Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/12976 E. 2026/3806 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12976
Karar No
2026/3806
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/1202 Değişik İş – 2024/1172 Karar

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 15.01.2022 tarihinde davacının yolcu olduğu ve davalı ... tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı ... şirketine zararın giderilmesi için yapılan başvuruya olumlu yanıt verilmediğini ileri sürerek açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 240.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 676,00 TL rapor ücretinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 500.000,00 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar olmadığından başvurunun usulden reddi gerektiğini, sürekli iş göremezlik tazminatı için gerekli oranların Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından tespiti gerektiğini, sigorta şirketine usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ile başvuru yapıldığını, bu rapora göre karar verilemeyeceğini, sunulan raporun yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olmadığından başvurunun usulden reddi gerektiğini, sigorta şirketinin sigortalı aracın kusuru oranında sorumlu olduğunu, kusur oranlarının tespiti talepleri olduğunu, müterafik kusur değerlendirilmesi yapılması gerektiğini, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizli peşin değer hesabına göre yapılması gerektiğini, kusur raporu alınması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından gelir sağlayıp sağlamadığının tespiti gerektiğini, aleyhe hüküm kurulacak olması halinde davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 500.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 29.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne, vekalet ücretinin maktunun altında kalmayacak şekilde AAÜT'ne göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında düzeltilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; mevzuata uygun alınmış maluliyet raporu ile sigorta şirketine başvuru yapılmadığını, başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporu ile medikal rapor arasında çelişki bulunduğunu, çelişkinin giderilmediğini, kusur oranını kabul etmediklerini, %20 hatır indirimi yapılması gerektiğini, %20 emniyet kemeri takılı olmaması sebebiyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesaplamanın TRH-2010 Yaşm Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan ve malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı ile adli tıp rapor ücreti talebine ilişkindir. 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir. Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap ve itiraz dilekçelerinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Kaza nedeniyle yürütülen soruşturma aşamasında davacı, eğlenmek amacıyla arkadaşının aracıyla yola çıktıklarını, eğlence dönüşü kazanın meydana geldiğini beyan etmiştir. Davacının, davalı şirkete sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu ve sürücü ile arkadaş oldukları sabit olup davacının taşıma için arkadaşına ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı ... şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51 inci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. 3.Dosya kapsamından; davacının, başvuru sırasında fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunduğu ve davacının geçici iş göremezlik tazminatı bakımından talebinin olmadığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda, kaza tarihi olan 15.01.2022 tarihinden itibaren hesaplamanın yapıldığı, davacının geçici iş göremez olduğu 120 günlük sürenin de sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplamasına dâhil edildiği anlaşılmıştır. İtiraz Hakem Heyetince, tazminat esaslarına uygun olmayan şekilde hesaplama yapan aktüer bilirkişi raporu esas alınarak başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebi bakımından hesaplamanın, davacının geçici iş göremezlik süresinin sonundan itibaren başlayacak şekilde yapılması için aktüer bilirkişiden ek rapor alınması ve oluşacak sonuca göre (temyiz eden davalı lehine usuli kazanılmış haklar gözetilerek) karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 07.04.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/12976, K. 2026/3806, T. 07.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-12976-e-2026-3806-k-aa912b25fb70