Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/11413 E. 2025/972 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11413
- Karar No
- 2025/972
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/249 E., 2024/97 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü
Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; vergi mükellefi ... Lojistik Ltd. Şti.'nin ortak ve yetkilisi ...'in 21.12.2009 tarihinde vefat ettiğini, müteveffa ...'in Vergi Dairesi'ne toplam 914.385,04 TL borcu bulunduğunu, ...'in mirasçılarının Çeşme Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2010/20 Esas 2010/96 sayılı kararı ile mirası reddettiklerini, bunun için vergi borçlarının tahsili için terekenin resmi tasfiyeye tabi tutulması gerektiğini, yapılan araştırmada muris ve vergi borçlusu ...'in Çeşme İlçesi, Mah. ...... mevkii 5635 ada 1 parselde bulunan taşınmazını 26.08.2009 tarihinde kızı ...e sattığının tespit edildiğini, ...'in de evi 01.12.2009 tarihinde ...'e sattığını, akrabalar arasında yapılan bu satışın muvazaalı ve vergi kaçırmak amacı ile yapıldığını belirterek, davalılar arasında yapılan muvazaalı satış işleminin 6183 sayılı Yasa'nın 24-30. maddeleri uyarınca iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin iyi niyetli 4.şahıs olduğunu, ne borçlu şirket ile ne de ...ile akraba olduğunu, bu taşınmazı 185.000,00 TL bedel ile satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... Levent vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin .........'ın yasal mirasçısı olduğunu, yapılan satışın gerçek satış olduğunu, müvekkilinin iyi niyetli 3.kişi olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... Lojistik İnsan Kay. Tic.Ltd. Şti. davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 28.01.2016 tarihli ve 2013/187 Esas, 2016/24 Karar sayılı kararı ile; davacının davalı ... ve ... Lojistik Ltd. Şti. aleyhine açtığı davanın reddine, davacının davalı ... ... aleyhine açtığı bedele dönüşen davanın kabulü ile, taşınmazın 26.08.2009 tarihinde değeri olan 165.000,00 TL'nin İİK'nın 283/2 ve 6183 Sayılı Yasa uyarınca davacının vergi alacağından fazla olmamak üzere davalı ................'ten tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... Levent vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 17.12.2018 tarihli ve 2016/7381 Esas, 2018/12273 Karar sayılı ilamı ile; "... Somut olayda, dava konusu tasarruf işlemini yapan davalı şirket değil davadan önce 21/12/2009 tarihinde öldüğü anlaşılan ...dır. Buna göre ...mirasçıları ile 3. kişi .....arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. Ancak borçlu ...ın mirasçılarının Çeşme Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/20 Esas 2010/96 Sayılı kararı ile mirası reddettikleri dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Mecburi hasım durumunda olan borçlunun mirasçılarının mirası reddetmeleri nedeniyle uyuşmazlığın Medeni Kanunun iflas hükümleri (605-612.maddeleri) çerçevesinde çözümlenmesi gerekir. Bu durumda, mahkemece, mahallin sulh hakimine durum bildirilerek mirasın iflas hükümlerine göre tasfiyesinin sağlanması, anılan mahkemece borçlu için atanacak veya yetkilendirilecek bir temsilci huzuru ile davaya devam olunması gerekir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek, ayrıca...akkında davacı Hazine tarafından yapılan icra takibi de araştırılarak taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ...'in taşınmazı .......'dan satın aldığı 01.12.2009 tarihi itibariyle taşınmazın rayiç değeri 170.000,00 TL belirlenmiş olup, satış senedinde 35.000,00 TL satış bedeli gösterilmiş ise de ... tarafından sunulan banka dekontlarına göre...simli kişiye dava konusu taşınmazın satış bedeline ilişkin olduğu açıklamaları yazılmak suretiyle toplam 185.000,00 TL gönderilmiş olduğu, davalı ...'in borçlu şirket yetkilisini ve kızını tanımadığı, taşınmazın anahtarı kendisine bırakılan site yöneticisi vasıtasıyla emlakı görüp beğendikleri, satın aldıktan sonra tadilat da yaptırdığı, buna göre davalı ...'in iyi niyetli 3. Kişi olduğu, ancak muris ...in vergi dairesine borçlu olduğu halde kızı ...'e yaptığı taşınmaz mal satışının muvazaalı olduğundan iptal edilmesi gerektiği, ... ile ..... 'in arasında akrabalık ve iş ilişkisi bulunmadığı gibi alım bedelini banka vasıtası ile ödediği ve iyi niyetli alıcı durumunda olduğu gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davacı vekilinin davalı-3. kişi ... aleyhine açtığı davanın kabulü ile davalı-borçlu şirket yetkilisi ... ile davalı-3. kişi ... arasındaki 26.08.2009 tarih 7044 yevmiye numaralı tasarrufun iptaline, dava bedele dönüştüğünden davalı-3. kişi ...'in taşınmazı elden çıkardığı tarih olan 01.12.2009 tarih itibariyle hesaplanan 170.000,00 TL tutarındaki tazminatın, Kordon Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından borçlu vergi mükellefi şirket ... Lojistik İnsan Kaynakları Ltd. Şti. hakkındaki ana takip dosya numarası 20090731665010002154 olan takip dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı kalmak üzere yargılama sırasında davalı ... tarafından davacı ... Hazinesi muhasebe müdürlüğüne yapılmış olan 165.000,00 TL'lik ödeme ile tahsilde tekerrüre yol açmamak kaydıyla davalı ...'den tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın tüm davalılar yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken bir kısım davalılar yönünden reddine karar verilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6183 sayılı Yasa’nın 24 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 24 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
27.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.