Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/12024 E. 2026/3987 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12024
Karar No
2026/3987
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2024/753 Değişik İş-2024/815 Karar

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, 23.10.2022 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı araçta yolcu olan müvekkilinin yaralanarak malul kaldığını belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı olarak şimdilik 240.000,00 TL talep etmiş, yargılama sırasında talebini 1.000.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, kusur oranının tespiti gerektiğini, müterafik kusur bulunduğunu, sürekli iş göremezlik zararı tayini için kaza tarihinden sonra 1 yıl geçmesi gerektiğini, mevzuata uygun yeni bir maluliyet raporu alınması gerektiğini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz oranının kullanılması gerektiğini, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ve rapor ücreti taleplerinden sorumlu olmadıklarını, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirtmiştir. III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 1.000.000,00 TL'nin 11.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV.İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; poliçedeki ölüm ve sakatlanma teminat limitinin 1.000.000,00 TL olduğunu, ön başvuru usulüne uygun yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, davacı çocuğun babası olan sürücü ...'ın (savcılık bilirkişi raporuna göre) yasal sınır üzerinde alkollü olduğunu, alacaklı ve borçlu sıfatları başvuran üzerinde birleştiğinden başvurunun reddi gerektiğini, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, ATK veya ... hastanelerinin adli tıp ana bilim dalı başkanlıklarından rapor alınması gerektiğini, davacının ikamet adresi ... olmasına rağmen maluliyet raporunun ... Üniversitesi'nden alındığını, davacının fiziki muayenesi yapılmadığını, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz oranının kullanılması gerektiğini, davacı vekili için tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazasında yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.Somut olayda; davacı (çocuk)..., yolcu konumunda bulunduğu ve babası ...'ın malik sıfatıyla işleteni ve sürücüsü olduğu davalıya sigortalı araç ile karşı araç arasında 23.10.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde yaralanarak malul kalmıştır. Eldeki dava, 19.10.2020 doğumlu ...'a velayeten kanuni temsilcileri olan anne ... ve baba ... tarafından açılmıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 426. maddesinde temsil kayyımı gerektiren haller düzenlenmiş olup, bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa vesayet makamı, ilgilisinin isteği üzerine veya re’sen temsil kayyımı atar. Temsil kayyımı atanmasına konu menfaat çatışmasının tarafları, temsil olunan ile onun yasal temsilcileridir. Küçüğün menfaati ile yasal temsilcinin menfaati arasında salt soyut bir tehlike olasılığının varlığı da, temsil kayyımı atanması için yeterlidir. Eldeki davada davacılar anne ... ve baba ... küçüğün velisi ve dolayısıyla yasal temsilcileri ise de, küçüğe velayeten davacı olan ...'in meydana gelen trafik kazasında kazaya karışan aracın malik sıfatıyla işleteni ve sürücüsü konumunda olduğu anlaşılmakta olup hükmedilecek tazminatın rücuen tahsili isteminde bulunulması ihtimalinin varlığı nedeniyle, yasal temsilci olan babanın menfaati ile küçüğün menfaati bu davada çatışmaktadır. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, davacı küçüğe temsil kayyımı atanması için davacı yana süre verilmesi, bu işlem yönünden taraflardan süre uzatımına muvafakat istenilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, kayyım tayin edilmesi ve kayyımın davaya iştiraki sağlanmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2.Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/12024, K. 2026/3987, T. 09.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-12024-e-2026-3987-k-0e14b44a5c20