Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/13522 E. 2026/4772 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/13522
- Karar No
- 2026/4772
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/1140 Değişik İş, 2024/1140 Karar
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 11.08.2021 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu sigortalı araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını, sürekli iş göremezliğe uğradığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak 15.100,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava şartının yerine getirilmediğini, kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümleri esas alınarak maluliyet oranının belirlenmesi gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz esas alınarak yapılmasını, kusur oranının tespiti gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan gelir sağlanıp sağlanmadığının tespitini, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenecek vekalet ücretinin beşte biri oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tazminat hesabı için belirlenen bilirkişi ücretinin verilen sürede yatırılmadığından ispatlanamayan başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlık hakemi tarafından ara kararla verilen sürenin kesin olmamasına karşın yazılı gerekçe ile usulden ret kararı verilmesi hatalı ise de davacı tarafça sunulan sağlık kurulu raporunun usulüne uygun düzenlenmediği, davacıya verilen maluliyetin yönetmelik hükümlerine uygun olmadığı, bu durumda esastan ret kararı verilmesi gerektiği ancak itiraza gelen davacı aleyhine karar verilemeyeceğinden gerekçe farklı olsa da netice itibariyle verilen usulden ret kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; taraflarınca sunulan maluliyet raporunun usulüne uygun olarak düzenlendiğini, aksi düşünce halinde bu yöndeki hususun tamamlatılabileceğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı olan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun tazminat talebine ilişkindir. 1. Somut olayda; davacı, babasının sürücüsü olduğu araçta yolcu konumunda iken davalı tarafından sigortalı araç kazaya karışmış ve davacı yolcu yaralanarak malul kalmıştır. Eldeki davanın kaza tarihinde 10 yaşında olan davacıya velayeten kanuni temsilcileri olan annesi ve babası tarafından açıldığı görülmektedir. 4721 sayılı Kanun'un 426. maddesinde temsil kayyımı gerektiren haller düzenlenmiş olup bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa vesayet makamı, ilgilisinin isteği üzerine veya re’sen temsil kayyımı atar. Temsil kayyımı atanmasına konu menfaat çatışmasının tarafları, temsil olunan ile onun yasal temsilcileridir. Küçüğün menfaati ile yasal temsilcinin menfaati arasında salt soyut bir tehlike olasılığının varlığı da temsil kayyımı atanması için yeterlidir. Eldeki davada davacı baba küçüğün velisi ve dolayısıyla yasal temsilcisi ise de, davacının yolcu olduğu araçta baba sürücü olup hükmedilecek tazminatın rücuen tahsili isteminde bulunulması ihtimalinin varlığı nedeniyle yasal temsilci olan babanın menfaati ile küçüğün menfaati bu davada çatışmaktadır. Bu sebeple kanuni temsilci baba, küçüğü temsil edemez. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, davacı küçüğe temsil kayyımı atanması için davacı yana süre verilmesi, bu işlem yönünden taraflardan süre uzatımına muvafakat istenilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, kayyım tayin edilmesi ve kayyımın davaya iştiraki sağlanmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. 2. Bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.