Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/134 E. 2024/5442 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/134
Karar No
2024/5442
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/62 E., 2023/113 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... sevk ve idaresindeki ticari aracın davacıya çarpması neticesinde davacının yaralanarak malul kaldığını, meydana gelen olayda davalı ...'ın tam kusurlu olduğunu, diğer davalının ise ruhsat sahibi olması sebebiyle kusurdan dolayı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; istenen tazminat miktarının fahiş olduğunu, ayrıca davacının uğramış olduğu zararı Güvence Hesabından karşıladığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesinin 16.09.2015 tarih ve 2015/112E.-2015/852K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, 7.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 22.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 04.02.2021 tarih ve 2019/5137 Esas, 2021/801 Karar sayılı ilamında özetle; "Dosya kapsamından, davacı vekilince, davacı için 25.000,00 TL manevi tazminat talep edildiği, mahkemece 7.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği anlaşılmaktadır. Manevi tazminatın değerlendirilmesinde tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davalıların sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de gözönünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutara hükmedilmesi gerekmektedir. Bu bakımdan somut olayda olayın meydana geliş şekli, davacının maluliyet oranı dikkate alındığında davacı için hak ve nasafet kuralları çerçevesinde daha yüksek manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, somut olay ile bağdaşmayan miktarda manevi tazminata hükmedilmesi uygun görülmemiştir " şeklindeki gerekçe ile karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Güvence Hesabı ile davacı arasında görülen 2013/188 Esas sayılı dosyasının celp edilerek incelendiği, bu dosya kapsamında yapılan Adli Tıp Kurumu (ATK) incelemesinde kaza sebebiyle davacıda %24 oranında maluliyet belirlendiği, ayrıca olaydaki kusur durumunun davalı ... aleyhine %30 olarak tespit edildiği, tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırması yaptırıldığı, davacı tarafın maluliyet raporu deliline dayanması üzerine davacının Adli Tıp Kurumuna sevki için yazı yazılarak kendisine kesin süre verildiği, verilen kesin süreye rağmen Adli Tıp Kurumuna tekrar başvurusu gerekip de başvurmadığı,15.02.2023 tarihli duruşma deprem nedeniyle ertelenmiş ise de depremden sonraki celsede ve son celsede kendi üzerine düşen ATK'ya başvuru ara kararını yerine getirmediği, davacı tarafça maluliyet durumu ispat edilemediğinden manevi zararın da dosya kapsamıyla ispat edilemediği kanaatine varıldığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozma kararı sonrası yeniden yapılan yargılamada delil olarak sunulan Tufanbeyli Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/294 soruşturma sayılı dosyası ile kazaya bağlı olarak açılan maddi tazminat davasında maluliyet raporu ve kusur raporu olmasına rağmen mahkemece usul ekonomisine aykırı olarak yeniden kusur ve maluliyet raporu aldırılması yönünde karar verilmesinin doğru olmadığını, davacının maluliyet raporu için Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığına sevk edildiğini, pandemi ve deprem sebebiyle bazı randevuların ertelendiğini, en son mahkemece kesin süre verilmesi üzerine davacının ilgili kuruma giderek muayane işlemlerini yerine getirdiğini, ilgili kurumdan maluliyet raporu beklenirken mahkemece davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; 22.08.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında aracın davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle uğradığı maluliyetten dolayı haksız fiil sorumlularından manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427, 428 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54, 56 ıncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 87, 89, 90 ve 91 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Dosya kapsamından davacı tarafından daha önce Tufanbeyli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/188 E. sayılı dosyası ile Güvence Hesabı aleyhine dava açıldığı, bu davada 5.000,00 TL maddi tazminat talep edildiği, davalının %30 kusuru ve davacının %28 maluliyetine binaen 11.662,34 TL tazminata karar verildiği ve kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır. Buna göre davacının maluliyet tazminatına ilişkin aynı mahkemece 2013/188 E. sayılı dosyada verilen kararın maluliyet oranının belirlenmesi bakımından bu dosya yönünden de güçlü delil teşkil ettiği dikkate alınarak yeniden rapor alınmadan tüm dosya kapsamına göre değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken davanın reddine dair hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/134, K. 2024/5442, T. 29.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-134-e-2024-5442-k-3b8459f27932