hatalı olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8-1,65 teknik faize göre yapılması, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davacının tahkim yargılamasından önce davalıya gerekli belgeler ile usulüne uygun şekilde başvuruda bulunmuş olmasına, maluliyet raporunun mevzuat hükümlerine uygun hazırlanmasına, dosya kapsamında alınan kusur bilirkişi raporunun oluşa uygun ve denetime elverişli olmasına, tazminat hesaplama yönteminin doğru olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının (6.1.3.) bendinde yer alan "99.428,16 TL" ibaresi çıkartılarak yerine "19.885,63 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/14842, K. 2026/5214, T. 04.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-14842-e-2026-5214-k-a60845002cb4