Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/11414 E. 2025/8662 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11414
Karar No
2025/8662
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1237 E., 2024/974 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 27.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir Belli edilen gün ve saatte davacı vekili ... ile davalı ... ... vekili Av. ... geldiler. Diğer davalı ... adına gelen olmadı. Tarafların vekillerinin sözlü açıklamaları dinlendikte sonra işin incelenerek karar bağlanması için uygun görülen 27.05.2025 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada; davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'ın müvekkiline borçlu olduğunu, senet vadesinde borcunu ödememesi nedeniyle hakkında ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, dosyada yapılan taşınmaz hacizlerinin dosya borcunu kapatmayacağının anlaşıldığını, ayrıca borçlunun adresinde de haczin mümkün olmadığını, yapılan istihbarata göre "... mahallesi, 7301 ada, 13 parsel, blok/S 21'de bulunan 3 no lu bağımsız bölümün" borçlu adına kayıtlı olduğu ancak daha sonra diğer davalıya satıldığını öğrendiklerini, yapılan bu satışta, satış tarihleri göz önüne alındığında bedelin düşük olduğunu, davalılardan ...'ın taşınmazı 2010 yılında 99.000.00 TL bedelle satın aldığını, diğer davalıya 2013 yılında 100.000.00 TL bedelle satıldığını, bu bedeller arasındaki farkın mantıklı olmadığını, bunun üzerine incelemelerini BK'nın 18-19 vd. maddelerine uygun olarak muvazaa yönünde derinleştirdiklerini ve nüfus kayıtlarından da anlaşılacağı üzere davalıların ilerleyen zamanda evlenmiş olduklarını, yapılan satış ve buna bağlı olarak yapılan devir işleminin borçlu ...'ın müvekkiline olan borcunu ödememek kastı ile yapılmış hileli, muvazaalı ve kötü niyetli bir işlem olduğunu, bu nedenlerle tapuda ... adına kayıtlı olan "... ili, ... ... mahallesi, 7301 ada, 13 parsel, blok/S 21'de bulunan 3 nolu bağımsız bölümün" 19/04/2013 tarihinde ... Yevmiye No ile ... kızı ... (...)"a davalı ... tarafından hileli ve muvazaalı satılan taşınmazın satış işleminin iptali ile eski hale iadesine, üçüncü kişilere satışının ve devredilmesinin dava sonuçlanıncaya kadar engellenmesi için tapu kayıtlarına İhtiyati Tedbir Konulmasına, dava masrafları ile vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili birleşen davada; davalı borçlu ... hakkında yapılan icra takibinin sonuçsuz kaldığını, dosya üzerinden yapılan hacizlerin dosya borcunu kapatamayacağını anlaşıldığını, hal böyleyken davalı borçlunun 7301 ada 13 parselde bulunan taşınmazını diğer davalı tarafa sattığını, ancak yapılan araştırma neticesinde davalıların ilerleyen zamanda evlenmiş olduklarını gördüklerini, bu durumun BK18-19. maddelerine göre hileli ve muvazalı işlemin varlığına delalet ettiğini belirterek tapu kaydının iptaliyle borçlu adına tescili ve dosya üzerinden haciz konulması ile satışa arza ilişkin karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın davacı ile davalı ... arasında muvazaalı senetler hazırlayarak açılmış olduğunu, kızı ... için yatırım olacağını düşünerek taşınmazı satın almaya karar verdiğini, 10 yılık kredi kullanarak 120.000,00 TL bedele taşınmazı satın aldığını, satış işlemlerinin diğer davalı tarafından yürütüldüğünü, satış bedelinin 100.000,00 TL olarak gösterildiğini sonradan öğrendiğini, davalı müvekkilinin ...den çektiği bu kredinin 56.560,00 TL'lik kısmı ile diğer davalının ...'tan kullandığı taşınmaz üzerinde ki kredinin kapatılması için kullanıldığını, kalan kısmın ise diğer davalı ... adına havale edildiğini, davalı müvekkilinin bu şekilde taşınmazı satın aldığını ve bedelini diğer davalıya ödediğini, davalı ile aralarında boşanma davası olduğunu, boşanma davası açıldıktan sonra iş bu evi geri alma çabası içerisine girildiğini, kötü niyetli bir dava olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 05.03.2021 gün, 2020/265 E- 2021/151 K sayılı ilamı ile " senetlerin her zaman düzenlenebilecek belgelerden olması, davacı ile borçlu diğer davalının arkadaş olması, asıl dosyada ikinci dosyaya esas senetten hiç bahsedilmemiş olması, ilk takibin boşanma davasından hemen sonra açılması, davalının konut kredisi kullanması, ... İcra dairesinin ...esas sayılı takip dosyasından anlaşıldığı üzere, davalı ...'a ait ..., ..., ... Mahallesi, 1250 ada 1 parsel 12 BB, ..., ..., .... Mahallesi, 258 ada 36 parsel 1 nolu ... de hacizlerin bulunması, ...'daki taşınmaz üzerinde 26.000,00 TL gibi bir bedelle haczin kaldırılması ve sonrasında satılmasına, ...'daki taşınmazda ise satış istenmediğinden borçlunun talebi ile haczin düşürüldüğü görülmekle, davacı ile davalı ... arasında muvazaalı takip yapıldığı kanaati hasıl olunmuş, davacı alacaklı her zaman düzenlenebilecek senetlerden başka alacağa dair delil ortaya koymadığından davanın açılmasında gerçek bir alacağın bulunmadığı anlaşılmakla ön koşul yokluğundan asıl ve birleşen davanın reddine." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 28.02.2022 gün, 2021/1653 E- 2022/396 K sayılı kararı ile "davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf talebinin "asıl ve birleşen davada vekille temsil edilen davalı üçüncü kişi ... lehine ayrı ayrı nispi vekâlet ücretine karar verilmesi gerekirken, maktu vekâlet ücretine hükmolunmasının doğru olmadığı gerekçesi ile" istinaf talebinin kabulü ile hükmün vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine" karar verilmiştir. Karar davacı vekili, tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; alacağın gerçek olduğunu, dava konusu senedin borca karşılık düzenlendiğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 2004 sayılı Yasa'nın 277 ve devamı maddelerine göre açılmış, tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davanın dayanağı olan alacağın gerçek bir alacak olduğunun davacı tarafından somut deliller ile ispat edilememiş olmasına göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin, tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 32.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ... ...'a verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/11414, K. 2025/8662, T. 27.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-11414-e-2025-8662-k-f14eede2ddcf